Son dönemde gelişen durumlarla ilgili Merkez Banka sı Genel Kurulu'nda ekonomiye dair önemli açıklamalar yer aldığı görülürken Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu dezenflasyon sürecinin başlayacağını belirtirken"Atılan adımların, barış ortamının tesis edilmesi ve baz etkileri ile dezenflas yon sürecinin başlayacağını öngörüyoruz"sözleri nin oldukça dikkat çektiği izlendi.Bu kapsamda açıkla masını sürdüren Kavcıoğlu’nun;” Salgın kaynaklı olarak bazı dönemlerde belirsizliklerin artmasına rağmen, küresel iktisadi faaliyet 2021 yılı genelinde güçlü bir seyir izlemiştir. Ülkemiz de bu gelişme lerden benzer şekilde etkilenmiştir: İktisadi faaliyet 2021 yılının ilk yarısında salgının sınırlayıcı etkileri ne rağmen, iç ve dış talep kaynak lı olarak güçlü seyretmiş, yılın ikinci yarısında ise dış talebin artan etkisiyle gücünü korumuştur.Yıl genelinde aşılama nın toplumun geneline yayılarak hızlanması salgın dan olumsuz etkilenen hizmetler ve Turizmin can lanmasına ve iktisadi faaliyetin daha dengeli bir bileşimle sürdürülme sine olanak tanımıştır.” Şeklin deki değerlendirmesi ile öne çıktığı görülüyor.

* * *

Mamafih Kavcıoğlu’nun 2022 Yılı değerlendirme lerinin ana hatlarına bakıldığında;” dezenflasyon sürecinin başlayacağını belirtirken"Atılan adımla rın, barış ortamının tesis edilmesi ve baz etkileri ile dezenflasyon sürecinin başlayacağını öngörüyoruz" sözleri en fazla dikkat çeken, ancak hiperenflasyon sürecine doğru hızla gittiğimiz bir ortamda fazla iyimserlik taşıyan bir ifade anlamını taşıyor.Çünkü özellikle temel girdi maddelerinde akaryakıttaki fiyat artışları durdurulamadığı sürece bu artışların getirdiği domino etkisinin A dan Z’ye tüm tüketim kalemlerini etkilemesi kaçınılmaz bir durum. Böylesi bir ortamda hele hele çift rakamlı yüksek enflasyonun sarmal halinde öncelikle TL.deki yaptı ğı aşınma ile alt gelir gruplarını daha da fakirleştirir ken arz esnekliğinin yüksek olduğu kalemler itibarı ile artan fiyatlar denetlenemez hale gelmişse bura da da kesinlikle dezenflasyon sürecinden bahsedile mez.

* * *

Bilindiği gibi dezenflasyon; enflasyon oranının periyodik aralıklarla düşmesi anlamında kullanıldı

ğından bahisle ana temel girdiler arasında yer alan akaryakıt(benzin-motorin),doğalgaz,elektrik gibi girdilerde yaşanan ve sürekli hale gelen fiyat artışla rı önlenemediği takdirde zaten hiperenflasyona yol açması beklenmeyen bir durum değildir.Kaldı ki Merkez Bankası Başkanı Kavcıoğlu bu meyanda da yaptığı açıklamda;” Enerji fiyatlarına benzer şekil de, gıda fiyatlarının enflasyon dinamikleri üzerinde ki belirleyici etkisi de tüm dünyada önemini koru yor. Girdi maliyetlerindeki yükselişler, iklim koşul ları, Kuraklık, bazı ülkelerde gıda ihracatına yöne lik özel kısıtlamalar ve stok sıkıntıları gıda fiyatları nın küresel düzeyde yüksek seyretmesine neden oluyor. Uluslararası gıda ve tarımsal emtia fiyatların daki bu gelişmelerin yansımalarını Türkiye'de de gözlemli yoruz.” Sözleri de bunu teyitlemektedir.

* * *

Sonuç olarak,Kavcıoğlu’nun bir taraftan;”Bu geliş meler çerçevesinde, üretici fiyatlarının ülkemizde olduğu gibi gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde de yüksek seyretmesi enflasyon dinamikleri açısın dan önem arz etmektedir. Uluslararası emtia fiyat ları, tedarik zincirlerinde devam eden sorunlar ve enerji fiyatlarına bağlı olarak üretici fiyatlarındaki yükseliş eğilimi sürmektedir. Üretici ve tüketici enflasyonu arasındaki fark, son zamanlarda birçok gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomide uzun vadeli eğilimlerin üzerinde seyretmeye devam etmektedir.” Derken;öte yandan da;” Sürdürülebilir fiyat istikrarı ve finansal istikrarın tesisi için atılan ve kararlılıkla sürdürül mekte olan adımlar ile birlikte, küresel barış ortamı nın yeniden tesis edilmesi ve enflasyonda baz etki lerinin de ortadan kalkmasıyla dezenflasyonist süre cin başlayacağını öngörmekteyiz.” Sözleri oldukça dikkat çekici. Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcı oğlu’nun;”TCMB’nin politika gözden geçirme süre cinde liralaşma stratejisi çerçevesinde, yakın, orta ve uzun vadede devreye alınacak tüm uygulamaların odağı, fiyat istikrarının sürdürülebilir bir zeminde yeniden şekillenmesi amacıyla finansal sistemin liralaşmasını sağlamak olacaktır.” Sözleri de analiz edildiğinde;Tl.ye güven sağlanması yönünden hangi önlemler alınacağına değinilmemesi ise popilist söy lemden öteye geçilemediğini gösteriyor.