Bizim kızlar her zamanki gibi bir başarıya daha imza attılar, futbol rezaletinden sonra voleybol zaferi içimizi ısıttı, kalbimizin temposunu yükseltti, filenin sultanlarının buna rağmen alçakgönüllülüğü göğsümüzü kabarttı…

Görüntüye bakın;

Bir yanda saçlarına tarz yapmış ve komikliğin zirvesine demir atmış elemanların, dünyanın en gariban takımları karşısındaki acizliği, buna rağmen villa para utanmasalar madalya vs. istemeleri gibi bir de garabet, bir tanesi de imam amcasına tayin istemiş…

Bir yanda da her biri birkaç lisanı su gibi konuşan, aydın yüzlü, ileri fikirli, çağdaş görünümlü ve “ne istersiniz?” diye sorulduğunda bile “hiçbir şey istemez, Türk milletini yüceltmenin onuru ve gururu bize yeter” yanıtını veren bir alçakgönüllüler grubu bizim kızlar…

Devletin futbol federasyonunda liyakate önem verilmeyince işte böyle oluyor, rezalet dizboyu… Milyarlarca liraya mal olan çekimler, çekimlerde tanklar toplar, Togglar, mehter takımı, bol bol hükümet propagandası. Federasyon ona buna yağ çekeceğine ve biraz da onurlu ve gururluysa çeksin gitsin,

Ama;

Yerine aynı kafalarda aynı yandaşlık anlayışıyla benzer bir yönetim gelecekse ne yazar?

Yazarsa Gönül Yazar : )))

Tuhaflık var bu işlerde, Zonguldak’a da sıçradı bazı yeni oluşumlar;

Şu yürüyüş;

Zonguldaklılar ilk defa tanık oluyorlardı, böyle görüntülere alışık da değildiler; hafızların resmigeçidi; hem de ana caddede…

Hiçbir ilgi görmeyen geçit töreni devletin valilik binası önüne kadar bir gösteri yaptı, biz de sandık ki sarıklı cübbeli yürüyüşçüler Atatürk anıtına çelenk koyacaklar, aaa o da ne, Ata’ya sırtlarını dönüverdiler…

Birileri utansın, biz değil!..

Şu kurtuluş palavraları; eskiden yoktu, sonradan çıktı…

Bizim gençliğimizde 21 Haziranlarda bir grup Osmanlı piyadesi kılığındaki askeri Gazipaşa’da yürütür, tam valilik binası önüne gelince de yere yatırtır ve bizim askerlere süngületirdik, millet de şak şak şak…

O devirleri Avrupa Birliğine ayıp olmasın diye atladık ama tarihi gerçeklerin ışığında şu kurtuluş günlerini atlatamadık.

Ne yapalım; işgal edilmiş olmaktan hoşlanan insanlar hala var…

Koskoca Genelkurmay “Zonguldak’ın işgal edildiğine dair bizim arşivlerimizde bilgi ve belge yok” diyor, birileri hala “var” diyor.

Nasıl varmış?

Birileri öyle demiş!..

Aynı İmamoğlu davası gibi değil mi?