“Kabul ederim-etmem” filan gibi muhabbetler yerel basın sayfalarında yer alınca sanki toplumdan büyük bir istek varmış gibi bizim arkadaşımız Olcay Can görevden vazife çıkardı (!) ve geldi gökten vahiy inermiş gibi indi ve CHP’nin il başkanlığı koltuğuna kuruluverdi…

Hem de “pat” diye…

Halk merak ediyordu “bakalım hangi cengaver babayiğitlik yapacak?” diye, o yiğit Olcay çıktı. Hayırlı uğurlu olsun ama işi zor, kendisi söylüyor, “ilçeler 10 gün içinde belli olur” demedi mi?

Dedi!

Başka zaman olsa millet balıklama dalardı ama CHP ilçe başkanlıkları koltuğu şu günlerde Balkayası gibi… Hani şu bir zamanlar bu dünyaya kızıp da veda için denize atlamak isteyenlerin 1 no’lu tercihi olan kayalık…

Zor bu işler!..

Adam bulamıyorlar,

Bu işler adamı dişler…

Ben Olcay Can’ın o koltukta fazla oturacağını sanmıyorum,

Ya parti içindeki gelişmeler kafasını bozacak ya da parti dışından ve yakın çevresinden gelecek taşlar başını yaracak ve “al atını seveyim tımarını” deyip olmayacak duaya amin dememeyi tercih edecek.

Çünkü CHP bitik bir politik oluşum artık, bakın parti bile diyemiyoruz, politik oluşum.

Ne demiş şairin biri;

Tam da Kılıçdaroğlu’nun içinde bulunduğu duruma yakışır bir şekilde:

Sağa git yol yok,

Sola git yok,

İleri yok, geri yok;

Çevir buyruk kalemini kalbine sok,

Bir akrep gibi intihar et…

Evet;

Bu işler böyle,

Arkasında halk olmayınca kavga da haklı olmuyor!..