Ulusal çapta satış yapıp 81 il merkezi, yüzlerce ilçe, binlerce belde, köyler ve bunlara bağlı mahalleler bazında şubeler açıp girmediği bir yatak odamız kalan zincir marketler genelde gıda tüketimine yönelip bu sektörün belki de yüzde 90 piyasasını kapmış bulunuyorlar.
Öyle ki çarşıya pazara çıkıp da bunların birine girip bir şeyler almadan çıkan vatandaş mumla arasanız bulamazsınız. Hatta market market gezenler var, sıcak yaz günlerinde içerin girip beş on dakika serinlemek isterken bir iki de alışveriş yapan ve ellerinde sularıyla gezen emekli sayısı Zonguldak’ta binlerce.
Emekli derken, bildiğimiz saf emekli yani, beleş halk otobüslerinde bağıra çağıra konuştukları için her seferinde şoförden fırça yiyen emekli…
Garibim benim, 65’inden sonra evde karıdan, otobüste de şoförden fırça yelmek adama koyar haaaaa…
Her neyse;
Konumuz zincir marketler ve bunların çaktırmadan geçirdikleri vatandaşlar.
Walla ben anlayamıyorum;
Aynı sabun bir markette 79 lira, bir başkasında hatta komşusu markette nasıl oluyor da 34 lira? Var mı bunun izah tarzı? Sabun aynı sabun, inanmayan varsa gelsin bulsun beni beraber gidip bakalım.
Şimdi moda kırtasiye ürünleri, okullar açılacak ya, raflara koydukları defter kalemin etiketine “indirim” yazmışlar.
Ya birader, bir ürünü satışa indirimli sunmak ne demek? Eşyanın tabiatına ters bir durum. Böyle bir satışı Avrupa’da yapsan oranın halkından afaroz yersin, ticaret ile ilgili müdürlüğün kestiği cezası da kapak olur…
Bu sadece bir örnek, zincir marketler kendilerine güvenen halkın itimadını böyle sarsıyorlar işte.
Ayıp değil mi?
Dar gelirli, emekli, asgari ücretli vs. tekmil vatandaşa bu yapılır mı?
Yok ki bizim Zonguldak’ta bunlarla uğraşacak bir adam; yok işte yok… Başka illerde Ticaret Müdürlükleri “Fahiş fiyattan satış yapmak” kuralından giriyorlar, “Basiretli tüccar gibi davranmama” kuralından cezayı kaptırıp çıkıyorlar.
Burada mı?
Burada uzaktan bakıyorlar!..