Eğitim öğretim olayı ülkede 20 yılı aşkın bir süredir zırt pırt değişen Milli Eğitim Bakanları tarafından arap saçına dönüştürüldü.

Aslında ailelerin vermesi gereken din eğitimini, talim terbiye görmemiş, okuması yazması eksik tarikat mensuplarınca ve kendilerine “STK üyesi” payesi verilerek görevlendirilip verilmesinin düşünülmesi, laiklik ilkesinin çöküşünün ve bu sistemin yerine örümcek kafalı zihniyetin yerleştirilmesinin kanıtı değil midir?

Koskoca Milli Eğitim kala kala bunlara mı kaldı?

Evet;

Hiç görmediğimiz duymadığımız şeylere tanık oluyoruz.

Üstüne üstlük 50-60 yıl öncesine dönülüyor ve öğretmen ile öğrencilere önlük giydiriliyor. Sanki kuaförlük eğitim alıyor minikler. Öğretmenler de sanki tıbbi bir branşta eğitim veriyorlar gibi. Bayan öğretmenlerin önlüklerinin etek boylarını da yakında konuşuruz bu gidişle. Çünkü çağdaş giyim kuşama gıcık bir anlayış var.

Halbuki okulların, öğretmenlerin ve öğrencilerin ile velilerinin sorunları daha başka ve ekonomik temelli, bundan da hiç söz eden yok bizim Milli eğitimde.

CHP İl Başkanı Olcay Can da bakmış iktidar ve yandaşlarından ses seda yok, “bari ben sorayım” demiş ve:

Okulların tuvaletinde sabun var mı?

Her okulda yeterli hizmetli var mı?

Çocuklarımız okulda sağlıklı ve ücretsiz bir öğün yemek yiyebiliyor mu?

Kantin fiyatlarını dar gelirli bir aile karşılayabiliyor mu?

Servis ücretlerine yetişebiliyor mu?

Çocuğuna yeni kıyafet, ayakkabı, çanta ve kırtasiye alırken anne-babanın bütçesi ne hale geliyor?

Cebine harçlık koyamayan bir babanın ya da annenin, çocuğunun gözünün içine bakarken yaşadığı mahcubiyeti kim hesaplıyor?

Diye bir açıklama yapmış.

Biz de bir ekleme yapalım;

“Zonguldak’ta geçtiğimiz yıllara göre öğretmen sayısı neden azalmış?”

“Uçuyoruz, havalandık, aya gideceğiz” çığırtkanlığı yapanlara soruyoruz;

Hani Akepe Zonguldak için kalkınma politikası uyguluyordu?

Böyle mi uyguluyor?