Şirket kelimesine Zonguldaklılar yabancı değil, biz küçükken nineler ve dedeler “şirkette çalışıyor” şeklinde söz ettikleri insanlar o zamanın EKİ şimdilerin TTK’sında çalışıyorlardı. Şirket denince akla bir anlamda devlet geliyordu yani, sağlamdı…
Sonra bize fakültede en sağlam şirketlerin Kollektif veya Adi Komandit olduğunu öğrettiler, ortaklar tüm malvarlıklarıyla bunların garantisi olduklarından ödemelerinde sağlamdılar, temerrüt halinde varınız yoğunuz giderdi…
Bunlar da sağlamdı…
Ticaret sektörü şirketleşmeye açılınca her önüne gelen şirket kurmaya başladı, çok zıplayıp holdingci olanlar bile çıktı, kimi özenti sahibi görmemişler de bu furyada tabelalarına “grup-group” yazdırmaya başladılar. Adamın hasbelkader kıytırık bir yayın organı var ama tabelası “falanca medya group”…
Derken derken tv dizilerinde bir şirket faslıdır gitmeye başladı, 20-30 yıldır bizim yerli dizilerde bir şirket kavgasıdır gidiyor. Şirket sahibi kokanalar, patronumsu ve ellerinde viski bardaklarıyla erkekler, bunların yönetim kurullarındaki fıstıklar mıstıklar… Çeşit olsun diye de gırtlaktan konuşan ve bangır bangır bağıran Güneydoğulu hanımağalar, bunların erkek versiyonları ve şirketvari yönetimleri…
50 yıldır bu ülkede bir de tarikat şirketleri var, her gün basında izliyoruz görüyoruz. Adamlar neredeyse sıfır sermaye ile kuruluyorlar, üç beş senede holdingleşiyorlar ve utanmadan da paralel devlet yönetimleri kurup ülkeye göz dikiyorlar. İsimlerini yazmaya gerek yok, sabahtan akşama basında bunlar var, biliyorsunuz, tanıyorsunuz…
Peki bunların bu holdinglerinin yönetim kurullarında kimler var?
Kimlere yüzbinlerce liralık aylıklarla bu makamlar peşkeş çekilmiş?
Birilerinin sessiz kalışlarının ardında yatan bu rüşvetler mi?
Ve son olarak da borsa şirketleri, adam liseyi bitirip şirket kurmuş, üç beş senede trilyonluk olmuş. Milyonlar paralarını bunlara emanet etmişler ve bir sabah uyandıklarında ne görsünler, güneş daha doğmadan batmış!..
Kaçan kaçmış, kaçamayanın da yanına kar kalmış…
Bunlara para kaptıran acaba kaç Zonguldaklı varmış?
Vatandaş açlığını sefaletini unuttu, bunlara şaşıyor. İlk genel seçimlere kadar konuşuruz biz bu şirket hikayelerini. Artık seçim ne zaman yapılacaksa?????
Gördüğünüz gibi;
Şirket kavramı yıllar içinde evrildi ne durumlara geldi;
Masum şirketlerden vurgun yapanlara kadar uzayıp giden gelişim aşamasında evrim geçirmeyen sadece bizim saftorik insanımız kaldı…
Küfürler bile bu aşamada “şirket çarpsın seni” gibi yeni temalarla kendince yol aldı…