Üniversitemizin saygın bilim insanlarından biri olan Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu’nun sosyal medyasından bir paylaşımı dikkatimizi çekti ve haberini de yaparak bu konuda ortaya çıkıp kamuoyu oluşturmaya başlayacak unsurların bilgilerine sunduk.
Prof. Kutoğlu Zonguldak’ı mikro milliyetçilerin yediğini bitirdiğini söylüyor yazısında.
Çok doğru söylemiş; yıllardan beri yatırım adına hiç bir şey yapılmayan, politikacılarının da tek söylemlerinin maden ocaklarına işçi alımı (TTK’ya işçi almak) olduğu bir yerleşim bölgesinde ekonomik hedefi ve refahı kömür üretimine bağlamak ne kadar akılcı bir söylem?
Hala aynı şey, varsa yoksa TTK’ya işçi almak…
Kömür bitmiş, üretim maliyeti dünya standartlarının çok çok üstünde, taaa Sibiryalardan kömür götürmek daha ucuz, (Ton başına fob price bizim satışımızdan düşük), bir de önümüzdeki yıllarda fosil yakıt kullanımının sona erdirileceği Avrupalarda konuşuluyor, ülkeler rüzgar ve elektrik enerjisine geçiyorlar, bizim politikacı “bize oy verin ocaklara işçi alacağız” diyor ve buna da hala inananlar oluyor.
Vizyon sıfır!
Aldığı eğitim bu kadar konuşmasına izin veriyor, uzmanlık alanı bu değil, uzmanlık alanı palavra atmak, aklı sıra yerel milliyetçilik yapmak, sonra da kendisine gülenlere “vay sen kömür üretimine karşı mısın?” diye efelenmek.
Gel de anlat bu tiplere doğrusunu…
Bir başka örnek;
Tıp uzmanlarının ve bu konulardaki deneyimli insanların tüm açıklamalarına ve “gereksiz, çalışacak adam bulamazsınız, alt yapı üst yapı yok, bırakın bu işleri” şeklindeki uyarılara rağmen hala birileri çıkıyor “Şehir hastanesi de şehir hastanesi” diye tutturuyor.
Be mübarek, sen önce eldeki hastanelerin kadro sorununu çöz, yatak sorununu çöz, sonra bu işe dal. Ve yine aynı kafa aynı ses; “vay sen hastaneye karşı mısın?”
Vizyon sıfırın da altında!
Bir de şu;
Sanayi olmayan yere sanayi siteleri… Genelde de araba üstüne… Bizde sanayi sitesi dendiği zaman araba ve otomotiv yedek parça anlaşılıyor…
Sonra gidiyorsun örneğin bir servise, uyduruk bir onarım, bir daha gidiyorsun aynı uydurukluk…
Planlama, alt yapı, kalifiye eleman var mı yok mu, önemli değil, Sanayi Sitesi kurulmuş ya. Giden yokmuş, boşveeeer…
Sonra da “devren kiralık-satılık” ilanları…
Al sana vizyon!
Anlık, günübirlik yaşıyoruz; birileri çıkıyor atıp tutuyor, saftorik vatandaşı kandırıyor, o vatandaş da “belki çocuğuma iş bulurum” ümidiyle bunların peşine takılıyor.
Kutoğlu Hoca’nın dediği gibi; “Mikro Milliyetçilik” yapılıyor…
Bu güne oynanıyor,
Yarın olduğunda da işte karşımıza “Ereğli il olsun mu, olmasın mı” tabağını koyuyorlar,
“Ye birader” diyorlar…