Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti (ZGC) AKP İl Başkanı Mustafa Çağlayan’ı ağırladı, Çağlayan iktidar partisinin İl Başkanı olduğu için önemli bir konuk, bu nedenle çok sayıda basın mensubu da kendisini orada karşıladı.

Öyle ya;

Ağzından her çıkan bir belge, bir proje, bir müjde…

Zonguldak halkını direkt ilgilendirecek konular!

Gazeteciler nabız yoklamaya karar verdiler ve teker teker sorularını sordular, etki-tepki varsayımı üzerinden de umduklarını buldular. Mustafa Çağlayan bir siyasetçi gibi lafı yuvarlamadı, partisine yontma gibi bir zayıflık içine de girmedi, her şeyi “patttt” diye söyledi.

Lavuar alanı için “suç bizim” dedi, özür diledi;

Pembe Köşk için vatandaşın yararından söz etti;

Üniversite Rektörüne “politikayı politikacılar yapmalı” diyerek tepkisini belli etti,

Limandaki Kardemir hangarı için “kaldırılmalı” diyerek tavır koydu…

Havaalanı için bile “kabahat bizde” dedi…

Başka konular da var ama önemlileri bunlar.

Çağlayan mecrasını aştı yani, harbi konuştu. Halkın görmek, duymak ve bilmek istediklerini iyi analiz edip anlattı, benim gibi muhalife bile “helal olsun” dedirtti.

Cesur politikacıları her zaman sever bu vatandaş, AKP il başkanının son tavrını da mutlaka dikkate alacaktır.

Açık, apaçık konuşmaları nedeniyle kendisini kutlamamak elde değil. Lafları eveleyip geveleyen, Ankaralara yaranmak için tek ayak üstünde kırk yalan söyleyen ötekilere örnek olsun Mustafa Çağlayan.

Ziyaretinin sonuna doğru ikram edilen çikolatayı ağzına attığında bir gazeteciden gelen “Likörlü o çikolata başkanım…” sözlerine inanıp çikolatayı ağzından çıkarmaya çalışması üzerine “at ağzına başkanım, ben de yedim, likörlü olsa önce ben anlardım” sözlerimize güvenen ve çikolatayı afiyetle götüren Başkan Çağlayan’a “her söze kanma ve her gazeteciye de inanma” diyoruz ve politik yaşamında da başarılar diliyoruz…