Küresel pandemiKovid-19 salgınının zaman zaman zirve yaptığı geçen mart ayından bu yana geçen süreçte TÜİK’in açıkladığı 2021 Yılı İşsizlik rakamları belli olurken;15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2021 yılında bir önceki yıla göre 121 bin kişi azalarak 3 milyon 919 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 1,1 puanlık azalış ile %12,0 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde %10,7 iken kadınlarda ise %14,7 olarak tahmin edilirken,İstihdam edilenlerin sayısı 2021 yılında bir önceki yıla göre 2 milyon 102 bin kişi artarak 28 milyon 797 bin kişi, istihdam oranı ise 2,5 puanlık artış ile %45,2 oldu. Bu oran erkeklerde %62,8 iken kadınlarda %28,0 olarak gerçekleşti.Bu arada İşgücü 2021 yılında bir önceki yıla göre 1 milyon 981 bin kişi artarak 32 milyon 716 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 2,3 puanlık artış ile %51,4 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde %70,3, kadınlarda ise %32,8 olarak kayda geçti.Ayrıca15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı 2021 yılında bir önceki yıla göre 2,3 puan azalarak %22,6 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde %19,4, kadınlarda ise %28,7 oranında tahmin edildi.

* * *

Diğer taraftan sektörler itibarıyla stihdam edilenlerin %17,2'si tarım, %21,3'ü sanayi, %6,2'si inşaat, %55,3'ü ise hizmet sektöründe yer aldı. Bir önceki yıl ile karşılaştırıldığında sanayi sektörünün istihdam edilenler içindeki payı 0,8 puan, inşaat sektörünün payı 0,4 puan artarken, tarım sektörünün payı 0,5 puan, hizmet sektörünün payı 0,6 puan azalırken;2021 yılında 4 milyon 948 bin kişi tarım sektöründe, 6 milyon 143 bin kişi sanayi sektöründe, 1 milyon 777 bin kişi inşaat sektöründe, 15 milyon 928 bin kişi hizmet sektöründe istihdam edildi. Bir önceki yıl ile karşılaştırıldığında istihdam edilenlerin sayısı tarım sektöründe 211 bin, sanayi sektöründe 661 bin, inşaat sektöründe 231 bin, hizmet sektöründe 998 bin kişi arttı.Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2021 yılında bir önceki yıla göre 1,0 puan azalarak %24,4 oldu.

* * *

Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı %16,8 iken, işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı %20,0 olarak gerçekleşti.İşsizlik oranlarının mevcut kentlerimize göre dağılımı yönünden işsizlik oranı en yüksek bölge %29,8 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) iken, işsizlik oranı en düşük bölge %5,8 ile TR82 (Kastamonu, Çankırı, Sinop) oldu. Hal böyle iken en yüksek istihdam eden iller sıralamasında %52,0 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) Bölgesi'nde gerçekleşti. En düşük istihdam oranı ise %29,9 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) Bölgesi'ndegerçekleşti.Ayrıca en yüksek işgücüne katılma oranı %57,3 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) Bölgesi'nde gerçekleşti. En düşük işgücüne katılma oranı ise %40,6 ile TRC2 (Şanlıurfa, Diyarbakır) Bölgesi'nde ortaya çıktı.

* * *

Sonuç olarak, son on yıl içinde saptanan işsizlik rakam ları incelendiğinde;

2012 - 9,22017 - 10,9

2013 - 9,72018 - 11,0

2014 - 9,92019 - 13,4

2015 -10,32020 - 13,2

2016 -10,92021 - 11,2

işsizlik oranının hesaplanmasından yola çıkılırsa, pay kısmında yer alan çalışan sayısı çok az artmakta veya sabit kalmakta iken; payda kısmında yer alan işgücü miktarı çok arttığı için işsizlik oranı tırmanmaktadır. Türkiye’nin işsizlik profiline bakıldığında işsizlik oranlarını bu denli arttıran grup genç ve kadın işsizlerdir. Gençler arasında daha da spesifik hale indirgediğimizde özellikle yüksek öğrenim mezunu gençler in daha fazla işsiz kaldığı gözlemlenmektedir. Ortalama her dört işsizden birinin üniversite mezunu olduğu görülmektedir. Çalışanların eğitim düzeyi maalesef düşüktür.Türkiye’de öncelikle çözülmesi gereken en önemli sorunlar şöyledir: Bunlardan ilki; eğitim sorunun pratik hayata uygun olarak çözülmesi ve iş sahalarının dolayısıyla üretken sektörlerin bilimselteknolojik mal üre timini yapması sağlanarak sermaye yoğun malların ülkede üretiminin arttırılması gerekmektedir.Bu durum eğitimli genç nüfusun işsizlik oranlarını düşürecek ve ülkeden işsizlik oranlarının düşmesine katkı sağlayacaktır. Gençlerin nitelikleri ile işgücü piya sasının talep ettiği nitelik arasındaki yapısal uyumsuzluk ortadan kaldırılmalıdır. İkincisi, eğitim sorunun çözümüne paralel olarak genç ve verimliliği yüksek işgücünün bir şekilde istihdama katılması yönünde atılacak adımlardır. Üçüncüsü ise ülkede kadın istihdamını arttıracak ve cinsiyet ayrımını azaltacak politikaların benimsenmesi gerekmektedir.