TÜRKİYE EKONOMİSİNDE İSTİHDAMDA BAŞARI        YERİNE BEKLENMEYEN HAYAL KIRIKLIĞI


Ahmet KIZILYAR

Ahmet KIZILYAR

Okunma 09 Kasım 2019, 12:50

En son alınan işsizlik verileri dikkate alındığında TÜİK’e göre, AKP’nin iktidara geldiği 2002’de yıllık 21 milyon 354 bin olan istihdamdaki kişi sayısı, gecikmeli şekilde yayınlanan Temmuz verisinde 27 milyon 993 bin kişi oldu. Diğer bir başka ifadeyle, istihdam edilen kişi sayısı 7 milyon 200 bin kişi arttı. Aynı süre zarfında çalışabilecek yaştaki nüfus sayısı ise 13,5 milyon arttı.      İyi gidiyor denilen ekonomi bu nüfusun yarısına bile iş yaratama dı.Bu resmi tanıma göre de geçmiş dönemde çalışabilecek yaş taki,15-64 yaş arası nüfus, 2002’de 48 milyon, istihdamdaki kişi sayısı 21mil yon 300 bin olarak kayda geçerken;Temmuz verile rinde ise çalışabilir nüfus 61,5 milyon ve istihdam edilen kişi sa   yısı ise 28,5 milyon olarak belirlendi.Gerçekte bu verilerle ilgi          li değerlendirmede bulunan TOBB Üniversitesi’nden Prof.Serdar Sayan, “Önemli olan istihdamın 8 ya da 9 milyon civarında arttı ğından ziyade aynı 17 yıllık sürede çalışma yaşındaki nüfusun ne kadar arttığı ve istih dam artışının bu artışla uyumlu olup olmadı     ğı dır” yorumuna bakı lırsa,görece işsiz sayısının 2002 yılına göre mukayese yapıldığında görece artış kaydettiği anlaşılırken;Serdar  Sayan’ın bu süreçle ilgili“Türkiye’nin çalışma çağın daki nüfusu    za  ten her yıl 750-800 bin artıyor” diyen Sayan bu süreçte çalış    ma çağındaki nüfusun 13,5 milyon arttığını hatırlata rak şunları söylüyor:“2002’deki istihdam oranını korumak için bu süre zarfın  da en az 12-13 milyon kişiye iş yaratmak lazımdı. Bu rada 9 mil   yon iş yaratmış olsan bile burada özel bir başarı hikayesi yok.Son  17 yılda Türkiye’nin işgücü piya salarındaki temel so runları özel likle kötüleşmediyse bile, işgücü piyasalarına dair bir başarı hika yesi ne yazık ki yok.Nasıl ki bir çocuk beslenme,eğitim kalitesi ni artırmasanız da kendiliğinden büyüyorsa Türk işgücü piyasala      rı da ülkenin nüfusuna paralel olarak öyle büyüdü” Sözleri de kay  da geçiyor.

                                  *      *       *

Öte yandan Türkiye’deki nüfus artışına karşılık ekonominin istih dam yaratma kapasitesinin düşmesiyle ilgili;”Genç İşsizler Plat formu sözcüsü Dr. Murat Kubilay“Politika yapıcıların bu sorunu    en öne koyması lazım. Diğer yandan işsizler bu meseleyi kişisel başarısızlık olarak görüyorlar. Gittikleri şehri, üniversiteyi, eğitim lerini hep eksik görüyorlar. Bunun asıl nedeni sistemik. Çözümü bireysel değil, toplumsal olarak aramalılar” değerlendirmesine ek     olarak,“Krediler sayesinde büyümüş, tüketime dayalı büyümüş, hizmetler sektörünün sağladığı, süreklilik yaratamayan bir istih   dam var ortada. Mesele işgücü ile orantılı bir şekilde istihdamı artırabilmekte” diyen Kubilay,“İstihdam artışına rağmen, nüfusu   çok artan ve hayat koşulları gittikçe zorlaşan bir ülke olarak daha fazla sayıda insan işgücü piyasasına girmek zorunda kalıyor”şek     lindeki sözleri Türkiye tablosunu yansıtıyor.Aslında Uzmanlara göre,Türkiye özellikle kadın ve gençlere iş yaratamıyor. 15-24 a   rası gençler arasında işsizlik oranı yüzde 20,7.Ancak “ne okulda     ne işte”diye tanımlanan 15-34 yaş grubunda bu oranın 19,5 ola      rak kayda geçmesi de işin bir başka yönü.Nitekim ODTÜ’den     Doç. Hakan Ercan’ın Türkiye işgücü piyasasının temel sorunu gençlere ve kadınlara istihdam yaratamamasını temel sorun ola      rak nitelendirirken, “Gençlerin işsizlik oranları ve kadınların işgü cüne katılım oranlarına baktığımızda, kayda değer bir gelişme       gösteremedik” demesi de bu durumu alenen açıklıyor.

                                  *      *       *

Diğer taraftan uzmanlara göre;”Burada tünelin ucunda ışık gö rünmüyor.Diğer ülkelerde kriz sırasında genç işsizlik artıyor ama sonra düşer,bizde bu oran hiç düşmüyor. Ne işte ne eğitimde olan geniş istatistiklerde neredeyse dünya birinciliğine oynuyoruz”şek linde yorumda bulunmaları Ülkemizdeki işsizliğin geldiği noktayı göstermesi bakımından oldukça çarpıcı bir durum olurken; Türkiye’ de çalışabilecek yaştaki nüfusun yarısı kadın ancak bunların üçte ikisi işgücü piyasasının dışında tutuluyor. İşgücü tanımlarına göre  20 milyon kadının iş aramadığını ya da çalışmaya niyet etmediğini belirten Sayan’a göre, bu sayılara ücretsiz tarım işçisi kadınların da eklenmesiyle durum daha da vahim bir hal alıyor.”şeklinde gelen yorumları da dikkate almak gerekiyor.

                                         *      *       *

Sonuç olarak,gittkçe artan işsizliğin Türkiye’nin yapısal özellikleri incelendiğinde, ülke nin yeterince istihdam yaratamadığı görülmek tedir. Ülkenin hızlı artan nüfus yapısı ve genç nüfusunun fazla olma sı, kırsal kesim den kentlere göçün çok yoğun olması, piyasalarda informal sektör lerin artış göstermesi,mesleki eğitim ile işgücü piya sası arasında ki denge sizlikler,nitelikli işgücü açığının var olması, hızlı teknolojik gelişme lere ayak uydurulamaması, yüksek oranlı ek sik istih dam oranlarının varlığı ve düşük seyreden işgücüne katılım, ülke ekonomisinin sek törel olarak yapısal dönüşüm içerisinde olma sı gibi unsurlar bu yön de öne çıkmaktadır. Türkiye’de istihdamın yapısıyla ilgili bir diğer önemli sorun da kayıt dışı istihdamın yaygın laşmasıdır.İşsizlik sorununun çözümlenmesinde uygulanan mikro ekonomik politikaların etkinsizliği, işsizlik oranlarının yükselmesine neden olmakta, bunu telafi etmek isteyen işgücü piyasası da düşük ücret ve düşük verim lilikle neticelenen kayıt dışı istihdamı arttırmak tadır.Özellikle soru nun, ekonomik yapı dan kaynaklandığı dikkate alınmaksızın Makro Ekonomik İstihdam Politikalarnını uygulamaya konulmaması da işsizlik artışında diğer bir neden olarak karşımıza çıkmaktadır.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.