Bildiğiniz gibi CHP diye bir şey kalmadı, ne parti olarak ne de partiye benzer bir kurumsal yapı olarak…
Üye sayısı dibe vurdu,
Seveni yok,
İtibar yerlerde,
İflasın ilanına bir şey kalmamış,
Gelecek aynı Davutoğlu’nun Gelecek Partisi gibi olacak!
Görürsünüz…
Siz bakmayın öyle il başkanı, ilçe başkanı atamalarına; günlerce arayıp adam bulamıyorlar, sonra birisini yalvar yakar oturtuyorlar koltuğa.
Bunların çoğu da önceki il-ilçe seçimlerinde kimsenin göreve layık görmediği isimler, hani derler ya “suratına kimse bakmadı”, işte onun gibi bir şey.
“Sonunda koltuğa oturdum…” demeyi bu aşamada maharetmiş gibi sağa sola lanse etmeye çalışan isimler, kanımca kendi kendilerini tatmin aşamasından öteye gidememiş isimler. Tatmin olmanın başka yolları da var di mi? İlla parti merkezinde mi yani?
İçine düştüğü bu görünümüyle CHP sanki bir psikoterapi merkezi gibi, bunalıma girmiş eski aday adaylarının hülyalarını gerçekleştirme laboratuvarı…
Koltuğa oturttukları heveslinin gözüne bir kutu yerleştiriyorlar; IMAX cinsinden sinemayı gözünüzde oynatan alet, başkanlık oynuyor içerde, sekreterleriniz, gelip gidenler filan, bakıp bakıp kendinizi başkan zannediyorsunuz…
Terapi görüyorsunuz böylece, beynin kalan kısmı tatmin oluyor!..
Bu arada pek sokağa çıkamıyorsunuz, partiye gidemiyorsunuz, size tuhaf tuhaf bakıyorlar sanki uzaydan gelmişsiniz gibi…
Bu gün böyle, yarın böyle…
Bir hafta sonra da böyle,
Bir ay sonra da…
Bu arada gelen sorular; “niye… niye… niye…”
Sonra kendi kendinize soruyorsunuz; “Ben ne .ok yedim?” diye…