İpin ucu kaçtı gibi, Akepeliler salladıkça sallamaya, attıkça atmaya başladılar… Palavra nasılsa bedava, at atabildiğin kadar, nasılsa kalede tepki vermeye uğraşmayan Zonguldaklılar var…

Evet, biz Zonguldaklılar, hiçbir şey umurumuzda değil… Elimizden tarihimizi aldılar, eski Rum evleri gitti, Fransız binaları gitti, tarihi Mithatpaşa okulu gitti, Fevkani köprü yerle bir edildi, Yayla okulu paramparça, A Tipinin ne olacağı belli değil, daha bunlar gibi neler neler.

Hiç birine gereken tepkiyi vermedik, eylem koyamadık!

Baktılar ki bu halk ne versen yiyor, başladılar bol keseden sallamaya;

-Çok büyük, devasa bir çevre yolu yapacağız, aha da proje…

Proje gibi bir iki çizgi var da, nerede bunun kabulü, nerede onayı, nerede bunun ödeneği, nerede bunun başlama tarihi, nerede bunun ihalesi vs. vs. vs.

-Şehir hastanesi, şehir hastanesi…

Yeri neresi? Belirsiz; Proje mroje? Sonradan çizeriz… Para, ödenek vs.? Bulunur beaaa… Doktor nerede doktor? Abimiz bulur… Ne zaman biter? Hele bir başlayalım… Eldeki hastaneler n’olacak? Yıkarız, mecburen buna giderler…

-Tramvay da tramvay…

Bir zamanlar bir valimiz bakmış bir iki şehirde teleferik ile semtlere ulaşılıyor, “Zonguldak’a da yapalım” dedi, aradan 10 sene geçti, ortada hayali bile yok. Şimdi de tramvay; yani raylı sistem! Yıllardır en azından 25-30 yıldır söyleniyor, Zonguldak-Kozlu arası deniyor, Üzülmez-Soğuksu-Adliye üçgeni diyorlar falan filan. Ortada bir şey yok. Pardon yenisi çıktı: Zonguldak-Çaycuma tramvayı, etrafında gezi yolları, bisiklet parkurları vs. vs. vs. Veeee; tam 50 kilometre boyunda bir raylı sistem. Heh heh heeeee…

Yersen!..

Dedik ya, ipin ucu kaçtı…

Palavranın dozu arttı…

Peki bizim halk ne mi yapıyor?

Öyle dinleyip bakıyor…

Tepkiymiş, atıyormuş, umurunda değil.

Bizimkiler rüya görüyor, uyanmak istemiyor!..