Ana caddeyi turluyoruz, bazı işyerlerinin camlarındaki fiyat listelerinin bir iki gün içinde değişmiş olduğunu dehşetle fark ediyoruz, evet dehşetle…

Çorbacılar 50’şer lira koymuş, tatlıcılar 100’er lira, dondurmacılar tutturabildiğine zaten!

Yazlık konfeksiyon ürünleri geçtiğimiz yılın iki misli, en az iki misli; ayakkabı vs. fiyatları ise uçmuş…

Dolmuşçular 40 lira istiyor;

Onların da giderleri artmış, öyle diyorlar, haklı olabilirler ama sen aldığın para karşılığında verdiğin hizmeti hiç müşteri bazında sorgulattın mı?

Şimdi ufaktan çaktıralım; halk otobüsü şoförü ile dolmuş şoförü arasındaki farkları vatandaş kendi arasında konuşuyor ve senden de hiç övgüyle bahsetmiyor. Pejmürde giyimde ülke rekoru sende be kardeşim, araç kullanırken gelen geçen şoförlere homur homur söylenmek de sende, direksiyondayken cep telefonunu kullanma alışkanlığını olur olmaz bir şekilde sergilemek de sende… Kullandığın dolmuşu araç muayeneden geçirebilme becerisine sahip olman da ayrı bir tartışma konusu.

Tabii ki hepiniz değil ama bir kısmınız bir kısmınız bu özelliklere sahip. Demek istediğimiz şu; tamam 40 lira verelim ama sen de bize layık olduğumuz insanca hizmeti ver!..

Dolmuşu geçelim, şu çay kahve pasta masta fiyatlarına gelelim; bir yere oturup arkadaş ile sohbet ederken birer kahve içmek her Türk vatandaşının hakkıdır ama Zonguldak’ta değildir, bazı işletme sahipleri burayı Bodrum ile Marmaris ile karıştırıyor. “Oralarda da bu fiyat” savunması yapan zıpçıktılara söyleyelim, burada yaşayanlar ile oralara gidenler arasında gelir düzeylerine bakıldığında matematikteki karekök sistemin her iki kesimin gelir düzeylerine yansıdığını görürsünüz.

Şimdi yaz ayları başlamış bulunuyor,

Millet alacak çoluğunu çocuğunu bir yere denize girmeye gidecek di mi?

Hadi hesapla bakalım, gidiş geliş dolmuş otobüs paralarını, gittiğin yerde çay kahve, meşrubat paralarını, şezlong şemsiye paralarını… Diyelim ki ayda 10 kez gittin, aylığın yetmez aylığın…

Tüm bu gerçeklerin ve gelişmelerin ışığında bir yaz sezonu geçireceğiz ama her zamanki gibi yediğimiz kazıkları da sineye çekeceğiz.

Neden?

Haksızlıklara karşı direnmeyi unutmuş bir ahali olduk biz Zonguldak’ta,

Zonguldak’ta eski direniş günleri yok artık,

Kuzuların sessizliği var!