Prematüre Demokrasi

Çaycuma’nın herkesçe sevilen sayılan Belediye Başkanı Bülent Kantarcı ülkede son yaşananları yorumlamış, eleştiriler dile getirmiş, bir “otoriterleşme” olgusundan söz etmiş, CHP’nin bu aşamadaki görünümünü de buna yapıştırıp sosyal medyada paylaşmış.

Ben okudum, görüşlerine katıldım, sizler de eğer merak ediyorsanız sayfalarımızda var, bir zahmet bulun okuyun…

Görüşlerinin bir bölümünde şöyle diyor Başkan Kantarcı; “Yaşananlar, CHP’nin iç meselesi olması ile alakalı değildir. Türkiye’nin prematüre demokrasisinin kuvözdeki umutsuz bekleyişidir”

Yani,

Ne kadar doğru!

Sözde demokrasi var memlekette; bu ne biçim bir demokrasidir ki ses çıkarmak, eleştirmek, bu kapsamda anayasal hakları bile kullanmak yasak.

“Gık” diyeni alıyorlar.

Bizim bildiğimiz erken öten horozun kafası giderdi, şimdi öten her canlının boynunu koparıyorlar!..

AYM kararlarını uygulamamak sanki vaka-i adiyeden, hükümet cephesinden anlaşmalarla bağlı olduğumuz dünya mahkemelerinin kararlarının kızağa alınmış gibi bir görüntüsü yansıyor, insan haklarını rafa kaldırır bir hava içine girmişler sanki. İşlerine gelmeyen mahkemeleri kapatmak fikri de iktidar partisinin ortağından geliyor.

Kılıçdaroğlu’nın kendi bütçesinden TBMM’ye kazandırdığı o hiçbir varlığı olmayan partilerden zaten ses çıkmıyor da, bazıları ilk genel seçimde yeniden meclise girebilmek için iktidar partisinden sanki bir sinyal bekliyorlar gibi.

TBMM’de işler bir acayip, Akepe ve Mehepe’nin dışında borusu öten yok; onların da boruyu hangi makamdan çalacakları üst makamdan gelen emirlerle notaya dökülüyor.

İşte bizler de bu şekil bir yönetim tarzına “demokrasi” diyen bir cephenin tahakkümü altındayız, o cephenin adını anmaya gerek var mı?

Bülent Kantarcı doğru diyor;

Prematüre demokrasi,

O da hala kuvözde,

Hala beklemede!..