Geçtiğimiz günlerde 100 il denilerek bir açıklama, siyasi parti genel başkanı tarafından duyuru ve anons şeklinde yapıldı.
Burada 100 il ve yeni olacak ilçeler ile ilgili açıklama vardı.Ülkemizin önemli bir partisinin genel başkanı tarafından yapılınca dikkat çekti.
Her zaman söyler ve savunurum:
İlçeleri il yapma sözü ve vaadi popülist bir siyasi oluşumdur.
Geçmişte rahmetli Cumhurbaşkanımız Turgut Özal ile başlayan süreç, daha sonra yine merhum Mesut Yılmaz döneminde devam etti.
Siyasetin, eğer herhangi bir güvenlik sorunu ve deprem gibi olağanüstü hayati sorunlar yoksa, bir ilçenin il yapılması resmen seçim alma vaadidir.
Seçim kozu ve vaadi adına rüşvet ile eşdeğerdir.
Bence…
Daha sonra il yapılma adına, terör bölgelerinde güvenlik gerekçesiyle Doğu ve Güneydoğu’da bazı bölgeler il yapıldı.Ülkemiz 67 ilden oluşuyordu.
Bugün ise 81.Evet.
Terör sonucu bazı bölgelerimiz il oldu.
Deprem nedeni ile il yapılan yerlerimiz var.
Ayrıca sadece siyaset adına, seçim alma vaadi ile il yapılan yerler var.
AK Parti döneminde ise il yapılan yer ya da yerler yok diye biliyorum.
AK Parti 25 yıldır ülkemizi yönetiyor.
Hiçbir zaman il yapma vaadi ile seçim almadı.
Bu yola başvurmadı.Popülist politika yapmadı.
Sadece halkına güvenerek seçim alma adına yol aldı.
Hiç unutmuyorum, çok yeni bir seçim öncesi yapılan mitingde, Güneydoğu’da Yüksekova ilçesinde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan konuşurken, ilçe halkının “İl olalım” söylemlerine çok da inandırıcı bir şekilde “Havaalanı sizlere yaptık, sözümüzü tuttuk” söylemi o gün çok da güzel bir cevap olmuştu.
Yine Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Zonguldak/Ereğli mitinginde il olma söylemlerine gayet güzel cevaplar verilmişti.
Hatta Cumhurbaşkanımız, Ereğli ilçesinin “Vekili yok” beyanlarına “Sizin vekiliniz benim” diyerek o büyük mitingi coşturmuştu.
Böyle örnekler çoktur. Evet.
Bundan birkaç yıl önce “İl yapılacak şehirler” diyerek çok haber çıktı.
Hiç kimse bu haberin kaynağını öğrenemedi.
Sadece kamuoyunda yalan algısı yaratmak adına bu haberler yapıldı.Tabii ki bu haberler birileri tarafından servis edildi.Bu haberlerin arkasında birileri vardı.
Ve bu haberler bu yıl çok daha arttı.
Hemen her gün yaygın basında bu konuda haberler servis edildi.En sonunda Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Birimi keskin bir açıklama yaptı.Hem de çok yakın zamanda.
“Yeni şehirler il oluyor”, “İl olacak iller açıklandı, belli oldu” ve “Yakında bu şehirler il oluyor” gibi haberlerin yalan olduğunu, böyle bir çalışmanın olmadığını ve kamuoyunda yayımlanan bu haberlere inanılmaması gerektiğini altını basa basa en yüksek mertebe tarafından açıkladı.
Bu açıklamadan sonra bu sanal haberler birden bıçak gibi durdu.Herkes kabuğuna çekildi.
Tabii ki o haberleri servis eden ekip, bu algıyı yaratanlar ve haberleri kaynak belirtilmeden servis edenler ise durmadı.Yine alttan alta çalıştı.
Sonuç olarak, ülkemizin önemli bir partisinin genel başkanı bir açıklamayla duyuruyu yaptı.
Yerel yönetimler adına yeni illeri belirledi.
“Bu iller olacak. Biz öneriyoruz. Tabii ki bu önerimiz Meclise gelecek. Görüşülecek. Duruma bakılacak. Bu konuda bir dosya sunacağız. Olursa iyi olur” gibi söylemler duyduk.
Hatta 19 il açıklandı. Birçok gereksiz il var.
Listeye baktık.İlini resmen yok sayan siyasetçiler öneriler getirmiş.Gerçek anlamda il olmayı hak edenler yok.Siyaset yelpazesinde olmaması gereken ilçeler sırada:Antalya’da iki ilçe, Adana’da bir ilçe,
Zonguldak’ta bir ilçe, Ordu’da bir ilçe,
Balıkesir’de iki ilçe.
Tekirdağ, Kırklareli ve Edirne gibi bölgelerin ilçeleri var.Doğu ve Güneydoğu bölgesinde ilçeler var.
Yüksekova gibi, Cizre gibi.
Mersin/Tarsus örneğinde olduğu gibi.
Herkes kendi sevdiği ilçeleri sıralamaya koymuş.
Peki, sonuç olarak…Örnek veriyorum:
Kocaeli’nde Gebze diye bir ilçe var.
Nüfusu 850 bin. Yıllık ihracatı on milyar dolar.
Ülkemizin en büyük devasa şirketleri burada.
İnanılmaz bir ekonomik yapısı var.O niye il olmuyor?
Çünkü arkasında iline ihanet eden bir siyasetçisi yok.Sadece bu örnekten yola çıktım.
Başka örneklere gerek yok.Devam ediyoruz.
İstanbul çok büyük, devasa bir şehir.
Bölün dörde, beşe veya ona.Bölün.
Her bir ilçesinin nüfusu bir milyonun üstünde.Niye bölmüyorsunuz?Yirmi milyonluk bir il olur mu?Yapacaksanız buradan başlayın.İstanbul’u hatta 39’a bölün, çok daha iyi olur.Bölünüz. Ankara koskocaman bir şehir.Sekiz milyonluk şehir.Bölün sekize.Veya ona.Çok mu zor?İzmir’in nüfusu beş milyon.Bölünüz beşe veya ona.Antalya, Bursa, Eskişehir, Diyarbakır, Gaziantep, Urfa, Kocaeli veya diğer büyükşehirleri bölünüz, küçültünüz.Bunları beşe bölün.
Biz de böyle bir öneri getirelim.
Siyasetçilerimiz de bu bölgelerden çok daha avantajlı milletvekilleri olur.
Bu öneriyi de biz verelim.Niye zengin şehirlere kıyamıyorsunuz?Gariban Anadolu şehirlerinden ne istiyorsunuz?Gariban Anadolu şehirlerinde yaşamayanlar bu illere kıyıyor.Pes dedik, pes.Bir de taşra diye adlandırıyorlar.Buna da pes dedik.Biri vekil olma hevesiyle şehrini resmen yok ediyor.
Siyaset bu kadar kötü olmaz. Bazen ülkemizde keşke siyaset olmasa.Sadece devlet düzeni ile yönetilsek, diyorum.Çünkü siyaset, kendi adıma diyorum, benim şehrime çok zarar verdi.
Ziyan verdi. Hâlâ daha yok etme pahasına zarar veriyor.Buna da katlanamıyoruz.
Siyaset artık Anadolu şehirlerinden uzak dursun.
Bu kadar kan alınmaz. Kan emicilik yapılmaz.
Burada Zonguldak adına içinden iki il çıkmış.
Niye dersek, siyasetin kötü tarafı bizi bölmüş ve parçalamış.Doksanlı yıllarda bu durum başımıza geldi.
Ortadan karpuz gibi ikiye bölündük.
Artık daha da parçalanmak istemiyoruz.
Yok edilmek istemiyoruz.
Buna karşın mücadelemiz devamlı ve sürekli sürecek.Bizi bölen ve parçalara ayıranları devamlı ve sürekli ifşa edeceğiz.
Gerekirse bu kötülüğü yapanlar her kimse, siyaset hayatına son verme adına mücadele edeceğiz.
Hakkımızı da helal etmeyeceğiz.100 il mi? Pes dedik. Şimdilik nokta…