Hayat, sevdiklerinizle ve onların sizinle olan hatıralarıyla anlamlıdır. Biriktirdiğiniz bu hatıraları öyle hemen harcamayın, birlikte geçen her anın değerini bilin…

Evet;

Yeni bir yıl başlıyor…

Eski yıldan, bırakın eski yılı, geçen son 10 yıldan hiç bir şey anlamadık. Ülkenin ve yaşadığımız yörenin profili değişti. Çağ atlayalım derken geri gittik. Koskoca bir Türk milleti olarak dünya liginin son sıralarına yerleştirildik. Yaşam tarzımız ile oynandı, zorla dayatmalarla yaşlandık. Satın alım gücümüz en alt seviyelere indi, diğer ülkelerin vatandaşları bize bakıp bakıp “biz size özeniyorduk, ne oldu size böyle?” diye manalı gülüşlerle halimize acır oldular.

Ne yazık ki böyle;

Çocuklarımız aç,

Bodur bir nesil yetişiyor,

Zeka derecemiz azalmış,

Eğitimde kalite kalmamış,

Okullarda bilim yerine “uygulamalı tavaf” dersleri var,

Sakallı şalvarlı herifler derslere girer olmuşlar,

Çalışan kesim aç, emekli kesim ondan daha aç; artık “ev arkadaşları” aranmaya başlandı, kiraları tek başına ödeyebilecek güç kimsede yok…

2026 sürünme yılı olur her halde, ya da dibe vurma yılı, gelmese keşke…

Adam ekonomiden sorumlu bakanmış ve enflasyonu sıkı para politikası uygulayarak çözeceğini sanıyor. Evet doğrudur ama bu kural açlıktan geberen ülkeler için değil! Sen Türkiye’de istediğin kadar sıkı para politikası uygula, açlık sınırının yarısı ücretle çalıştırılan emekçi, borçlanıp gene karnını doyurmaya mecbur. Sıkı para politikan piyasada dönen para oranını azaltıyor mu? Haaaa?

Zonguldak’a bir bakın;

O haşmetli, o canım, o bir eşi daha bulunmayan ve yenisi yapılamayacak olan Fevkani köprüyü yıktık, şimdi yerine iki üç tane Ucube dikiyoruz. Köprünün altındaki işyerlerini boşaltıp yol yapmayı beceremedik, pireye kızdık… Ortada bir “kamu zararı” var ama Akepe dönemi ya, boşveeeeeer. Uyduruk tezler ardından bir gecede milyarlarca dolarlarımız gitti de kim sordu kamu zararını?

Yine Zonguldak’ta keyfi fiyat artışları, suni zamlar, “basiretli tacir” kuramına uyulmama hali almış başını gidiyor. Olan da vatandaşa oluyor. 180 liraya kahve, 80 liraya çay satılan yerler var. Öyle “serbest rekabet piyasası var” demesin kimse, serbest piyasa o kadar da serbest değil, bunu da en iyi Ticaret Müdürleri bilir, Ticaret Hukuku okumuşlarsa eğer tabii ki… Başka illerde hallaç pamuğu gibi atıyorlar esnafı walla…

Her neyse; uzatmayalım…

Bunlar sizin de bizim de bildiğimiz konular…

Ne yazık ki Zonguldak’ta yaşıyoruz ve burada ölmeye mahkûmuz, bunları da çekeceğiz…

Siz anılarınızla yaşayın,

Eski güzel günlerin hayaliyle,

Sevdiklerinizle birlikte unutamadığınız düşler gibi…

“Güzel günler yakında” deyin,

“Millet bunun farkında” deyin…

Umudu bekleyin!..