Zonguldak artık seçim sathına girdi.

Ülkemiz de seçim modunda.

Artık yarış başladı.

Tabi ki ülke geneli bir çok konu başlığı hep gündemde.

Cumhurbaşkanımız ‘’Türkiye Yüzyılı’’ projesini açıkladı.

Açılışlar peş eşe.

Yerli otomobilimiz artık üretimde, bantlarda, satışa hazır, açılışı çok görkemli yapıldı.

Hayırlı ve uğurlu olsun.

Evet peş peşe başarılı çalışmalar ve açılışlar ülke geneli görüyoruz.

Tabi ki ülkemiz yerinde duramıyor, bunlar çok olumlu gelişmeler.

Seçime yansır mı?

Heyecan veriyor.

Fakat hayat pahalılığına dur denilmiyor.

Halen daha kamuda bile zamları aşırı görüyoruz.

Gidiniz.

Bakınız.

Kamu gayrimenkulleri.

Kamu ev sahibi, kira artışları ise ülke ekonomisinin geldiği noktada pahalılığı tetikleyen, körükleyen bir durumda ve konumda.

Yüzde elli artışları ortalama görüyoruz.

Kira artışlarına bakınız.

Bu kira artışı kamu kuruluşlarının ev sahipliğinde olursa.

Bu kira artışı kime ne sağlar?

Halka sağlamaz.

Aşırı kira artışları tabi ki bir şekilde halktan çıkartılıyor.

Ne ile .

Aşırı zamlarla.

Aynısı asgari ücret için geçerli değil mi?

Aynı durum ve konum diğer demirbaş artışlar için geçerli değil mi?

Akaryakıt ürünleri.

Elektrik.

Doğalgaz.

Gerçekten hayatı pahalı kılan genel durumlardan bahsediyoruz.

Söz ediyoruz.

Hayatın pahalılığı nasıl duracak?

Engellenecek.

Çünkü aynı durumu Cumhurbaşkanımız da söylüyor.

Çok pahalılığı ifade ediyor.

Peki bu pahalılık nasıl düzecek?.

Faizler iniyor.

Kamu faizleri yükselterek devam ediyor.

Evet.

Kasım ayında merkez bankası politika faizini tek hanelere indireceğini duyurdu.

% 9 konuşuluyor.

Faizler ne olacak?

Önemli olan gerçek budur.

Cumhurbaşkanımız faiz lobisini yeneceğiz.

Çökerteceğiz.

Ortadan kaldıracağız ifadelerini açık ve net söylüyor.

İnşallah olur.

Ama değil özel sektör.

Bizler kamu da aşırı faiz yükünü görüyoruz.

Hem de fahişin fahişi.

Bu nasıl önlenecek?

Önemli olan budur.

Kamu bile aşırı faiz yükünü.

Yüksek kira artışlarını.

Hiç ama hiç durdurmuyor.

Aksine artırarak yol alıyor.

Bunu da devletin politikasına bağlamasını da gerçekten şaşkınlıkla izliyoruz.

Faiz yükü el birliği.

Güç birliği ile sona ermeli.

Kamu da burada öz veri yapmalı.

Özel sektörde yapalım.

Her artış.

Her zam.

Hayat pahalılığı olarak halka dönüyor.

Bunu nasıl önleyeceğiz.

Geliyor gelmekte olan seçimler.

Önce genel, sonra yerel seçimler.

Acaba yerel yöneticiler de seçime hazırlanıyor mu?

Yerel yönetimler ne kadar genel seçime katkı verecek?

Partileri adına.

Hepsini köşemizde değerlendireceğiz.

Yerel yönetimlerinde iktidar ve muhalefet olsun.

İttifaklar olsun.

Katkılarını menfi ve müspet değerlendireceğiz.