Belediye Başkanı Bülent Kantarcı’nın konuğu olarak Çaycuma’da bulunan önceki dönem Devlet ve Kültür ve Turizm Bakanlarından, Beyaz Nokta Gelişim Vakfı (BNGV) Mütevelli Heyeti Üyesi Mustafa Tınaz Titiz Çaycuma Belediyesi daire amirlerine, kurucusu da olduğu vakıf tarafından geliştirilen “Ev Genci Pilot Projesi”ni de anlattı. Belediye Meclisi Salonu’nda gerçekleşen söyleşiye Çanakcılar Yapı Malzemeleri A.Ş. Doxa Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Çanakçı ile bir başka proje nedeniyle Çaycuma’da bulunan ODTÜ Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Müge Akkar Ercan ve Öğretim Görevlisi Dr. Burak Özdöver de katıldı. Sezai Çanakçı’nın iş hayatı içinde bu alanda yaşananları, Ercan ve Özdöver’in gençlerin üniversite hayatındaki gözlemlerini aktarmasıyla zenginleşen buluşma, tam bir beyin fırtınası şekline dönüştü.
TOPLUMUN SORUN ÇÖZME KABİLİYETİNİN GELİŞTİRİLMESİ GEREKİYOR
Konuşmasına Beyaz Nokta Gelişim Vakfını (BNGV) tanıtarak başlayan Titiz, 1994’te kurulmuş bir sivil toplum örgütü olan vakfın, Tük toplumunun sorun çözme yeteneğini geliştirmek üzere kurulduğunu söyledi. Toplumdaki sorun çözme kabiliyetini vücudun immün sistemine benzeten Titiz, “Bireylerin, kurumların veya toplumların karşılaştıkları istenmeyen durumları, değişimleri ve tehlikeleri öngörme, onarabilme ve kalıcı önlemler geliştirme becerisi olan sorun çözme kabiliyeti, vücudun immün (bağışıklık) sisteminin toplumdaki karşılığına denk gelir. Sistem ne kadar güçlüyse dışardan gelen tehditlerle o kadar etkin mücadele eder. Çözülemeyen her sorun zamanla büyüyüp sistemi tehdit eden bir unsur haline dönüşür. Daha güçlü ve kendi sorunlarını tanıyıp çözümleme becerisine ulaşmış bir ülke için toplumun bu kabiliyetinin geliştirilmesi zorunludur.” dedi.
EZBERCİ EĞİTİM TOPLUMUN SORUN ÇÖZME KAPASİTESİNİ DÜŞÜRÜYOR
Vakfın çalıştığı sorun alanlarından birinin ezberci eğitim olduğunu söyleyen Titiz, eğitim sisteminde ezbercilik olarak tanımlanan belletme sisteminin sorgulamaya tamamen kapalı olmasının toplumun sorun çözme kabiliyetini azaltan bir başka unsur olduğunu söyledi. Titiz “Ezberci eğitim insanları tek boyutlu hale getirir. Kendi mutlak doğrularına sahip olan bu insanlar sorunlarla birlikte yaşar. Oysa sunulan bilgileri akılla sorgulayıp, sorunların nereden kaynaklandığını araştıran bireyler kök nedenini bulup çözümü için çaba harcar. Bunun için doğru kabul edilen her bilgiye ‘Neden böyle?’ sorusu sorulmalıdır. ” diyerek konuşmasını sürdürdü.
VAADİ VERENİN YERİNE GETİREMEDİĞİ TAKDİRDE BEDELİNİ ÖDEDİĞİ ‘SORUMLU SİYASET’ MODELİNE GEÇİLMELİDİR
Siyaset kurumunun da toplumun sorun çözme kapasitesini düşürdüğünü söyleyen Titiz, siyasetin, hangi sorunun nasıl çözüleceği yarışından çıkıp toplumun sorun çözme kapasitesinin nasıl artırılacağı konusunda fikir üretmesi gerektiğini söyledi. Titiz, “Siyaset vaatlerle yapılıyor, ancak birçoğu yerine getirilmiyor. Ülkemizde bu alana, maalesef, ‘Söz verilir, bazen yerine getirilir, genellikle de yerine getirilmez’ denklemi hakim. İşin en kötüsü de sorunları kronikleştiren bu denklemin herkes tarafından kanıksanan bir olgu haline gelmiş olmasıdır. Biz bunun önüne geçmek için ‘Sorumlu siyaset’ diye bir kavram geliştirdik. Vaadi veren yerine getiremediği takdirde bunun bedelini ödemelidir. Vaatle birlikte ilan edilen bu bedelse vaat edeni yerine getirmediği takdirde zora sokacak boyutta olmalıdır Bu güvence akçesi şeklinde de, siyaseten kazanılan yetkinin paylaşımı şeklinde de olabilir. Bu olmayınca topluma büyük bir güvensizlik hakim oluyor. Hiçbir kimse, hiçbir kimseye hiçbir şey için inanmıyor. İçinden güven duygusu çıkarılan toplumsa, başka bir kalabalığa dönüşüyor” diyerek açıklamalarını sürdürdü.
DİPLOMALAR ARTIK HİÇ KİMSE TARAFINDAN CİDDİYE ALINMIYOR
Konuşmasına “Ev Genci Pilot Projesi” ile devam eden Titiz, Türkiye’de 5,5 milyon gencin ne okulda, ne de istihdamda olduğunu bunun da büyük bir toplumsal sorun olduğunu söyleyerek devam etti. Proje ile toplumun gerçek sorun alanlarından birinde somut uygulamalar yapmak istediklerini söyleyen Titiz, “Ev genci, çoğunlukla tek boyutlu ve çoğu zaman yanıltıcı bilgi taşıyan diploması üzerinden iş arıyor. Oysa diplomalar artık hiç kimse tarafından ciddiye alınmıyor, onun yerine mikro-yetkinlikler aranıyor. Türkiye’de en çok istihdamın yapıldığı KOBİ’ler de, diplomanın işe yaramadığını biliyor ama istihdamda aradığı niteliğin ne olduğunu tanımlayamıyor. Bu nedenle iş arayan ev genci ile iş gücüne ihtiyaç duyan KOBİ’ler kötü bir karşılaşma ile bir araya geliyor. Biz bu proje ile her iki kesimin beklentilerini saptayıp yapay zeka modelli bir modülle tarafların kendi gerçek durumlarının farkına varması ve bu yolla da eşleşmesini sağlayacağız. Bunu Beyaz Nokta Gelişim Vakfı olarak yapabileceğimiz gibi yerel yönetimler, KOBİ’ler de yapabilir, hatta kendilerine göre yeni modüller oluşturabilir.” dedi.
İŞ ARAMA VE ELEMAN SEÇİMİ BİR TRAVMA OLMAKTAN ÇIKIP VERİ TEMELLİ BİR EŞLEŞMEYE DÖNECEK
Geliştirdikleri yöntemle ev gencinin bir koç gibi hizmet verecek yapay zekâ programı ile sohbet ederek projeye başlayacağını söyleyen Titiz, “Yapay zekâ, ev gencinin kendi öz-değerlendirmesini ve çevresinin algısını 30 adet temel yetkinlik sorusu üzerinden anlamaya çalışacak. Önce kendisi, sonra arkadaşı, öğretmeni, annesi, babası, kardeşi gibi onu tanıyanların kişi üzerine sorulan sorulara verdikleri yanıtlarla 360 derece mikro-yetkinlik, öğrenme ve zaman duyarlılığı profilini çıkaracak. KOBİ tarafı ise bu 30 yetkinliğin her birine 1–5 arası ne düzeyde ihtiyaç duyduğunu işaretleyip, varsa özel beklentisini ekleyecek. Gencin edindiği yetkinlikler ile KOBİ’nin 1–5 matrisi arka planda çakıştırılarak da iş arama ve eleman seçimi bir travma olmaktan çıkıp veri temelli bir eşleşmeye dönecek.” dedi. Daha sonra soru cevap bölümüne geçilen söyleşi, salonda bulunanların da görüş ve önerileriyle daha da zenginleşerek sona erdi.





