Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Zonguldak İl Örgütü, son gelişmelerin ardından eylemlerini sürdürdü. Partililer, İsmet İnönü Parkı’nda toplanarak Genel Başkan Özgür Özel’e destek amacıyla bir araya geldi.
Eylem kapsamında partililer pankartlar açıp sloganlar atarken, birlik ve dayanışma mesajları verdi. Etkinlikte daha sonra oturma eylemi gerçekleştirildi.
Programa Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, CHP İl Başkanı Devrim Dural, Merkez İlçe Başkanı Nazmi Özden, 7 ilçe başkanı, Kozlu Belediye Başkanı Altuğ Dökmeci, Gökçebey Belediye Başkanı Vedat Öztürk, Kadın Kolları Başkanı Nazan Pulat, il yöneticileri, Zonguldak Demokrasi Platformu üyeleri, Sol Parti yöneticileri, KESK’e bağlı sendika temsilcileri ve çok sayıda partili katıldı.
Devrim Dural'ın açıklaması şöyle:
"Yoldaşlarım, ben Devrim Dural. Her birinizi Cumhuriyet Halk Partisi adına saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Hoş geldiniz diyorum.
Biraz önce Ankara’dan geldim ve size çok önemli bir şey söylemek istiyorum. Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel’in sizlere kucak dolusu sevgilerini ve selamlarını getirdim. Buradan, sizlerin huzurunda bir kez daha haykırmak istiyorum:
Seçilmiş il başkanı olarak söylüyorum; bizim seçilmiş genel başkanımız Sayın Özgür Özel’dir.
Dün aslında olağanüstü günlerden geçtik. Belki altmışıncı, yetmişinci kezdir ama yine bir il başkanları toplantısına katılmak amacıyla sabah eşimle vedalaşıp yola çıktım. Gittiğimde haberleri de takip ediyordum. Genel merkezin önünde saat yediyi çeyrek geçe bir hareketlilik başladı. Genel merkezin önünde birtakım kişiler vardı. Bu kişileri Cumhuriyet Halk Partili olmayınca buraya kimler getirdi, neden getirdi?
Gençlik Kollarımız, Genel Başkanımızın söylemiyle onları püskürttü.
Sonrasında yaşananları size anlatmak istiyorum. Tarihe not düşmek adına bunları bilmeniz gerekiyor. Genel merkeze girmemize izin verilmedi. Bizler de bir benzin istasyonundaki hamburgercinin üst katında yaklaşık elli il başkanı olarak buluştuk.
Cumhuriyet Halk Partisi il başkanlarına, milletin iradesine, delegenin iradesine bunu yaşatmaya ne hakkınız var? Benzin istasyonunun üst katındaki bir hamburgercide il başkanlarıyla Genel Başkanımız toplantı yapıyor; Zoom üzerinden, görüntülü konuşma üzerinden...
Sonrasında genel merkeze yürümeye karar verdik. Yürürken sizler de şahit oldunuz; inanılmaz barikatlar, TOMA’lar, kolluk kuvvetleri… Sanki ülkede savaş yaşanıyor. İl başkanlarına tazyikli su sıkıldı, gözlerimizin içine biber gazı sıkıldı.
Bizim kolluk kuvvetlerine, polisimize sevgimiz ve saygımız sonsuzdur. Onlar emirleri yerine getiriyorlar. Bizim sözümüz, bize bunları yaşatanlaradır.
Bize plastik mermi atıldı. Seksen bir ilin başkanına plastik mermi atılır mı? Arkadaşlarımızın yüzü gözü plastik mermilerle yara oldu. İstanbul’da gitmediğimiz yer kalmadı.
Ama bunlar önemli değil. Biz bu mücadele için ölmeyi bile göze aldık. Bizim istediğimiz tek şey vardı: Genel merkeze girmek. Seksen bir ilin başkanı, kendi genel başkanıyla toplantı yapmak istiyordu. Ama bunu yapmamıza izin verilmedi.
Sonrasında geçici bir izin çıkarıldı. Üçer kişi hâlinde genel merkeze girdik. Ama nasıl girdik biliyor musunuz? Genel merkezin bahçesindeki kapıdan, bize içeriden uzatılan bir merdiven aracılığıyla...
Bugüne kadar kapısından girdiğimiz genel merkeze, bu kez merdivenle girdik.
Sonrasında AFAD çağrıldı. Kolluk kuvvetlerine verilen emirle o kapı yıkıldı. Genel merkezin kapısı kırıldı.
Buradan sesleniyorum: Genel merkeze biber gazıyla girenlere, kapılarını kıranlara lanet olsun!
Faşizme karşı omuz omuza!
Bizim suçumuz ne biliyor musunuz? AK Parti’yi sandıkta yenmek ve yapılacak ilk seçimde yeniden kazanacak olmak.
Birileri değişimi hazmedemedi. Biz milletin gözünün içine baktık, sokağı dinledik ve değişimin yanında olduk. Bütün seçimleri kaybetmiş bir anlayışın değişmesi gerektiğini söyledik. Sonrasında Türkiye’de birinci parti olduk. Zonguldak’ta da on iki belediye kazandık.
Kötü mü yaptık? Bunun cezası bu mu olmalıydı?
Cumhuriyet Halk Partisi’nde “Ben milletvekili olamayacağım, il başkanı olamayacağım” diye düşünenler var. Memleket elden gidiyor, sen hâlâ makam hesabı yapıyorsun. Olma kardeşim, olma. Önemli olan millettir, memlekettir.
Biz Cumhuriyet Halk Partisi’ni kimsenin kariyer hırsına feda etmeyeceğiz.
Buradan çağrımız nettir: Hodri meydan!
Madem kendine güveniyorsun, bayramdan sonra kırk gün içinde kurultayı yap. El mi yaman, bey mi yaman görelim.
Eğer nefesin yetmiyorsa, genç birini çıkar karşımıza. Bizim adayımız bellidir: Sayın Özgür Özel.
İster mevcut delegelerle, ister senin belirlediğin delegelerle olsun; hiç fark etmez. Çünkü bizim arkamızda millet var.
Genel merkez senin olsun. Sokaklar bizimdir, meydanlar bizimdir. Direniş var!
Sayın Genel Başkanımızla birlikte genel merkezi boşaltmak zorunda kaldık. Giriş katından on ikinci kata kadar gaz kokusu vardı. İnsanlar fenalaştı, hastanelik oldu.
Ama bir gün mutlaka Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel ile birlikte o genel merkeze yeniden gireceğiz.
Sokaklar bizimdir!
Dün değişimi desteklerken tarihin doğru noktasındaydık ve ben bununla gurur duyuyorum. Sayın Genel Başkanımıza seçildiği gün şunu söylemiştim:
“Sizinle beraber yol yürümekten büyük mutluluk duyuyorum. Tarihin doğru noktasındayız.”
Dün il başkanları toplantısı yapılabilseydi, Sayın Genel Başkanımıza şu sözleri söyleyecektim:
“Ben sizi asla bırakmayacağım. Bana ne teklif edilirse edilsin, sizden gelmeyen hiçbir şeyi kabul etmeyeceğim.”
Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!
Şimdi hep birlikte söyleyelim:
“Mustafa Kemal’in askerleriyiz!”
“Sarayın değil, Atatürk’ün evlatlarıyız!”
“Birleşe birleşe kazanacağız!”
“Ferman padişahınsa, sokaklar bizimdir!”
Bugün genel merkez elimizden gitmiş olabilir. Ama unutulmasın ki Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel merkezi artık Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir.
Sayın Genel Başkanımız şöyle dedi: “Bir ağacın altına masa koyarsınız, sandalye koyarsınız; il başkanlığı orası olur.”
Sokaklar bizimdir. Görevimizin başındayız.
Biz Zonguldak’ta on iki belediyeyi masa başında kazanmadık. Sokakta, ilmek ilmek çalışarak kazandık.
Partimizi daha önce iki kez kapattılar. Şimdi de genel merkezimiz fiilen işgal altındadır.
Buradan sizlere soruyorum: Cumhuriyet Halk Partisi’ni üçüncü kez açmaya var mısınız?
Var mısınız?
Var mısınız?
Ne demişti İsmet İnönü: “Dünya yıkılır, yeni bir dünya kurulur ve Türkiye o dünyada yerini alır.”
Başımıza ne gelirse gelsin, Cumhuriyet Halk Partisi’ni mutlaka iktidar yapacağız. Gerekirse yeniden kuracağız.
Millet bizimledir. Saraylar onların olabilir ama sokaklar bizimdir.
Her birinize katıldığınız, bizleri dinlediğiniz ve destek verdiğiniz için teşekkür ediyorum.








