Türkiye’nin taşkömürü başkenti olarak bilinen Zonguldak, Cumhuriyet döneminde Batı Karadeniz’in en büyük idari merkezlerinden biri olarak dikkat çekiyordu. Ancak 1990’lı yıllarda yaşanan idari değişikliklerle önce Bartın ardından Karabük il statüsü kazanarak Zonguldak’tan ayrıldı. Böylece bölgenin idari yapısı tamamen değişti.
Bartın’ın Ayrılması (1991)
Bartın, 7 Eylül 1991 tarihinde çıkarılan 3760 sayılı yasa ile Zonguldak’tan ayrılarak Türkiye’nin 74. ili oldu. Bu düzenleme ile birlikte:
- Amasra
- Kurucaşile
- Ulus
ilçeleri de Bartın’a bağlandı.
Bartın’ın il yapılması, Batı Karadeniz’de yeni bir idari merkez oluşturma politikası kapsamında değerlendirildi. O dönem Bartın’ın ekonomik, turistik ve coğrafi olarak kendi merkezini oluşturduğu savunulurken; Zonguldak kamuoyunda ise “kentin küçültüldüğü” yönünde eleştiriler yükseldi.
Yerel tarih araştırmalarında, Bartın’ın Osmanlı döneminden beri önemli bir kaza merkezi olduğu ve 1867’den itibaren idari ağırlık taşıdığı vurgulanıyor.
Karabük’ün İl Oluşu (1995)
Bartın’ın ayrılmasından dört yıl sonra bu kez Karabük il oldu.
6 Haziran 1995 tarihinde yürürlüğe giren 550 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile:
- Yenice
- Safranbolu
- Eflani
Zonguldak’tan ayrıldı.
Ayrıca:
- Ovacık
- Eskipazar
ilçeleri de Çankırı’dan alınarak Karabük’e bağlandı.
Böylece Karabük, demir-çelik sanayisi merkezli büyüyen yapısıyla Batı Karadeniz’in yeni sanayi ili haline geldi.
Özellikle KARDEMİR etrafında şekillenen ekonomik yapı, Karabük’ün il olmasında önemli gerekçelerden biri olarak gösterildi.
Zonguldak’ın Küçülen İdari Yapısı
Cumhuriyet’in ilk yıllarında oldukça geniş bir coğrafyaya sahip olan Zonguldak; Bartın ve Karabük’ün ayrılmasıyla nüfus, ekonomik güç ve yüzölçümü bakımından önemli kayıplar yaşadı.
Yerel tarih araştırmacıları, geçmişte bugünkü:
- Bartın
- Karabük
- Safranbolu
- Yenice
- Amasra
- Kurucaşile
gibi merkezlerin uzun yıllar Zonguldak idari yapısı içinde bulunduğunu hatırlatıyor.
“Zonguldak Üçe Bölündü” Tartışmaları
Bartın ve Karabük’ün ayrılması, kamuoyunda yıllarca “Zonguldak üçe bölündü” yorumlarına neden oldu.
Özellikle:
- ekonomik küçülme,
- kamu yatırımlarının azalması,
- göç,
- maden sektöründeki daralma
gibi gelişmelerle birlikte bu tartışmalar yeniden gündeme geldi.
Bazı yerel yorumcular, 1990’lı yıllardaki bu idari değişikliklerin ardından Zonguldak’ın bölgesel etkisinin azaldığını savunurken; diğer görüşler ise Bartın ve Karabük’ün kendi potansiyelleriyle büyüyerek bölge kalkınmasına katkı sunduğunu ifade ediyor.
Çaycuma ve Yeni İl Tartışmaları
Son yıllarda özellikle Çaycuma çevresinde yeni idari yapılanma tartışmaları zaman zaman gündeme geliyor.
Filyos Vadisi Projesi, havaalanı, organize sanayi yatırımları ve lojistik hatlar nedeniyle Çaycuma’nın stratejik öneminin arttığı belirtiliyor.
Yerel basında zaman zaman:
- “Çaycuma il olabilir mi?”
- “Batı Karadeniz’in yeni merkezi olur mu?”
- “Filyos ilçe olacak mı?”
şeklindeki tartışmalar dikkat çekiyor. Ancak şu an için resmî bir idari değişiklik süreci bulunmuyor.
Tarihsel Arka Plan
Bugünkü Batı Karadeniz illerinin önemli bölümü geçmişte aynı idari yapı içinde yer alıyordu. Osmanlı döneminde bölgenin bazı merkezleri Kastamonu Vilayeti’ne bağlıydı. Cumhuriyet sonrası süreçte ise Zonguldak merkezli yeni bir yapılanma oluştu.
Çaycuma da geçmişte Bartın ve Devrek arasında farklı idari bağlılıklar yaşamış; 1944 yılında ilçe statüsü kazanmıştı.





