Zonguldak’ta 2008 yılında kaybolduktan yaklaşık iki yıl sonra kemikleri bulunan, 5 çocuk babası Ahmet Yılmaz’ın ölümüne ilişkin yeniden açılan davada ikinci duruşma görüldü. Kamuoyunda “Kirpi” lakabıyla tanınan Yılmaz’ın ölümüne ilişkin davada sanıklar ve tanıklar dinlenirken, taraflar çeşitli iddialara ilişkin savunmalarını mahkemeye sundu.
Duruşmada bazı sanıklar savunmalarını sonraki celsede yapmak istediklerini belirtirken, sanık ve avukatları tutuksuz yargılanma talebinde bulundu. Mahkeme, bazı kişilerin bir sonraki duruşmaya zorla getirilmesine karar vererek duruşmayı 17 Kasım saat 14.30’a erteledi.
Ahmet Yılmaz’ın kemikleri Ulutan Barajı kıyısında bulunmuştu
Zonguldak’ta 2008 yılında kaybolan Ahmet Yılmaz’dan uzun süre haber alınamadı. 9 Aralık 2010’da, suların çekildiği Ulutan Barajı kıyısında bir balıkçı tarafından insan kemikleri bulundu. Yapılan DNA incelemesinin ardından kemiklerin Ahmet Yılmaz’a ait olduğu 2012 yılında belirlendi.
O dönem yürütülen soruşturmada Yılmaz’ın öldürüldüğüne ilişkin yeterli emare bulunmadığı değerlendirilerek dosya hakkında takipsizlik kararı verildi.
Aradan geçen yılların ardından, Emircan İleri’nin lideri olduğu öne sürülen 32 sanıklı suç örgütü davasında ceza alan sanıklardan Hüseyin P.’nin ifadesi üzerine dosya yeniden gündeme geldi. Bu ifade sonrasında daha önce verilen takipsizlik kararının kaldırıldığı ve soruşturmanın yeniden başlatıldığı belirtildi.
Köksal savunmasını sonraki celseye bırakmak istedi
Davanın ikinci duruşmasında sanıklardan Köksal, sağlık sorunları yaşadığını ve avukatıyla görüşemediğini belirterek savunmasını bir sonraki celsede yapmak istediğini söyledi. Köksal, bu nedenle duruşmada savunma yapmayacağını ifade etti.
Ejder İleri: “Bana iftira atıyor”
Duruşmada tanık olarak dinlenen Ejder İleri, sanık Emircan İleri’nin amcasının oğlu olduğunu, diğer sanıkları ise simaen tanıdığını söyledi. Ahmet Yılmaz’ı aynı mahallede büyümeleri nedeniyle çocukluğundan beri tanıdığını belirten İleri, askerlik sonrasında görüşmelerinin kesildiğini anlattı.
Yılmaz ile 2000’li yıllarda cezaevinde karşılaştığını, tahliyesinin ardından Soğuksu’da da gördüğünü belirten İleri, aralarında yakın bir ilişki bulunmadığını söyledi. Emircan İleri ve diğer sanıkların Ahmet Yılmaz ile bağlantısı hakkında bilgisi olmadığını, cinayetle ilgili herhangi bir şey duymadığını ifade etti.
Dosyada adı geçen Coşkun Marabaoğlu’nu yalnızca sokaktan tanıdığını belirten Ejder İleri, Marabaoğlu’nun kendisi hakkındaki beyanlarını kabul etmedi. Marabaoğlu’nun, kendisi ve Baycan’ın Ahmet Yılmaz’ın başına ateş ettiği yönündeki iddiasına karşı çıkan İleri, “Bana iftira atıyor” dedi.
İleri ayrıca cezaevinde Marabaoğlu ile aynı koğuşta kalmadığını, tek başına kaldığını belirtti.
Ercan İleri: “Öldürülmesiyle ilgili hiç konuşmadık”
Duruşmada sanık olarak dinlenen Ercan İleri, Emircan İleri’nin kardeşi olduğunu ve diğer sanıkları çocukluk yıllarından tanıdığını söyledi. Ahmet Yılmaz’ın kemiklerinin bulunmasıyla ilgili bilgisinin olmadığını, olayı medyadan öğrendiğini ifade etti.
Yılmaz ile görüşmediğini ve kaybolduğu gün birlikte olmadıklarını belirten Ercan İleri, Emircan İleri ve diğer sanıklarla Yılmaz’ın öldürülmesi hakkında herhangi bir konuşma yapmadıklarını söyledi. Coşkun Marabaoğlu’nun cezaevinde olayın konuşulduğu yönündeki ifadelerini kabul etmeyen İleri, kardeşinin olay tarihinde nerede olduğunu hatırlamadığını da belirtti.
Marabaoğlu ile aralarında husumet bulunduğunu öne süren Ercan İleri, Ahmet Yılmaz’ın eşi Dilek ile Baycan’ın arkadaş olduklarını, aralarında bir ilişki olup olmadığını bilmediğini söyledi. İleri, Ahmet Yılmaz ile Baycan arasında bu nedenle soğukluk bulunduğunu ve Yılmaz’ın eşini Baycan’dan kıskandığını ifade etti.
Murat Doğan: “Olayla ilgili bilgim yok”
Duruşmada tanık olarak dinlenen Murat Doğan, Ahmet Yılmaz’ı ve diğer sanıkları tanıdığını belirtti. Olaydan önce Yılmaz ile birlikte hırsızlık yaptıklarını, daha sonra kendisinin cezaevine girdiğini ve Yılmaz’ın cezaevine girmediğini söyledi.
Ahmet Yılmaz’ın kaybolduğu ve öldürüldüğü dönemde cezaevinde olduğunu belirten Doğan, olayla ilgili herhangi bir bilgisinin bulunmadığını ve konuyu sonradan öğrendiğini ifade etti.
Doğan, maktulün annesinin ifadesinde kendisine atfedilen “Ben tutuklandım, gidiyorum. Bunlar seni harcarlar” sözünü söylemediğini belirterek bu ifadeyi kabul etmedi.
İlker E. eski eşiyle ilgili iddiaları kabul etmedi
Duruşmada savunma yapan sanıklardan İlker E., cezaevine girdikten sonra çocuklarının velayetinin eski eşi İ.D.’de olduğunu söyledi. Eski eşi hakkında daha önce suç duyurusunda bulunduğunu belirten İlker E., İ.D.’nin kaldığı ev ve yaşamına ilişkin çeşitli iddialar dile getirdi.
Eski eşiyle çekişmeli boşanma süreci yaşadığını ifade eden İlker E., İ.D.’nin kendisi hakkındaki ifadelerinin kin ve nefret içerdiğini savunarak, “Bu ifadeleri kabul etmiyorum ve dosyaya eklenmesini talep ediyorum” dedi.
Sanıklardan tutuksuz yargılanma talebi
Duruşmada sanıklardan Tarık ve Köksal tutuksuz yargılanmayı talep etti. Emircan İleri ise tutukluluk durumuna ilişkin, “Takdir mahkemenindir” ifadesini kullandı.
Sanık avukatları da müvekkillerinin kaçma veya delilleri yok etme ihtimali bulunmadığını savunarak tutuksuz yargılanmalarını istedi.
Duruşma 17 Kasım’a ertelendi
Mahkeme, bir sonraki celse için S.Y. ve İ.D.’nin zorla getirilmesine karar verdi. Diğer işlemlerin tamamlanması amacıyla duruşma, 17 Kasım saat 14.30’a ertelendi.




