Zonguldak’ta son zamanlarda sık sık ortaya çıkan ve genelde gençlerin karıştığı olayların başında gelen cadde ve sokaklardaki kavgalar ile kırıp dökme cinsinden olaylar, bunlara katılan veya bunların faili olanakların içinde bulundukları ruh halinin de bir anlamda göstergesi.
Ailenin de bir parçası olduğu huzursuzluk içinde yaşamanın sonucu olarak ortaya çıkan bu türden istenmeyen asayiş olayları çevreye ve mala zarar verme eylemlerine de dönüşebiliyor. Bunlar genel olarak davranış bozuklukları olarak adlandırılıyor.
Davranış bozukluğu, bireyin sosyal çevresinde, evde veya okulda ciddi sorunlara yol açan, tekrarlayıcı ve yıkıcı davranış örüntüleridir. Özellikle çocuklarda ve ergenlerde yaygın olarak görülen bu durum, yetişkinlerde de ortaya çıkabilir. Belirtileri arasında çabuk sinirlenme, sürekli kızgınlık hali, sık tartışmalar, öfke nöbetleri ve otoriteye karşı gelme yer alır. Erken yaşta tedavi edilmeyen davranış bozukluğu, bireyin sosyal yaşamını olumsuz etkileyerek ilişkilerinde, okul veya iş hayatında başarısızlığa neden olabilir. Tedavisi genellikle bireysel veya aile terapisi ile yapılır ve bazen ilaç tedavisi de gerekebilir.
Tıbbi açıklamalarda da “Davranış bozukluğu aynı zamanda bireyin sürekli olarak çevresini rahatsız eden, toplumsal kuralları çiğneyen ve yaşına uygun davranmamasına neden olan bir durumdur. Anlık rahatsız edici davranışlardan farklı olarak, davranış bozukluğu olan bireylerde bu davranışlar tekrarlayıcı ve süreklidir. Özellikle çocuklarda ve ergenlerde sıkça görülen bu durum, ilerlediğinde profesyonel yardım gerektirebilir. Çocukların yaramazlıkları normal olsa da, aşırı agresif ve zorlayıcı davranışlar altında dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) gibi farklı nedenler yatabilir” deniyor.
Zonguldak’ta son zamanlarda ortaya çıkan davranış bozuklukları için okullardaki eğitimde bu yönden telkin edici söylemler yapılması gerekiyor. Bunun çözümü de mantık, felsefe ve psikoloji gibi eskiden öğretilen derslerin yeniden müfredata alınmasından geçiyor.




