Zonguldak

"6 Şubat Depremlerinin 3. Yılında Bugün, Dünden Daha Hazır Değiliz!"

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Zonguldak İl Temsilcisi Ozan Demirtaş, 6 Şubat 2023 depremlerinin 3. yıl dönümünde yaptığı açıklamada, Türkiye’deki yapı stokunun büyük bölümünün hâlâ yüksek deprem riski altında olduğunu belirterek, imar afları ve denetimsizlik nedeniyle riskin giderek büyüdüğüne dikkat çekti.

Abone Ol

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Zonguldak İl Temsilcisi Ozan Demirtaş, bugün gelinen noktada Türkiye’deki yapı stokunun önemli bir bölümünün hâlâ yüksek deprem riski taşıdığını vurgulayan Demirtaş, mevcut binaların büyük kısmının 2000 yılı öncesinde inşa edildiğini belirtti. Demirtaş, son 25 yılda çıkarılan 6 imar affı ile mevzuata aykırı eklenti ve değişikliklerin gerekli tedbirler alınmadan yasal hâle getirildiğini, mühendislik hizmeti almamış kaçak yapıların bu yolla yasallaştırıldığını ifade etti.

“DEPREM KADER DEĞİL, YIKIM SİYASAL TERCİHTİR”

Demirtaş, 6 Şubat depremlerinde 11 ilde on binlerce yurttaşın yaşamını yitirdiğini, yaklaşık 40 bin binanın yıkıldığını ve 200 binden fazla yapının ağır hasar aldığını hatırlattı. Türkiye’de depremin beklenmedik bir doğa olayı olmadığını vurgulayan Demirtaş, yıkımın asıl nedeninin yapı üretimindeki hatalar, denetimsizlik ve risk azaltma politikalarının uygulanmaması olduğunu ifade etti.

ORTA BÜYÜKLÜKTEKİ DEPREMLER BİLE BÜYÜK YIKIM YARATIYOR

Geçtiğimiz yıl Balıkesir Sındırgı’da meydana gelen 6 ve 6,1 büyüklüğündeki depremlerde 729 binanın ağır hasar aldığını hatırlatan Demirtaş, Silivri açıklarında yaşanan 6,2 büyüklüğündeki depremin ise Marmara Bölgesi’nde ciddi endişe yarattığını söyledi. İletişim altyapısının çökmesi ve toplanma alanlarının yetersizliğinin, daha büyük bir depremde yaşanabileceklerin habercisi olduğunu belirtti.

“İMAR AFLARI RİSKİ BÜYÜTTÜ”

Türkiye’de yapı stokunun büyük bölümünün hâlâ yüksek risk taşıdığına dikkat çeken Demirtaş, 2000 yılı öncesi binaların yanı sıra son 25 yılda çıkarılan 6 imar affının, mühendislik hizmeti almamış yapıların yasallaşmasına yol açtığını ifade etti.

TBMM Deprem Araştırma Komisyonu’nun 6-7 milyon konutun acilen dönüştürülmesi gerektiğini açıkladığını, yalnızca İstanbul’da 600 bin konutun çok riskli olduğunu hatırlatan Demirtaş, buna rağmen hâlâ şeffaf ve bütüncül bir yapı envanteri oluşturulmadığını vurguladı.

KENTSEL DÖNÜŞÜM RANT ODAKLI YÜRÜTÜLÜYOR

Yaklaşık 13 yıldır uygulanan kentsel dönüşüm politikalarının, deprem riskini azaltmak yerine çoğunlukla arsa değeri yüksek bölgelerde parsel bazlı yenilemelere indirgendğini belirten Demirtaş, dar gelirli yurttaşların yaşadığı alanlarda dönüşümün ya hiç başlamadığını ya da sürdürülebilir olmadığını söyledi.

TOPLANMA ALANLARI YETERSİZ

Deprem toplanma alanlarının birçok kentte yetersiz olduğunu belirten Demirtaş, bazı alanların imar değişiklikleriyle yapılaşmaya açıldığını ifade etti. Toplanma alanlarının yalnızca boş alanlar değil; altyapısı hazır, geçici barınmaya uygun alanlar olması gerektiğinin altını çizdi.

DEPREM BÖLGESİNDE SORUNLAR SÜRÜYOR

Depremden etkilenen bölgelerde barınma, sağlık, eğitim ve altyapı sorunlarının hâlâ çözülemediğini belirten Demirtaş, vaat edilen 650 bin konutun 3 yıl sonunda tamamlanamadığını, teslim edilen bağımsız bölüm sayısının hedefin altında kaldığını ifade etti.

BİLİM VE MÜHENDİSLİK ESAS ALINMALI”

Açıklamasının sonunda Demirtaş, afetlerin kader olmadığını vurgulayarak şu çağrıyı yaptı:

“Ülke genelinde güncel ve şeffaf bir yapı envanteri oluşturulmalı, kentsel dönüşüm risk temelli bir kamu politikası olarak yürütülmeli, yapı üretiminin tüm aşamalarında mühendislik hizmetleri eksiksiz uygulanmalı ve denetimler sıkılaştırılmalıdır. 6 Şubat’ta yitirdiklerimize karşı sorumluluğumuz, bugün harekete geçmektir.”