Tüm Emeklilerin Sendikası Zonguldak Şube Başkanı Mahmut Kılıç, Bağımsız Maden-İş öncülüğünde hakları için mücadele eden Doruk Madencilik ve Eti Gümüş işçilerinin Ankara’daki eylemlerine ilişkin açıklama yaptı.
Madencilerin taleplerinin son derece açık olduğunu belirten Kılıç, işçilerin aylardır ödenmediğini ifade ettiği ücret ve tazminatlarının yanı sıra zorunlu ücretsiz izin dönemlerinde oluşan ücret ve prim kayıplarının karşılanmasını istediğini söyledi.
“Yeni bir hak istemiyorlar”
Madencilerin geriye dönük özlük haklarının verilmesini ve daha önce üzerinde uzlaşılan ödeme protokolünün uygulanmasını talep ettiğini ifade eden Kılıç, şöyle konuştu:
“Madenciler yeni bir hak istemiyor. Zaten çalışarak kazandıkları haklarını istiyorlar.”
Yaşananların yalnızca işçi ile işveren arasındaki bir uyuşmazlık olarak değerlendirilemeyeceğini savunan Kılıç, işçilerin ücret, tazminat ve diğer haklarının zamanında ödenmemesi durumunda kamu kurumlarının sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirtti.
Ankara’daki müdahaleye tepki
Madencilerin Ankara’da haklarının ödenmesini beklerken polis müdahalesi ve gözaltılarla karşılaştığını belirten Kılıç, yaşananlara tepki gösterdi.
İşçilerin çalışma hayatında yaşadığı ekonomik sorunlarla emeklilerin karşı karşıya kaldığı geçim sıkıntısının birbirinden bağımsız olmadığını savunan Kılıç, sorunun üretilen değerin paylaşımında olduğunu ifade etti.
“Madencilerin mücadelesini kendi mücadelemizden ayrı görmüyoruz”
Kılıç, bir tarafta emeğinin karşılığını almak için Ankara’ya gelen madencilerin, diğer tarafta ise geçinebilmek için ileri yaşlarda yeniden çalışmak zorunda kalan emeklilerin bulunduğunu belirtti.
Bu nedenle madencilerin mücadelesini emeklilerin mücadelesinden ayrı görmediklerini söyleyen Kılıç, Doruk Madencilik ve Eti Gümüş işçilerinin ücret, tazminat, prim ve özlük haklarının eksiksiz ödenmesi çağrısında bulundu.
Kılıç, “Tüm Emeklilerin Sendikası olarak madencilerin mücadelesinin yanında olduğumuzu değil, bu mücadelenin bir parçası olduğumuzu söylüyoruz. Çünkü çalışma yaşamında değersizleştirilen emeğin son durağı, yoksul bir emeklilik olmaktadır” dedi.




