İnşaat Mühendisleri Odası Zonguldak İl Temsilcisi Şefik Hakan Papila, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27’nci yıl dönümünde Türkiye’nin yapı stoku ve deprem güvenliğine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Papila, 17 Ağustos’un Türkiye açısından bir dönüm noktası olduğunu belirterek, aradan geçen 27 yılda yaşanan Bingöl, Van, Elazığ, İzmir ve 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin yapı stokundaki kırılganlığı tekrar tekrar ortaya çıkardığını söyledi.
“Riskli yapılar var ama hangileri olduğunu bilmiyoruz”
Türkiye’de yaklaşık 36 milyon bağımsız bölüm bulunduğunu, bunların yaklaşık 6 milyonunun risk altında olduğunun ifade edildiğini hatırlatan Papila, asıl problemin riskli yapıların nerede bulunduğunun bütüncül olarak belirlenememesi olduğunu vurguladı.
Papila, Türkiye’nin bütün yapı stokunu kapsayan bilimsel, güncel, şeffaf ve sürekli yenilenen bir yapı envanterinin oluşturulması gerektiğini belirtti.
“Binanın sadece yaşına bakmak yeterli değil”
Yapı güvenliğinin yalnızca binanın inşa edildiği yıla göre değerlendirilemeyeceğine dikkat çeken Papila; kolon ve kirişlere yapılan müdahaleler, kaçak katlar, kullanım amacı değişiklikleri ve taşıyıcı sistemi etkileyen tadilatların da yapı güvenliğinde önemli rol oynadığını ifade etti.
Yeni yapılan binaların da etkin şekilde denetlenmesi gerektiğini belirten Papila, güvenli yapı üretiminin doğru zemin araştırmasından projelendirmeye, malzeme kalitesinden şantiye şefliği ve yapı denetimine kadar bütüncül bir mühendislik süreci olduğunu kaydetti.
“Artık daha fazla beklemek istemiyoruz”
İnşaat Mühendisleri Odası olarak yapı stokunun tamamını kapsayan bir envanter hazırlanmasını isteyen Papila; Ulusal Yapı Stoku Bilgi Sistemi kurulması, riskli yapıların öncelik sırasına göre dönüştürülmesi, dar gelirli vatandaşlara kamu desteği sağlanması ve yapıların periyodik olarak kontrol edilmesi gerektiğini vurguladı.
Papila, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“17 Ağustos 1999’da yaşamını yitiren yurttaşlarımızı anmanın en anlamlı yolu, aynı acıların yeniden yaşanmasını önlemek için vakit kaybetmeden harekete geçmektir.”




