Zonguldak'ın orman varlığı içerisinde önemli yer tutan kestane ağaçları, kente yalnızca doğal güzellik kazandırmıyor, aynı zamanda arıcılık sektörüne de önemli katkı sağlıyor. Özellikle kestane çiçeklerinin açtığı dönemde üretilen kestane balı, kendine özgü koyu rengi, keskin aroması ve hafif acımsı tadıyla çiçek balından ayrılıyor.
Kentte çiçek balı üretimi de yapılırken, Zonguldak'ın doğal yapısı nedeniyle kestane balı ekonomik açıdan daha yüksek katma değer taşıyan ürünlerden biri olarak öne çıkıyor.
ZONGULDAK'TA 58 BİNİN ÜZERİNDE ARILI KOVAN VAR
Zonguldak İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün Kasım 2025'te açıkladığı verilere göre kentte 1.430 kayıtlı arıcı ve 58 bin 620 arılı kovan bulunuyor. Yıllık bal üretimi ise yaklaşık 191 ton seviyesinde. Müdürlüğün açıklamasına göre üretimin büyük bölümünü kestane balı oluşturuyor.
Rakamlar, madencilikle özdeşleşen Zonguldak açısından arıcılığın kırsal ekonominin çeşitlendirilmesinde dikkate değer bir potansiyele sahip olduğunu ortaya koyuyor.
2025 yılında arıcılığın geliştirilmesi amacıyla kentte yeni bir proje de hayata geçirildi. Tarım ve Orman Bakanlığının yüzde 70 hibe desteği sağladığı “Kovanla Başlayan Yolculuk: Zonguldak Kestane Balı Eğitim Projesi” kapsamında üreticilere kovan, bal süzme makinesi, arıcı kıyafetleri ve çeşitli ekipmanlar verildi. Projeyle 24 kadın üretici de arıcılığa dahil edildi.
KESTANE BALINDA 2025 YILI ÜRETİCİ İÇİN UMUT OLMUŞTU
Zonguldak İli Arı Yetiştiricileri Birliği, 2025 sezonunun başında hava ve çiçeklenme şartlarının olumlu seyretmesi nedeniyle kestane balında yüksek rekolte beklendiğini açıklamıştı.
Birlik Başkanı Abdurrahman Canlı, Temmuz 2025'te sezonun son 15 yılın en verimli dönemlerinden biri olduğunu belirtmiş ve kestane balında 600 tonluk rekolte beklentisini kamuoyuyla paylaşmıştı. Aynı dönemde kestane balının kilogram fiyatının 2 bin 500 lira olarak belirlendiği açıklanmıştı. Bu rakam gerçekleşmiş üretim miktarı değil, sezon başındaki üretim beklentisiydi.
Üreticiler açısından iyi bir kestane sezonu yalnızca bal miktarını değil, köylerde ve ormanlık bölgelerde yaşayan ailelerin gelirlerini de doğrudan etkiliyor.
ZONGULDAK KESTANE BALI İÇİN COĞRAFİ İŞARET ADIMI
Zonguldak kestane balının ekonomik değerini artırabilecek en önemli gelişmelerden biri de coğrafi işaret süreci oldu.
Zonguldak İli Arı Yetiştiricileri Birliği tarafından 26 Ocak 2026'da “Zonguldak Kestane Balı” adıyla menşe adı başvurusu yapıldı. Başvuru, Türk Patent ve Marka Kurumunun 15 Mayıs 2026 tarihli Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün Adı Bülteni'nde yayımlandı.
Başvuru dosyasında Zonguldak Kestane Balı, kent sınırları içerisindeki kestane ormanlarında arıların temel olarak Anadolu kestanesi (Castanea sativa) nektarını kullanmasıyla üretilen monofloral bal olarak tanımlanıyor. Yapılan polen analizlerinde balın polen yapısının yüzde 70 ve üzerinde kestane poleni içerdiği belirtiliyor.
Bu yönüyle Zonguldak'ta üretilen kestane balının yalnızca “kestane balı” adıyla değil, ilerleyen süreçte Zonguldak'a özgü bir ürün kimliğiyle pazarlanması hedefleniyor.
ZONGULDAK'IN İKLİMİ KESTANE BALINI ŞEKİLLENDİRİYOR
Kestane balının Zonguldak'ta öne çıkmasının temel nedenlerinden biri bölgenin iklimi.
Türk Patent'e sunulan başvuru dosyasında Zonguldak'ın yıl boyunca yüksek neme, düzenli yağış rejimine ve kestane ağaçlarının gelişmesine elverişli sıcaklık değerlerine sahip olduğuna dikkat çekiliyor. Kentin engebeli yapısı ve farklı yükseltilerdeki ormanlık alanların da kestane ağaçları için çeşitli mikroklima alanları oluşturduğu belirtiliyor.
Zonguldak balında kestanenin yanı sıra ıhlamur, kekik, fundagiller, baklagiller ve papatyagiller gibi bitkilerden gelen polen ve nektarların da aroma yapısına katkı sağladığı ifade ediliyor.
KESTANE BALI İLE ÇİÇEK BALININ FARKI NE?
Kestane balı, arıların ağırlıklı olarak kestane çiçeklerinden nektar toplamasıyla elde ediliyor. Genellikle koyu kahverengiye yakın renkte, yoğun kokulu ve hafif acımsı bir tada sahip.
Zonguldak Kestane Balı'nın coğrafi işaret başvuru dosyasında da ürünün renginin koyu amberden koyu kahverengiye kadar değişebildiği, yoğun kestane aromasına ve hafif acımsı, keskin bir tada sahip olduğu belirtiliyor. Ayrıca kristalleşmesinin görece yavaş olduğu ifade ediliyor.
Çiçek balı ise arıların farklı bitki ve çiçeklerden topladığı nektarlardan oluşuyor. Bu nedenle rengi, tadı ve aroması üretildiği bölgedeki bitki çeşitliliğine göre değişebiliyor. Genellikle kestane balına göre daha tatlı ve daha yumuşak bir aromaya sahip olması nedeniyle günlük tüketimde geniş bir kesim tarafından tercih ediliyor.
SAĞLIK AÇISINDAN HANGİSİ DAHA FAYDALI?
Kestane balı özellikle fenolik bileşikleri ve antioksidan kapasitesi nedeniyle bilimsel araştırmalara konu oluyor. Ancak “kestane balı her koşulda çiçek balından daha sağlıklıdır” şeklinde kesin bir değerlendirme yapmak doğru değil.
Balın içeriğini nektarın toplandığı bitkiler, bölgenin iklimi, hasat zamanı ve üretim yöntemi belirliyor. Kaliteli ve zengin bitki örtüsünden elde edilmiş bir çiçek balının da yüksek antioksidan özellik gösterebildiği biliniyor.
Bu nedenle tüketici açısından yalnızca “kestane mi, çiçek mi?” sorusundan önce ürünün gerçek bal olup olmadığı, nerede üretildiği, üreticisinin kayıtlı olup olmadığı ve doğru koşullarda saklanıp saklanmadığı önem taşıyor.
BAL FAYDALI AMA ŞEKER İÇERİĞİ UNUTULMAMALI
Balın doğal bir ürün olması sınırsız tüketilebileceği anlamına gelmiyor. Balın temel bileşenlerini fruktoz ve glukoz gibi şekerler oluşturuyor.
Dolayısıyla kestane balı da çiçek balı da aşırı tüketildiğinde günlük şeker ve kalori alımını yükseltebilir. Özellikle diyabet gibi kan şekeri kontrolünün önemli olduğu durumlarda tüketim miktarının sağlık profesyonelinin önerileri doğrultusunda değerlendirilmesi gerekiyor.
Ayrıca 1 yaşından küçük bebeklere bal verilmemesi gerekiyor.
Balın hastalıkları tek başına tedavi eden bir ilaç gibi değerlendirilmesi de bilimsel açıdan doğru değil. Antioksidan ve antimikrobiyal özelliklerine ilişkin araştırmalar bulunmakla birlikte bal, temel olarak bir gıda ürünü olarak değerlendirilmeli.
ARICILIĞIN KATKISI YALNIZCA KAVANOZDAKİ BALLA SINIRLI DEĞİL
Zonguldak açısından arıcılığın ekonomik değeri yalnızca üretilen balın satış fiyatıyla ölçülmüyor.
Arıların bitkilerin tozlaşmasında üstlendiği rol, orman ekosistemlerinin devamlılığı ve tarımsal üretim açısından da önem taşıyor. Bunun yanında arıcılık, büyük tarım arazilerine ihtiyaç duymadan kırsalda gelir oluşturabilecek faaliyetlerden biri olması nedeniyle Zonguldak'ın köyleri açısından alternatif bir ekonomik alan yaratıyor.
Özellikle kestane balının markalaştırılması, ambalajlı ve izlenebilir üretimin artırılması ve coğrafi işaret sürecinin tamamlanması, Zonguldak balının kent dışındaki pazarlarda daha yüksek katma değerle satışına katkı sağlayabilir.
KESTANE Mİ ÇİÇEK Mİ? TERCİH DAMAK TADINA GÖRE DEĞİŞİYOR
Sonuç olarak iki bal türünün de kendine özgü özellikleri bulunuyor.
Kestane balı, Zonguldak açısından yerel kimliği, yoğun aroması, sınırlı üretim alanı ve ekonomik değeriyle ön plana çıkıyor.
Çiçek balı ise farklı bitki kaynaklarından elde edilmesi, daha yumuşak tadı ve geniş üretim alanıyla sofralarda önemli yer tutuyor.
Zonguldak için ise tartışmanın bir adım ötesi bulunuyor: Kentin kestane ormanları, binlerce arılı kovanı ve coğrafi işaret çalışmasıyla kestane balı, Zonguldak'ın kömürün yanında öne çıkarabileceği önemli doğal ve ekonomik değerlerden biri olmaya aday.





