MHP liderinin 100 vilayet 1000 ilçe temalı bir fikir öne sürmesiyle ülkenin bazı yerleşim bölgeleri9nde başlayan tartışmalara Zonguldak da katıldı ve Ereğli’nin il olması durumundaki olası gelişmeler kamuoyunda tartışılmaya başlandı.

Bölge için yararlı olmayacağı kesin olan bu fikrin bazı yerel kamuoyu oluşturan unsurlarca bölgesel milliyetçilik yapılarak üstüne gidilmesi ve lanse edilmeye çalışılması, aklı başında oylan insanları da bunları uyarma yoluna başvurmaya yönlendiriyor.

Bu kapsamda Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Hakan Şenol Kutoğlu bir açıklama yaparak böylesi bir gelişmenin bölgeye yaramayabileceği fikrini öne sürdü.

Prof. Kutoğlu sosyal medyasından yaptığı açıklamasında şu görüşlerine yer verdi:

“Değerli dostlar 32 yıllık akademik kariyerim boyunca yapmış olduğum çalışmalar nedeniyle değişik üniversite yönetimlerimiz tarafından ülkemiz ve şehrimizin stratejik gelişimiyle ilgili önemli toplantılara katılmakla görevlendirildim. Dolmabahçe Sarayında o zaman Başbakanlık şimdinin Cumhurbaşkanlığı Çalışma Ofisinde Enerji konulu bir toplantıda dahi Üniversitemiz adına görüşlerimizi dile getirdim.

Şundan emin olabilirsiniz bu sayfalarda ne dile getirdiysem, o toplantılarda da aynılarını dile getirdim. Bazıları dikkate alındı ama çok büyük kısmı hiç değişmedi.

Bu konulardan biri de Ereğli'nin il olması ve Üniversitenin Ereğli’deki gelişimi. Bu konuları her toplantıda dile getirdik. Ancak maalesef mikro milliyetçilik koca bir ili yedi bitirdi.

Şimdi ilk olarak Ereğli'nin il olması konusu dile getireyim. Öncelikle herkesin şunu idrak etmesi gerekir; Zonguldak ilin genelinin adıdır. Merkezin adı bile yoktur. Bir zarf postalamış herkes bilir, İl merkezinin adı Merkez İlçedir. Mesela Hatay İlinin Merkez İlçesinin adı Antakya’dır. Bu birinci husus.

İkinci husus herhangi bir il sınırı belirlenirken en önemli etkenlerin başında Coğrafi, Sosyal ve Kültürel birliktelik gelir. Daha önce ayrılan Bartın ve Karabük’ü de sayarsak Zonguldak İlinin Coğrafi, Sosyal ve Kültürel açıdan en bütün olduğu iki ilçe Merkez ve Ereğli ilçeleridir (Kozlu ve Kilimliyi hiç saymıyorum çünkü hiç ilçe olmamaları gerekirdi). Topoğrafik, iklim, bitki örtüsü ve benzeri özellikleri aynı olduğu gibi kömüre dayalı endüstrinin var ettiği işçi kültürünün hakim olduğu kentlerdir. Dolayısıyla her iki ilçede coğrafi, sosyal ve kültürel açıdan ayrılmaz bütündürler. İşte zamanında Konya’nın zamanında bu kadar geniş bir coğrafyaya sahip bir olması bundandır. Konya coğrafi özellikleri dolayısıyla tarım ve hayvancılık ağırlıklı bir il olmuştur. Dolayısıyla etkin bir yönetim için geniş topraklar Konya’ya bağlanmıştır. Düşünsenize Konya Ovasına sulama projesi yapacağınız zaman tek bir bürokrasi yerine bir sürü ilin bürokrasisiyle mi uğraşmak daha doğrudur. Bu nedenle illa ki Ereğli il olacaksa Merkez İlçeye bir isim bulup Ereğli’nin İlçesi yapmak daha uygun olacaktır.

Gelelim siyasi etkiye. Bunu da zamanında “aman yeter be İl olgunlarda kurtulalım” diyen tüm siyasi aktörlere anlattım zamanında; Zonguldak bir zamanlar 11 milletvekili çıkarıyordu. Bartın ve Karabük il oldu 5'e düştük. Ayrılmasalardı yeni düzende Büyükşehir olabilir ve birçok avantajımız olabilirdi. Artı ne kadar çok milletvekilin varsa Ankara'da o kadar etkili olursun. Diyelim ki Ereğli ayrıldı il oldu, kaç milletvekili olacak? Hadi Ereğli'nin 2 geri kalan Zonguldak'ın 3 ya da tam tersi olsun. Ankara'da kim takar sizi.

Zonguldak'ta kimse bizim ekonomimiz şöyle böyle demesin. Bu ekonomiyi buradaki girişimciler çok çalışarak yapmadı. Buradaki ekonomi kömür ekonomisi dolayısıyla devlet tarafında oluşturuldu. Kardemir'de Erdemir'de bu sebeple yapıldı. Kimse babasının parasını kullanıp yapmadı. Zaman içinde çelik ekonomisi parladı ama kömür işletmeciliği zayıfladı. O yüzden kimsenin kimseyi küçümseme ya da büyüklenme hakkı yoktur. Yanı başımızda dünya devi Erdemir vardı biz ne yaptık otomobil fabrikası mı kurduk? Ne yaptık sac ticareti yaptık kendimizi geliştirmedik. O nedenle kimsenin konuşma hakkı yok.

Son olarak şunu ifade edeyim; Merkez İlçeleri İlin başkenti olarak düşünebilirsiniz. Orası idari yapılanmanın merkezidir. İlçeler ise uygunluklarına göre endüstri, tarım ve benzeri yapılanmalarla desteklenir. Dolayısıyla her yerde her şey olsun derseniz hem kaos yaratırsınız hem de kamu kaynaklarını boşa harcamış olursunuz. Örneğin Merkez İlçe Başkent olduğu için burada illaki organize sanayi bölgesi kurma zorlamasına kalkmak şehre zarar verir. Bu nedenle Endüstri ağırlığı doğru bir planlama ile Ereğli ve Alaplı'ya verilmiştir. Çaycuma Devrek bölgesi daha çok orman, tarım, gıda ve benzeri yapılanmaya uygundur.

Ama mikro milliyetçilik yapılacaksa birileri de çıkar der ki "kardeşim Ereğli'ye demir-çelik fabrikası kurdunuz, organize sanayi bölgeleri kurdunuz ihya ettiniz. Biz de merkez ilçeye demir-çelik fabrikası, organize sanayi bölgesi istiyoruz" derse ne diyeceksiniz? Ne demişler "Bir olalım, iri olalım, diri olalım"

Prof. Dr. Celal Şengör, Zonguldak’ta okurlarıyla buluşuyor
Prof. Dr. Celal Şengör, Zonguldak’ta okurlarıyla buluşuyor
İçeriği Görüntüle

Ereğli'de üniversite gelişimiyle de ilgili bir dolu asparagas hikayeler görüyorum sosyal medyada. Bu konuları da zamanında ilgilileri ile defalarca konuştuk. Ancak hala dezenformasyon var demek ki. O konuya da birkaç gün sonra gireriz.”

Bu açıklamadan sonra Zonguldak kamuoyu da Prof. Kutoğlu’nun bundan sonraki açıklamasını merakla beklemeye başladı.

Muhabir: SERMET AKSU