Şehir Plancıları Odası Zonguldak İl Temsilciliği, kentte son yıllarda hayata geçirilen plan, proje ve uygulamaların birbirinden kopuk ilerlediğine dikkat çekti. Yapılan açıklamada, bu yaklaşımın Zonguldak’ın geleceği açısından ciddi riskler taşıdığı uyarısında bulunuldu.
Açıklamada, “Kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversite ve sivil toplum kuruluşları tarafından başlatılan projelerin çoğu, bütüncül bir planlama perspektifinden yoksun ve uzun vadeli kamu yararı hedefleriyle ilişkilendirilmeden yürütülmektedir. Bu durum, kentte mekânsal sorunların derinleşmesine ve geleceğe yeni problemler devretme riskine yol açmaktadır” denildi.
Şehir Plancıları Odası, projelerin üst ölçek plan kararlarıyla uyumlu, doğal ve kültürel değerleri koruyan, kamu yararını gözeten ve bilimsel verilere dayanan bir anlayışla yürütülmesi gerektiğini vurgulayarak açıklamasını şu şekilde sürdürdü:
"Kentimiz İçin Parça Parça Değil, Bütüncül Bir Akıl Gerek Zonguldak’ta son yıllarda kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversite ve çeşitli sivil toplum kuruluşları tarafından kente ilişkin pek çok proje, çalışma ve girişim başlatılmaktadır. Bu çabaların her biri, niyet olarak kıymetlidir. Ancak üzülerek görüyoruz ki bu çalışmaların büyük bir bölümü, birbirinden kopuk, bütüncül bir planlama perspektifinden yoksun ve uzun vadeli kamu yararı hedefleriyle ilişkilendirilmeden yürütülmektedir. Özellikle son günlerde birçok belediyemizde yürütülen revizyon imar planı çalışmalarında, bütüncül planlama anlayışının yerini, kentlerin geleceğini öncelemek yerine günü kurtarmaya odaklanan ve uzun vadeli kamu yararı hedefleri üretmeyen bir yaklaşımın aldığı açıkça görülmektedir. Şehir Plancıları Odası Zonguldak İl Temsilciliği olarak, bugüne kadar defalarca; kentle ilgili projelerde bilimsel, teknik ve mesleki birikimimizle sürece katkı sunmaya, görüş ve değerlendirmelerimizle daha sağlıklı, daha sürdürülebilir, daha kamucu çözümler üretilmesine destek olmaya hazır olduğumuzu ifade ettik. Ne yazık ki bu çağrılarımızın büyük ölçüde karşılıksız kaldığını, planlama disiplininin ve şehircilik ilkelerinin çoğu zaman süsleyici bir başlık olarak görülüp, karar süreçlerine gerçek anlamda dahil edilmediğini üzülerek izliyoruz. Bugün Zonguldak’ta; bir yanda plan yenileme süreçleri, diğer yanda kurumların kendi alanlarında geliştirdiği projeler, birbirinden kopuk, ortak bir vizyondan yoksun ve çoğu zaman birbirini boşa düşüren kararlar üretmektedir. Bu yaklaşım, kente değer katmak bir yana, mekânsal sorunları derinleştirme ve geleceğe yeni problemler devretme riski taşımaktadır. Oysa kentler
• İmar planlarıyla,
• Ulaşım, çevre, sosyal donatı, kültürel miras, ekonomik gelişme gibi alanların birbiriyle ilişkisi gözetilerek,
• Kamu yararı, şehircilik ilke ve esasları ve bilimsel veriler temelinde yönetilmelidir. Bir kente dair yapılan her proje; tek başına “iyi niyetli” olabilir, ama bütünle bağını kurmadığı sürece kalıcı bir değer üretmez. Bugün Zonguldak’ta yaşadığımız temel sorunlardan biri de tam olarak budur: Parça parça işler, dağınık hedefler ve birbirini beslemeyen uygulamalar. Şehir Plancıları Odası olarak bizler;
• Hazırlanan ve hazırlanacak projelerin üst ölçek plan kararlarıyla uyumunun değerlendirilmesinde
• Kentin doğal, kültürel ve mekânsal değerlerinin korunması konusunda,
• Kamu yararının gözetilip gözetilmediğinin ortaya konulmasında,
• Ulaşım, çevre, afet riskleri, sosyal donatı dengesi, kentsel gelişme yönleri gibi konularda bilimsel ve teknik görüş üretilmesinde,
• Kurumlar arası eş güdüm ve ortak akıl mekanizmalarının kurulmasına katkı sunulmasında, tam anlamıyla sorumluluk almaya ve destek vermeye hazırız. Bu bir “eleştirme” isteği değil, bir kent sorumluluğu çağrısıdır. Bu bir “biz de varız” demekten öte, kentin geleceğini rastlantılara bırakmama iradesidir. Bizler; bu kentin meslek odası olarak,
• Plan ve projelerin şehircilik ilkeleri açısından denetlenmesinde
• Kurumlar arası eş güdüm ve ortak akıl mekanizmasının kurulmasında,
• Kentin geleceğini ilgilendiren kararların şeffaf, katılımcı ve bilimsel bir zeminde tartışılmasında, sorumluluk almaya ve katkı sunmaya hazırız. Ancak bunun için, ilgili kurumların Şehir Plancıları Odası’nı ve planlama disiplinini sürecin gerçek bir paydaşı olarak görmesi gerekmektedir. Zonguldak’ın; günü kurtaran, birbirinden kopuk, vitrinlik projelerle değil, planlı, tutarlı, uzun vadeli ve kamu yararını esas alan bir anlayışla ele alınması gerektiğine inanıyoruz. Bunun yolu da; yerel yönetimlerin, kamu kurumlarının, üniversitenin ve meslek odalarının gerçek bir iş birliği ve ortak akıl zemininde bir araya gelmesinden geçmektedir. Zonguldak; parça parça projelerle, birbirinden kopuk plan kararlarıyla, günü kurtarmaya dönük yaklaşımlarla yönetilemez. Bu kent, bütüncül bir vizyonu, kurumsal iş birliğini ve kamu yararını esas alan güçlü bir planlama anlayışını hak etmektedir. Başta Valilik ve Zonguldak Belediyesi olmak üzere İldeki tüm belediyeler ile ilgili tüm kurumlara ve Meslek odaları ile Sivil Toplum örgütlerine bir kez daha açık çağrımızdır: Kenti, kapalı kapılar ardında ve dar bakış açılarıyla değil; bilimsel, katılımcı ve ortak akla dayalı bir anlayışla ele alalım. Aksi halde bugün atılan her eksik ve hatalı adımın bedelini, yarın bu kentin tamamı ödeyecektir. Şehir Plancıları Odası Zonguldak İl Temsilciliği olarak, bu zeminin kurulması için bir kez daha açık, samimi ve yapıcı bir çağrıda bulunuyoruz: Gelin, kenti birlikte düşünelim, birlikte tartışalım, birlikte planlayalım. Çünkü bu kent, hepimizin. Kamuoyuna saygıyla duyururuz."





