Dün gerçekleştirilen Elektronikçiler ve Radyocular Odası olağan kongresi sonucu mevcut başkan İbrahim Artiker yeniden ve 5. Kez başkanlığa seçilmişti. Kongrede bazı özel anlar da yaşandı. Bu kapsamda meslekte 30 yılını aşanlara birer plaket takdim edildi. Bu plaketlerden biri de Zonguldak’ın arşivi gibi görev yapan ve yönettiği sosyal medya ortamlarıyla ve buralardaki geçmişi anımsatan paylaşımlarıyla kent belleğine büyük katkılarda bulunan Yüksel Yıldırım’a verildi.

Yüksel Yıldırım da Zonguldak’ta bağlı bulunduğu odasının geçmişini dile getiren bir paylaşımda bulundu. İlk kurulduğu günden bu yana odanın artık kimsenin pek hatırlamadığı tarihini dile getiren yüksel yıldırım şunları anlattı:

Kesintisiz aynı adreste sürdürdüğüm elektronik malzeme satışı işimde 35 senemi doldurdum. Bağlı olduğum “Elektronikçiler ve Radyocular Odası” tarafından meslekte 30 yılı aşan hizmetimden dolayı plaket ile onurlandırıldım.

Bağlı olduğumuz oda tarihi hakkında ve mesleği yapan diğer arkadaşlarla ilgi birkaç cümle ile düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.

“Cumhuriyetin On Yılında Zonguldak ve Maden Kömürü Havzası” kitabında 1933 yıllında Zonguldak Esnaf Cemiyetleri anlatılırken, Fotoğrafçılar ve Elektrikçiler Cemiyeti de anılıyor ve 27 üyesinin olduğu Cemiyetin başkanın da, Nazım Bey olduğu belirtiliyor.

Yani ilk cemiyet başkanı, Zonguldak’ın eski fotoğraflarını çekerek günümüze taşıyan fotoğrafçı Nazım Baysal’dır… Zonguldak’ta modern sanat ve mesleklerin ilkleri ve ilk kurulmuş cemiyeti, bu bağlamda fotoğraf ve elektrik mesleğidir.

Ne tesadüftür ki Nazım Baysal’ın ölüm yıldönümü olan 9 Şubat (1965) günü ile Zonguldak’ta meslekte 30 yılı aşanlara verilen ödül günü (9 Şubat 2026) ile çakışmıştır. Bu özel günde Foto Nazım Baysal’ı vefatının 61. Yılında saygıyla anıyorum…

İleriki yıllarda Tahir Karauğuz’un hazırladığı 1936-37 yıllarına ait bir çeşit telefon ve adres rehberi olan “Zonguldak Kılavuz” isimli kitapçıkta “Elektrikçiler Komisyonu Cemiyet” başkanının “Refik” olduğu ifade edilir.

Yani Nazım Baysal’dan sonra ikinci başkan, Refik Bey’dir.

Bu bilgileri ortaya çıkaran ve aynı zamanda aynı meslek erbabı, eski oda başkanı ve benim de mesleğe yanında başladığım değerli büyüğüm Ali Kaya’dır. Evet, yaklaşık 40 sene önce Ahmet Kaya ve Ali Kaya kardeşlerin işyerlerinde mesleğe başladım ve 1991 yılından itibaren de kendi işimin, hem patronuyum hem de amelesiyim…

Zonguldak’ta kökleri fotoğrafçılara ve elektrikçilere dayanan meslek odamıza, sonradan sinemacılar, radyocular ve elektronikçiler de katılarak devam etti ve bugün çağa ayak uydurarak, bilgisayar ve cep telefoncular da dahil oldu ve yelpaze büyüyerek devam ediyor...

Zonguldak'ta depreme dayanıksız bina iş makinesi ile yıkıldı
Zonguldak'ta depreme dayanıksız bina iş makinesi ile yıkıldı
İçeriği Görüntüle

Çıraktan ustaya devrederek gelen meslekte aynı şekilde oda başkanlığı da bayrak yarışı gibi görev değişimi ile devri daim oluyor… Ali Kaya’dan görevi teslim alan görevdeki oda başkanı İbrahim Artikar arkadaşımız işe devam ediyor. Organize ettiği 30. Yıl Plaket Töreni için kendisine teşekkür ediyorum…

Bu meslek odasına bağlı olan ve özellikle “elektrik” işleri yapan arkadaşların adına bir tespitimi hatırlatmak istiyorum…

İnşaatlarda önce elektrikçiler şantiye panosunu kurarak işe başlanır… İlk kazma ile birlikte başlayan inşaatın her aşamasında elektrikçiler bulunurlar. Betoncuyla birlikte elektrik borusu çekerler. Sıvacı ile kablo çekerler. Her aşamasında binadaki diğer ustalarla paralel çalışırlar. İş bitimi, boyacı badanacıdan sonra yine son dokunuşları elektrikçiler yaparlar. Anahtar, priz ve lambaları monte edip binadan en son çıksalar da, mülk sahipleri taşınınca yine onlar çağrılır ve eksikleri giderirler…

24 saat mesai yaparlar. Gece 03,00’de elektrik arızası yapan kasabın etleri bozulmasın diye yataktan kaldırılırlar. Yüksek gerilimin ve elektrik çarpmasının tehlikesi altında dar ve zor alanlarda işlerini yapmaya çalışırlar. Kışın soğuğunu, yazın sıcağını saha çalışmalarında kimse elektriksiz kalmasın diyerek tehlike altında canla başla gerçekleştirirler. Birçok arkadaşlarını elektrik çarpmalarında kaybetmişlerdir. Yani halka hizmet sektörünün en meşakkatli işlerinden birini icra ederler.

Kuruculardan günümüze gelen süreçte bu sektörde emek veren bütün meslektaşlarımıza saygı ve şükranlarımı sunuyorum.

Hizmetler ve emekler karşılığında özellikle sahada çalışanları hak ettikleri yaşantıya kavuşmuşlarımdır diye sorarsanız?

Cevap olarak; “Hak ettikleri yaşantıya hiçbir zaman ulaşmamışlardır…”

İşte o yüzden bu sektörün emektarları için söylenir;

“Çocuklarını harçlıksız bıraktılar ama Zonguldak’ı elektriksiz bırakmadılar”

(Sermet Aksu)

Muhabir: Sermet Aksu