Çalışma Bakanlığı ve Enerji Bakanlığı arasındaki koordinasyonsuzluğun ve yönetmeliğin 6-7 ay gecikmesinin bedelini üretimin durmasıyla doğrudan Zonguldak'ın ödediğini belirten il Başkanı Erkmen, AKP il Başkanı'nın açıklamalarını kamuoyunu yanıltma ve gündemi saptırma olarak değerlendirdi.
Başkan Erkmen, "TTK’yı ve İlimizi yakından ilgilendiren maden işyerlerindeki iş güvenliğini kapsayan yönetmelik değişikliğinin Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmesi sonrası, AKP İl Başkanı Mustafa Çağlayan arkadaşımız bir açıklama yaparak, ‘’yaşanan süreçten siyasi menfaat elde edenler, işçilerimizin alın terini istismar edenler, yalan, iftira ve çarpıtmayla sığ siyaset yürütenler bugün ne özür dileyecek, ne de yanıldıklarını kabul edeceklerdir’’ diye beyanda bulunmuşlardır.
Evet ben de itiraf ediyor ve Zonguldak halkı adına özür diliyorum. Çünkü ocaklar kapanmadan önce biz Zonguldaklılar bir araya gelip, bu mevzuat değişikliğini yapacaktık. Hadi kapanmadan önce Zonguldak halkı olarak bunu yapamadık bari kapandıktan sonra bir araya gelip bu değişikliği yapsaydık, Resmi Gazete’de yayınlasaydık ama yedi ayda bir araya gelip yapamadık. Bütün kabahat Zonguldaklılarda, Zonguldak halkında. Ocakların altı-yedi ay kapanmasına yol açtılar. Ülke ve Zonguldak ekonomisine zarar verdiler. AKP İl Başkanı arkadaşımızın sadece siyasilerin ve Zonguldaklıların özür dilemesini istemesi yanında, birde suç duyurusunda bulunup, Yönetmelik değişikliğini yapmayan, böylelikle hem TTK’yı dolayısıyla Zonguldak ve Ülke ekonomisini zarara uğratan Zonguldak halkının cezalandırılmasını istemediğine ise şükrediyor ve teşekkür ediyoruz. Ya yapsaydı! Zonguldak halkı ne yapardı? Zonguldak ve TTK için yaptıkları bu iyilikler! Elbette unutulmaz. Dolayısıyla kabahatli Zonguldak halkı, hem özür diliyor, hem de teşekkür ediyor. Bilmiyorum İl Başkanı Mustafa Çağlayan arkadaşımız şimdi bu özürden mutlu oldu mu? Sizin gibi bizde Çalışma Bakanlığımıza, Enerji Bakanlığımıza ve Hükümetimize Zonguldaklılar olarak teşekkür ediyor, kendilerini üzdüğümüz için özür diliyoruz. Halbuki iki Bakanlık olarak niye anlaşamadınız, niye kapanmaya yol açtınız, niye yönetmelik değişikliği yapmıyorsunuz, ocakların kapanmasının zararını kim karşılayacak diye sormamamız gerekiyordu. Sorduğumuz için hatalıyız. Böyle saçma sapan sorular sorduğumuz için ayrıca özür diliyoruz.
Türkçemizde güzel bir söz vardır. ‘'Hem suçlu, hem güçlü' diye. Bizde o halde soralım. Zonguldaklılara, ülkemiz ekonomisine yaşattığınız sıkıntı, verdiğiniz zarar ‘’vicdanınızı sızlatmıyor mu? Anlaşamadığınız ve anlaştıktan sonra bile hazırlanan yönetmeliğin bu kadar neden geç çıkarıldığını Zonguldak kamuoyuna izah eder misiniz? İsterseniz ben açıklayabilirim. Güneş, balçıkla sıvanmıyor! Siz yaşattıklarınızdan dolayı Zonguldaklılardan özür dilemeyi düşünüyor musunuz? Zonguldak halkı kimin ne yaptığını biliyor ve zamanını bekliyor. Evet o sandık milletin önüne gelecek ve milletimiz, Zonguldak halkı, kendilerine yaşattığınız ekonomik sıkıntıların, ekonomiye verdiğiniz zararların hesabını sandıkta soracaktır. Unutmayın, algıyla yönetim bir yere kadardır. Suçu başkasının üstüne atarak kurtulamazsınız. Kamuoyuna saygılarımızla duyururuz."dedi.




