Türk havacılık tarihi, dün gökyüzünde bilim kurgu filmlerini aratmayan bir sahneye tanıklık etti. Baykar tarafından geliştirilen Türkiye’nin ilk insansız savaş uçağı Bayraktar Kızılelma, dünyada daha önce hiçbir ülkenin denemediği bir ilki başardı: İki insansız uçak, kokpitte kimse olmadan, omuz omuza kol uçuşu gerçekleştirdi.

Peki, bir pilotun bile zorlandığı bu yakın uçuşu, metal yığınları kendi başına nasıl yaptı? İşte mühendislik harikasının perde arkası:

Görünmez Bir Bağ: "Dijital Telepati"

Normalde uçaklar kuleyle veya pilotla konuşur. Ancak bu uçuşta durum farklıydı. İki Kızılelma, havada saniyede binlerce kez birbirleriyle "konuştu". Mühendislerin geliştirdiği özel algoritmalar sayesinde, uçaklar birbirlerinin hızını, yüksekliğini ve rüzgarın durumunu anlık olarak paylaştı. Buna halk dilinde "dijital telepati" diyebiliriz. Biri sağa yattığında, diğeri milisaniyeler içinde bunu hissedip aynısını yaptı.

"Bıçaklanmadık Yerini Bırakmayız" Tehdidiyle Tesisine çöktüler! Cumhurbaşkanımdan yardım istiyorum!
"Bıçaklanmadık Yerini Bırakmayız" Tehdidiyle Tesisine çöktüler! Cumhurbaşkanımdan yardım istiyorum!
İçeriği Görüntüle

Yapay Zeka Nasıl "Çarpışmadan" Uçuyor?

İnsan gözü bazen yanılabilir ama sensörler yanılmaz. Kızılelma’nın üzerindeki gelişmiş radarlar ve kameralar, diğer uçağı bir "engel" olarak değil, bir "partner" olarak tanıdı. Tipkı profesyonel dansçıların birbirine değmeden yaptıkları o kusursuz vals gibi; Kızılelma'lar da aralarındaki mesafeyi lazer hassasiyetiyle korudu. Bu teknoloji, uçağın sadece bir "robot" değil, karar verebilen bir "yapay zeka" olduğunu kanıtlıyor.

Geleceğin Savaş Konsepti: "Kurt Sürüsü"

Bu başarı neden önemli? Çünkü bu teknoloji, gelecekteki "Sürü İHA" (Swarm) saldırılarının temelini oluşturuyor. Yarın öbür gün gökyüzünde tek başına uçan hedefler değil; bir kurt sürüsü gibi organize olan, biri düşmanı şaşırtırken diğerinin vurduğu insansız filolar göreceğiz.

Kısacası; Türkiye artık sadece uçak üretmiyor, o uçaklara "akıl" da veriyor.

Muhabir: Murat Barutçu