Özel sektörde işçi-işveren uyuşmazlıklarına ilişkin dikkat çeken bir karar çıktı. Yıllarca güvenlik görevlisi olarak çalışan M.K., işten çıkarılmasının ardından İş Mahkemesi’ne başvurarak feshin geçersiz olduğunu ileri sürdü.
M.K., istifa etmediği halde işveren tarafından çıkış kodunun “03” olarak bildirildiğini belirterek işe iadesini, işe başlatılmaması halinde tazminat ile 4 aylık boşta geçen süre ücretinin ödenmesini talep etti.
İşveren tarihsiz dilekçeyi istifa olarak sundu
Davalı işveren ise işçinin imzaladığı bir istifa dilekçesi bulunduğunu savundu.
Dosyaya sunulan el yazılı ve imzalı belgede, “Çalışmış olduğunuz projenizden başka bir projede çalışmak için ayrılıyorum” ifadesinin yer aldığı, ancak dilekçede tarih bulunmadığı belirtildi.
İş Mahkemesi, işveren tarafından yapılan feshin geçersiz olduğuna karar vererek M.K.’nin işe iadesine hükmetti.
Mahkeme: Gerçek bir istifa dilekçesi değil
İşverenin kararı istinafa taşıması üzerine dosyayı inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, tarihsiz belgeye itibar edilemeyeceği sonucuna vardı.
Kararda, belgenin hangi tarihte düzenlendiğinin anlaşılamadığı ve içeriği itibarıyla da gerçek bir istifa dilekçesi niteliği taşımadığı vurgulandı.
Mahkeme, işverenin iş sözleşmesinin işçinin istifasıyla sona erdiğini ispatlayamadığına dikkat çekti.
57 bin 240 liralık tazminat belirlendi
Bölge Adliye Mahkemesi, işe iade kararını yerinde buldu.
İşçinin süresi içinde başvurmasına rağmen işe başlatılmaması halinde ödenecek işe başlatmama tazminatı ise 4 aylık brüt ücret karşılığı 57 bin 240 TL olarak belirlendi.





