"Demokrasi ve sendikal mücadelede 31 yılı geride bıraktık"

Tüm Bel Sen kuruluşunun 31. Yılını ülke genelinde olduğu gibi Zonguldak’ta da kutladı.

"Demokrasi ve sendikal mücadelede 31 yılı geride bıraktık"
21 Aralık 2021 Salı 09:41

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK)’e bağlı Tüm Bel Sen 31.yılını kutluyor.

Tüm Bel Sen Zonguldak Şube Başkanı İsmail Sefertas yaptığı açıklamada,”31.yılımızda emek, demokrasi ve barış mücadelesinde umudu büyütmeye devam ediyoruz” dedi.

Sefertas sendika binasında KESK’e bağlı ESM Şube Başkanı Vacit Esen, Tarım Orkam Sen Şube Başkanı Erkut Alacalı, Kültür Sanat Sen Temsilcisi Onur Çebi, Tüm Bel Sen şube yönetim kurulu üyeleri, Tüm Bel Sen Zonguldak şubesi ilk başkanı Nejat Uludüz, CHP Belediye Meclis üyesi Atınç Kayınova ve bazı misafirlerin katılımı ile yaptığı açıklamada,”Modern kent yaşamında ihtiyaç duyduğumuz temel birçok kamusal hizmetin üretildiği ve aynı zamanda tarihsel olarak da demokrasinin beşiği olarak sayılan yerel yönetimlerde çalışan emekçilerin gerçek örgütü TÜM BEL SEN sendikal haklar ve demokrasi mücadelesinde 31 yılını geride bıraktı” diyerek şunları söyledi:

“Emekçiler başta olmak üzere tüm toplumsal güçlerin hak ve özgülükleri için yeniden ayağa kalkarak 12 Eylül karanlığını parçalamaya başladığı 1980’lerin ikinci yarısında başlayan kamu emekçilerinin örgütlenme mücadelesi 1990 yılında Sendikaların kurulmasıyla yeni bir evreye taşındı. Kamu emekçilerinin eğitim iş kolunda başlayan ilk girişimlerinin hemen ardından yerel yönetim emekçilerinin daha öncesinde birçok kentte biriktirdiği mücadele deneyimleri 20 Aralık 1990 tarihinde 6 bin yerel yönetim emekçisi eşliğinde TÜM BEL SEN’ in resmi olarak kuruluşunun gerçekleştirilmesiyle daha ileri bir düzeye taşındı.

Geride bıraktığımız her biri azim ve kararlılık örnekleriyle dolu bu yıllara baktığımızda bu günlere öyle kolay gelinmediğini görüyoruz. Bu mücadelede binlerce arkadaşımız baskı ve engellemelerle karşılaştı. Birçoğumuza adli ve idari cezalar verildi. Kimi zaman sürgünlerle ve ihraçlarla, kimi zaman gözaltı ve tutuklamalarla, kimi zaman da coplarla sindirilmeye, susmaya zorlandık. Ancak bunların hiçbirine teslim olmadık, sinmek veya yılmak bir yana bütün bu saldırılar mücadelemizle yaratacağımız gelecek güzel günlere olan kararlılığımızı ve direncimizi daha da artırdı.

Şemsettin KAYMAK, İkram MİHYAZ, Cemal ÇAM, Elmas YALÇIN gibi birçok yiğit mücadele arkadaşımızı bu uğurda yitirdik. Sendikamızın bu güne gelişinde emeği geçen, yitirdiğimiz mücadele arkadaşlarımızı minnetle ve saygıyla anıyor, her türlü engel ve zorluğa rağmen yılmadan ve yorulmadan mücadeleyi yürüten üye ve yöneticilerimizi yürekten kutluyoruz.

BAK İŞTE YAKLAŞIYOR FIRTINA

Tarihte defalarca yaşamak zorunda kaldığımız gibi bugün de Ülkemiz ekonomik, sosyal ve siyasal bir krizle uçuruma doğru sürükleniyor.

1980’lerin son dönemlerinde siyasal iktidara ve sermayeye karşı “ARTIK YETER, Emekçiler Sizin Kapı Kullarınız Değil” diyerek mücadele bayrağını yükselten ve 12 Eylül’ün karanlık gölgesini parçalayan kamu emekçileri, ülkemizin ekonomik, siyasal ve sosyal kriz çukuruna sürüklendiği bugün de bir kez daha mücadele bayrağını yükselterek “ARTIK YETER” diyor.

18 Aralık ve 19 Aralık’ta dört büyük kentte “GEÇİNEMİYORUZ” diyerek meydanlara çıkan on binler, yıllardır yüksek faize alınan iç ve dış borçlar ve halkın olan kamu kaynaklarını yerli yabancı sermayedarlara satarak sürdürülen; üretimden kopuk, spekülasyona, ranta, betonlaşmaya ve emeğin değersizleştirilmesine dayalı sömürü odaklı ekonomi politikaları sonucu yaratılan bugünkü krizin faturasını halkın sırtına yüklemeye çalışanlara “ARTIK YETER” diyor.

Türkiye’nin geleceğinin karanlık ile aydınlık gibi birbirinin ters iki ayrı yol ayrımı gerçeğinde aydınlık bir geleceğe yürüyebilmek için laik ve demokratik bir ülke, baskı ve sömürünün olmadığı gerçek bir adalet, barış ve özgürlük için her gün daha kararlı, her gün daha güçlü mücadeleye devam ediyoruz.Çünkü, hak verilmez alınır diyerek sürdürdüğümüz her biri dişe diş direnişlere tanık 31 yıllık tarihimizin bize gösterdiği şudur ki; hakları için mücadele etmeyenlerin sonu sefaletten, kulluktan ve kölelikten başka bir şey değildir.

Hiçbir faşizan uygulamanın halkların emek, demokrasi, barış ve özgürlük taleplerini susturamayacağına inanan biz TÜM BEL SEN’ liler, kazandığımız değerlere sahip çıkmak ve bunlara daha yenilerini eklemek için sürdürdüğümüz fiili ve meşru mücadelede tüm yerel yönetim emekçilerini sesimize ses katmaya, gücümüze güç katmaya çağırıyoruz.

Karanlığa karşı aydınlığın, korkuya karşı umudun bu mücadelesinde, kazanan aydınlık olacak, kazanan umut olacak.Kazanan biz olacağız.Çünkü özgürlüklerin daim olduğu çağdaş bir ülkede eşitliği, kardeşliği ve barış içinde birlikte bir yaşamı yaratacak olanlar bizleriz.Birliğimiz ve mücadele kararlılığımız engelleri aşacak en büyük gücümüzdür.

Gelecek güzel günleri, birliğimiz, dayanışmamız ve mücadelemizle yaratacağımıza olan inancımızla tüm örgütümüze, emek dostlarına saygı ve sevgilerimizi sunuyor, daha nice yıllarda birlik ve mücadelemizin sürmesi dileğiyle bir kez daha 31. kuruluş yılımızı kutluyoruz. Zafer direnen emekçinin olacak.”

Sefertas’ın konuşmasının ardından Tüm Bel Sen’in kuruluşunun 31.yılı dolayısıyla pasta kesildi. (Şaban YILMAZ)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.