Saadet Partisi Zonguldak İl Başkanı Burak Erol, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın katılımıyla Filyos Limanı'ndan uğurlanan Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu üzerinden Zonguldak'ın madencilik geleceğine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye'nin doğal gaz üretim kapasitesini artırmaya yönelik yatırımlarını olumlu karşıladıklarını belirten Erol, aynı yatırım yaklaşımının Türkiye Taşkömürü Kurumu için de benimsenmesi gerektiğini savundu.
“Filyos'a gösterdiğiniz ilgiyi TTK'ye de gösterin”
Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu'nun yaklaşık 7 bin kişinin emeğiyle hazırlandığını belirten Erol, projenin Türkiye'nin enerji bağımsızlığı açısından önemli olduğunu ifade etti.
Ancak Filyos'taki yatırımların TTK'nin geleceğine yönelik beklentileri de gündeme getirdiğini söyleyen Erol, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'a şu sözlerle seslendi:
“Sayın Bakan, Filyos'a gösterdiğiniz ilgiyi TTK'ye de gösterin!”
Erol, doğal gaz yatırımlarının yanında Zonguldak'ın taşkömürü üretiminin de uzun vadeli bir planlamayla desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
“TTK kaderine terk edilemez”
Türkiye Taşkömürü Kurumu'nun yıllardır personel eksikliği, üretim kayıpları, iş güvenliği sorunları ve ekonomik belirsizliklerle mücadele ettiğini ifade eden Erol, kurumun yalnızca zararlarıyla gündeme getirilmesine karşı çıktı.
TTK'nin Türkiye'nin sanayi geçmişinde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Erol, özellikle demir-çelik sektöründe kullanılan koklaşabilir taşkömürünün stratejik önemine dikkat çekti.
Erol, şu ifadeleri kullandı:
“Biz doğal gaza yapılan yatırımlara karşı değiliz. Tam tersine, ülkemizin kendi enerji kaynaklarını değerlendirmesini sonuna kadar destekliyoruz. Ancak millî enerji politikası yalnızca denizin altındaki doğal gazı değil, Zonguldak'ın yeraltındaki taşkömürünü de kapsamalıdır.”
Saadet Partisi'nden “TTK 2035 Projesi” önerisi
Burak Erol, TTK'nin geleceğinin güvence altına alınması amacıyla “TTK 2035 Projesi” adı altında kapsamlı bir dönüşüm programı hazırlanmasını önerdi.
Programın bilimsel verilere dayanması, finansmanının önceden planlanması ve denetlenebilir hedefler içermesi gerektiğini belirten Erol, şu önerileri sıraladı:
- İş sağlığı ve güvenliği altyapısının ileri teknolojilerle güçlendirilmesi.
- Yeraltı üretiminde mekanizasyon ve teknolojik modernizasyonun hızlandırılması.
- Personel alımının üretim hedefleri ve emeklilik planları dikkate alınarak yapılması.
- Üretim maliyetleri ve verimlilik sorunlarının bilimsel yöntemlerle değerlendirilmesi.
- Yerli taşkömürünün demir-çelik sanayisindeki kullanımının desteklenmesi.
- TTK için 2035 yılına kadar bütçesi ve performans hedefleri belirlenmiş yatırım programının açıklanması.
“Madencimizi maliyet unsuru olarak görmeyin”
TTK'nin yeniden yapılandırılması gerektiğini savunan Erol, kurumun geleceğinin üretim kapasitesi, iş güvenliği ve istihdam hedefleri birlikte değerlendirilerek planlanmasını istedi.
Erol, konuya ilişkin yaklaşımını şu sözlerle açıkladı:
“TTK'yi kapatmak değil, yeniden yapılandırmak; üretimi azaltmak değil, güvenli ve verimli hâle getirmek; madencimizi maliyet unsuru değil, üretimin en değerli gücü olarak görmek gerekir.”
“Zonguldak yatırımlardan refah payını almalı”
Filyos'taki enerji yatırımlarıyla TTK'nin birbirine rakip olarak görülmemesi gerektiğini belirten Erol, iki stratejik kaynağın birlikte değerlendirilmesini istedi.
Zonguldak'ın yalnızca enerji yatırımlarına ev sahipliği yapan bir kent olmaması gerektiğini vurgulayan Erol, yatırımların istihdam, üretim ve ekonomik refah bakımından da kente katkı sağlaması gerektiğini söyledi.
Erol, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Zonguldak yalnızca enerji yatırımlarının yapıldığı bir şehir değil, bu yatırımlardan istihdam, üretim ve refah payını alan bir şehir olmalıdır.”
“TTK'nin geleceği belirsiz bırakılamaz”
Açıklamasının sonunda Zonguldak'ın madencilik geçmişine dikkat çeken Burak Erol, kömür üretiminin modern teknoloji ve güvenli çalışma koşullarıyla sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.
Erol, sözlerini şu çağrıyla tamamladı:
“Zonguldak kömürün başkenti olarak kalmamalı; güvenli madenciliğin, teknolojinin ve sanayi kalkınmasının da merkezi olmalıdır. Filyos'ta Türkiye'nin enerji geleceği inşa edilirken, TTK'nin geleceği belirsiz bırakılamaz!”




