Trendyol 1. Lig'in 12. haftasında sahasında Sakaryaspor’la karşılaşan Boluspor 3-2’lik skorlarla mağlup oldu. Galibiyeti hak ettiklerini belirten Sakaryaspor Teknik Direktör Turgay Karslı, “Kazanmak için geldiğimiz bir müsabakadan üç puanla kazanarak, ayrılıyoruz. Bizden şu anda elimizdeki potansiyellerimize göre hareket eden bir kulübüz. O potansiyellerimiz de sahada sağladık. Bu skorla da bir oyunla gösterdik. Oyunun ilk yarısı başka bir oyun, ikinci yarısı başka açılardan başka bir oyun olarak değerlendirilebilir. Ama dediğim gibi bir kulüpte mevcut potansiyellerimizle en iyi en iyi şekilde en iyisini nasıl yapabiliriz? Onu değerlendiriyoruz. Biz bu haftaya önceki haftalar gibi yani mutlaka kazanmak ve oyun kurgusunu, oyun disiplininden uzaklaşmamak üzerine kurduk. Aynı istikrarı bundan sonraki süreçte de değerlendireceğiz. Zemin çok iyiydi. Bizim oynamamız için de bize müsaade etti. Kalecilerin oyuna etkisi vardı. Bizim adımıza konuşabilirim. Bizim öndeki hücum için kullandığımız argümanlar bize sahada cevap verdi. Hak ettiğimiz bir mücadeleyi kazandığımızı düşünüyorum. Boluspor'a da verdiği mücadeleden dolayı da teşekkür ediyorum” dedi.

“Çok şey gördüm ama bu kadar kötüsünü görmedim”

Hakem hatalarının maçta çok olduğunu dile getiren Boluspor Teknik Direktörü Yalçın Koşukavak, “Çok erken geriye düştük. Çok erken geriye düşüp ilk yarım saatte 2-0, buradan dönmek çok kolay değil. Sadece geçiş hücumuyla etkili olmaya çalıştı Sakarya. Çok basit toplar kaybediyoruz. Biraz kaliteden dolayı kaynaklanan bazı şeylerimiz var. Ama sonra tekrar ayağa kalkıp 2-0 skordan cevap vermeye gayreti oyuncularımı takdire şayan ama maalesef Türk futbolunun kanayan yaralarından bir tanesi herhalde alt kategoriden gelen bir hakem beşinci maçını yönetiyor bu ligde. Böyle bu işler. Beşinci maçını yönetiyor bu ligde. 1982 senesinde futbola başladım. Çok şey gördüm ama bu kadar kötüsünü görmedim. Çok ciddi söylüyorum. Tamam biz mağlup olduk 2-0 geriye düştük. Oyunun bazı sekanslarında yanlış işler yaptık kaybettik. Artık Türk futbolu bu konformist düşünceden kurtulmalı. Bütün maçları tek tek herkes izlesin baksın. Zamana oynayan kaleciye uyarı, uyarı, uyarı, konformist düşünce devreye giriyor, 90+5’te sarı kart. Çocukluğumdan beri görüyorum ben bu sahneyi. 40 yıldır. Biraz daha cesaretli olup oyunu oynatmak adına bu ülkede topu oyunda kaldığı süre 40-45 dakika. Bu ülke futbolu nasıl gelişecek? Maça kazanırsınız, kaybedersiniz ayrı bir şey. Gözümün önünde top taca çıkıyor. Dördüncü hakem söylüyor. Orta hakem ‘Ben de pardon’ diyor. Bütün deplasman takımını koruma içgüdüsü konformist düşünce yapısı Türk futbolunun en büyük hastalıklarından bir tanesi maalesef. Böyle bir şey olamaz çok yazık. Çok üzgünüm. Yani maçı kaybettiğimden dolayı değil. Yıllardır bu sahneleri gördüğüm için üzgünüm. Bugün Boluspor'a, yarın Sakarya'ya, öbür gün Kocaeli'ne. Çok zor bir şey değil ki biz datalı bir iş yapıyoruz. Biz bu kadar emek verip çalışıyoruz. Bizi analiz ediyorlar, rakip takımlar. Biz de rakip takımları analiz ediyoruz. Bu hakemleri bir analiz eden yok mu? Oturup Türkiye Futbol Federasyonu'nda 20 tane hakem bu adam nasıl maç yönetmiş de böyle bir analiz departmanı yok mu?” diye konuştu.

“Çok ayıp, yazık günah şeyler”

Sakaryasporlu futbolcu Del Valle’nin kendisine terbiyesizlik yaptığını ifade eden Koşukavak, “Türk futbolunun bir problemi daha maalesef. Bu ülkeye gelecekse ahlaklı yabancılar gelsin ki bizim Türk evlatlarını bir model oluştursun, ahlaklı olsun, adam olsun, bizim genç oyuncularımız da profesyonelliği, oyunculuğu öğrensin. O Del Valle'nin durumu nedir? Adam bana ana avrat küfrediyor, oyunun birinci dakikasında. Çok ayıp yazık günah şeyler. Çok üzgünüm yani. Skordan bağımsızlık söylediklerim. Sakaryaspor'u tebrik ederim. Başarılar dilerim. Kadro kalitesi var. Oyuncu kalitesi yüksek bir takım ama biz çok direndik. Çok cevap verdik. Ama hakem arkadaş maalesef altıncı maçını bu 1.ligde birinci Lig'de oynuyor” ifadelerini kullandı. (İHA)

AW075081_01

Boluspor: 2 - Sakaryaspor: 3 Boluspor: 2 - Sakaryaspor: 3

Yolunu kaybetti, su kanalına uçtu! Yolunu kaybetti, su kanalına uçtu!

Editör: Murat Barutçu