Su zammının vatandaşları temel ihtiyaçlarını karşılarken bile hesap yapmak zorunda bıraktığını ifade eden Uzun, "Biz bu suyu içerken, yemek yaparken ya da en temel hakkımız olan temizlik için kullanırken artık metreküp hesabı mı yapacağız? 'Bu ay fatura ne kadar gelecek?' diye düşünmek zorunda kalmak normal mi?" diye sordu.
"Su ticari meta değil"
Hayat pahalılığı ve artan maliyetlerin sürekli gündeme getirildiğini belirten Uzun, suyun diğer tüketim kalemlerinden farklı değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
"Su tasarruf edilmesi gereken bir kaynaktır. Ancak tasarruf başka şeydir, suyu vatandaş için neredeyse lüks hâline getirmek bambaşka bir şeydir. Su ticari bir meta değil, vazgeçilmez bir yaşam hakkıdır." ifadelerini kullandı.
"Dar gelirli vatandaşın yükü artıyor"
Son zamlarla birlikte su faturalarının birçok aile için ciddi bir geçim sorununa dönüştüğünü dile getiren Uzun, emekliler, asgari ücretliler ve dar gelirli vatandaşların elektrik, doğalgaz, kira ve gıda giderlerinin ardından şimdi de su faturalarını düşünmek zorunda kaldığını belirtti.
"Zonguldak halkına musluğu açarken taksimetre çalışıyormuş gibi hissettirmemelisiniz." diyen Uzun, belediyenin su politikalarını eleştirdi.
"Dün yanlış dediğimize bugün doğru diyemeyiz"
Açıklamasında siyasi tutarlılık vurgusu da yapan Ebru Uzun, AK Parti döneminde artan maliyetler gerekçe gösterilerek yapılan su zamlarını eleştirdiklerini ve buna karşı belediye önünde eylemler düzenlediklerini hatırlattı.
"Onlar yaparken yanlış olan, biz yapınca doğru olmuyor maalesef. Suyun temel bir yaşam hakkı olduğunu savunan biri olarak, bu hakkı erişilmesi güç hâle getiren her kararın hem vicdani hem de siyasi bir sorumluluğu olduğuna inanıyorum." dedi.
"Doğruya destek, yanlışa itiraz"
Ebru Uzun, Zonguldak Belediye Başkanı'nın faydalı buldukları çalışmalarını desteklediklerini ancak yanlış gördükleri uygulamaları da eleştirmekten kaçınmayacaklarını belirterek açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Elbette Sayın Başkan'ın doğru ve faydalı gördüğümüz her çalışmasının yanındayız. Ancak yanlışına da 'yanlış' diyebilmenin, 'Bir çift mavi gözün ışığında' gerçekten yürüdüğünü söyleyen herkesin boynunun borcu olduğuna inanıyorum."