Türkiye’de son dönemde yaşanan okul saldırıları ve gençlik şiddeti, dijital platformların etkisini yeniden gündeme taşıdı. Bu tartışmalar sürerken Yaşar Üniversitesi’nde yapılan bilimsel bir araştırma dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu.

3 milyondan fazla mesaj incelendi
Prof. Dr. Mehmet Gökay Özerim koordinatörlüğünde yürütülen ve TÜBİTAK destekli projede, 3 milyondan fazla Telegram mesajı analiz edildi. Uluslararası ekip tarafından yürütülen çalışma, Londra merkezli “Migration and Diversity” dergisinde yayımlandı.

Nefret söylemi bilinçli üretiliyor
Araştırmaya göre dijital ortamlarda göçmen karşıtı söylemler rastlantısal değil. Tiksinti, öfke ve korku gibi duyguların bilinçli şekilde kullanıldığı ve manipülasyonun sistematik olduğu belirlendi.

“Duygusal yankı odaları” oluşuyor
Çalışmada, özellikle Telegram gibi platformların düşük denetim ve anonim yapısı sayesinde “duygusal yankı odaları” oluşturduğu vurgulandı. Bu ortamlarda benzer görüşlerin sürekli pekiştirildiği ifade edildi.

Silvan’ı sel vurdu: araçlar zarar gördü
Silvan’ı sel vurdu: araçlar zarar gördü
İçeriği Görüntüle

Gençler için risk uyarısı
Prof. Dr. Özerim, dijital nefretin bireysel değil planlı bir süreç olduğuna dikkat çekerek, bu içeriklerin gençler üzerinde radikalleşmeye yol açabileceğini belirtti.

Çözüm eğitimde
Uzmanlar, sorunun yalnızca içerik kaldırmayla çözülemeyeceğini vurgularken; dijital medya okuryazarlığının artırılması ve gençlere eleştirel düşünme becerisi kazandırılması gerektiğini ifade etti.

Kaynak: İHA