Ellerinde Türk bayraklarını alan yüzlerce vatandaşlar " Ne mutlu Türküm diyene" Bayrağa uzanan eller kırılsın" sloganları atarak şehitler anıtına kadar yürüdü. Yürüyüş yapan gruba çevredeki vatandaş alkışlarla destek verdi.
Şehitler Anıtı'nda toplanan kalabalık saygı duruşu ve İstiklal marşı okundu. Yürüyüş komitesi adına şehitler anıtı'nda basın açıklaması yapan Türk ocakları Zonguldak şube sekreteri Burak Candaş
Aziz Türk Milleti, saygıdeğer Zonguldaklılar!
Bugün bizleri buraya biraraya getiren, rengini vatan uğruna canlarını veren şehitlerimizin kanından alan ayyıldızlı albayrağımıza karşı yapılan alçakça kışkırtma hatta devletimize ve milletimize meydan okunmasıdır. Türkiye Cumhuriyeti büyük ve güçlü bir devlettir. Sınırlarını emperyalist devletlerin masa başında cetvelle çizdiği sunî bir devlet değildir. Bayrağımız da aynı şekilde rengini ve şeklini emperyalist devletlerin projelerinin belirlediği alelade bir bayrak değil, rengini ve şeklini büyük Türk milletinin vatan uğruna verdiği mücadelesinden, şehitlerimizin kanlarından alan bağımsızlık sembolümüzdür. Dolayısıyla, bayrağımıza yönelik her saldırı, karşısında büyük Türk milletinin çelik yumruğunu bulacaktır. Hiç kimse, bayrağımıza yapılan saldırı karşısında susacağımızı, pusacağımızı, günlük tepkilerle bu olayın geçiştirileceğini zannetmesin. Sınırımızın ötesinden gelip, ülkemizde yaşayan işbirlikçileriyle bayrağımıza yapılan saldırı Türk milletinin sabrını taşırmıştır! Türk milleti, ülkesinde yaşayan her vatandaşını Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Ne Mutlu Türk'üm Diyene" sözündeki kapsayıcı anlayışla kucaklar. Devletimizin hiçbir döneminde Cumhurbaşkanlığı makamından, herhangi bir memuriyete kadar hiçbir kamusal görevde kimsenin etnik aidiyeti gözetilmemiş, sadece devletine, ülkesine bağlı olması dikkate alınmıştır. Bu vatanda bin yılı aşkın süredir farklı inanç ve etnik kökenden birçok insan Türk milletinin engin adalet ve hoşgörülü anlayışıyla huzur içinde yaşamış ve yaşamaya devam edecektir.
Ancak bu adalet ve hoşgörü anlayışı, vatan topraklarımızda rengini ve şeklini emperyal projelerin belirlediği paçavralar ile bağımsız bir yapı kurmak isteyen terör unsurlarına cesaret vermesin! Türk'ün hoşgörüsü geniştir ancak ayranı kabardığında bırakın terör unsurlarını, karşısında yedi düvel dahî olsa neler yapabileceğini 1919'da başlattığımız Milli Mücadelede göstermiştir. O nedenle tarihe bir bak, Türk'e baş kaldıranın sonu ne olmuş?
Bir sözümüz de yetkililerimize olacaktır! Şanlı bayrağımız gönderden indirilmeye çalışılırken neden engel olunmamış ve şanlı bayrağımızın gönderden indirilerek yerlerde sürüklenmesine, çiğnenmesine neden izin verilmiştir?
Bu menfur olayla tekrar hatırlarımıza 1996 yılında Kıbrıs'ta Türk bayrağına karşı yapılan saldırı geldi. 1996 yılında Türk yurdu Kıbrıs'ta bir Rum'un Türk bayrağını indirme girişimine karşı vur emrini vererek Türk bayrağını gönderden indirtmeyen Hasan Kundakçı Paşa'mıza rahmet olsun. O zaman soruyoruz; 1996'da Kıbrıs'ta indirilemeyen Türk bayrağı 2014'te Diyarbakır Lice'de, 2026'da Mardin Nusaybin'de nasıl indirilebiliyor?
Büyük Türk milleti, şanlı bayrağına saldıranları tükürüğüyle dahî boğacak kudrete sahiptir! Ancak bizim devletimiz, hükümetimiz ve güvenlik güçlerimiz var. O nedenle herkes görevini yapsın! Bayrağımızı korumakla yükümlü olan yetkilileri de uyarıyoruz; güvenlik güçlerimizin günlük politik kaygılarınızla elini kolunu bağlamayın. Güvenlik güçlerimizin şanlı bayrağa saldırı olduğunda tıpkı 1996'da Kıbrıs'ta olduğu gibi inisiyatif kullanabilmesi sizlerin elindedir!
Bundan sonra yapılacak herhangi bir saldırıda büyük Türk milletinin bugünkü sabrını göstermeyeceğini hem terör unsurlarının hem de yetkililerimizin bilmesi gerektiğini tekrar hatırlatıyoruz. Bayrak namustur! Büyük Türk milleti bundan sonra namusuna yönelecek böyle bir hareketi affetmeyecektir!Kamuyouna ve Büyük Türk Milletine duyurulur!
Basın açıklamasının ardından program sona erdi