Yaşamak bir ot gibi

Abone Ol

Su kullanma, az kullan, yıkama, yıkanma; üstün başın da koksun, sen de kok… Lokantaya falan gitme, simit de yeme, açlıktan nefesin kokarsa koksun, kimseye yanaşma… Dolmuşa filan binme tabana kuvvet yürü; sigara içme, alkollü içki kullanma, sağlığını kazan…

Zonguldak’ta son günlerin gündemi böyle konular, geçim sıkıntısı çeken, sürünen asgari ücretliye emekliye bir de gereksiz zamlarla eziyet.

Ulaşıma yapılan zamlardan gencinden orta yaşlısına kadar herkes payını almış, öyle ki yol parasının artanıyla bir simit alan öğrenci şimdi bu simidi de alamıyor, simit parasını dolmuşçu ve otobüsçü kaptı, kendisi aç kalıyor aç!

Vatandaşın alternatifi yok, her yer dağ tepe, o dolmuşa otobüse mecburen binecek… O suyu kullanacak… O elektrik o lamba yanacak…

Emeklisi 23 bin liraya, çalışanı 28 bin liraya talim edecek,

Peyniri 600’den, eti 1.600’den yiyecek,

Günyüzü görmeyecek,

Üstüne başına almayacak,

Böyle böyle yaşayacak, ot gibi, yaşayabilirse…

Siz şimdi buna insanca yaşamak diyebilir misiniz?

Ya da şöyle soralım;

Böyle yaşayanlara insan diyebilir misiniz?

Yaşamanın ne olduğunu ünü dünyayı sarmış şairimiz Nazım Hikmet “Davet” başlıklı şiirinde iki üç satırla şöyle özetlemiş:

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür

ve bir orman gibi kardeşçesine,

bu hasret bizim…

Ve aradan da 80 küsur sene geçmiş…

Biz hala o kardeşliği keşfedememişiz!..