Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Müberra Hraloğlu, Nipah virüsünün nadir görülmesine rağmen yüksek ölüm oranı nedeniyle küresel ölçekte ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti.
Hindistan’daki Vakalar Endişe Yarattı
Son günlerde Hindistan’ın Batı Bengal eyaletinde, özellikle Kalküta ve çevresinde Nipah virüsü vakalarının görülmesinin uluslararası kamuoyunda endişeye neden olduğunu hatırlatan Hraloğlu, küresel hareketlilik nedeniyle bu tür vakaların yakından izlenmesi gerektiğini vurguladı.
Bulaş Kaynağı Yarasalar
Nipah virüsünün ilk kez 1999 yılında Güneydoğu Asya’da tanımlandığını belirten Hraloğlu, virüsün doğal rezervuarının meyve yarasaları olduğunu söyledi. Virüsün, enfekte hayvanlardan veya insandan insana temas yoluyla bulaşabildiğine dikkat çekti.
Sağlık Çalışanları Risk Altında
Özellikle solunum yolu salgıları ve vücut sıvılarıyla temasın bulaş riskini artırdığını ifade eden Hraloğlu, bu durumun sağlık çalışanları ve hasta yakınları açısından ciddi tehlike oluşturduğunu belirtti.
Belirtiler Hızla Ağırlaşıyor
Hastalığın ateş, baş ağrısı, kas ağrısı ve halsizlik gibi grip benzeri belirtilerle başladığını söyleyen Hraloğlu, ilerleyen süreçte bilinç değişikliği, havale, solunum yetmezliği ve ensefalit gelişebileceğini kaydetti.
Erken Tanı Hayat Kurtarıyor
Bazı vakalarda hastalığın çok kısa sürede ağırlaşarak koma ve ölümle sonuçlanabildiğini vurgulayan Hraloğlu, erken tanı, izolasyon ve temaslı takibinin hayati önem taşıdığını dile getirdi.
Aşı ve Kesin Tedavi Yok
Nipah virüsüne karşı henüz onaylanmış bir aşı veya spesifik antiviral tedavinin bulunmadığını belirten Hraloğlu, tedavinin yoğun bakım ve destekleyici uygulamalara dayandığını söyledi.
Korunma Önlemleri Öne Çıkıyor
Salgın bildirilen bölgelere seyahat edenlerin çiğ veya iyi yıkanmamış meyvelerden, açıkta satılan gıdalardan ve hayvan temasından kaçınması gerektiğini ifade eden Hraloğlu, şüpheli belirtilerde gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulması çağrısında bulundu.
Küresel Risk Vurgusu
Hraloğlu, artan uluslararası seyahatlerle birlikte zoonotik hastalıkların sınır tanımadığını belirterek, farkındalık, doğru bilgilendirme ve güçlü sağlık sistemlerinin olası salgınların önlenmesinde kilit rol oynadığını söyledi.