TTK itibarsızlaştırılıyor

Abone Ol

Bir senaryo uygulanmaya başlandı. Geldikleri günden bu yana TTK işçi sayısını 15 binlerden 7 binlere düşürerek yarı yarıdan fazla azaltan Akepe iktidarı bu kurumu sübvanse etmemenin yollarını da yoklamaya ve tartışmaya açmaya başladı.

Önce üretim durduruldu;

Bakım onarım güvenlik vs. gibi bahaneler bulunarak ilk aşama başlatıldı. Peki, yer altındaki binlerce işçi şimdiye kadar güvenlikli çalıştırılmıyor muydu? Eğer böyleyse kim bunun sorumlusu? İşçi güvenliğinden sorumlu en baştaki isimleri kim atadı, bunlar görevlerini yerine getirmediyseler neden hala görevdeler? Genel Müdüre bir sorun bakalım, iş güvenliği sorunu dün mü başladı? Ocaklarda üretimin durdurulması sinyalini kim çakmış?

İlk aşama ilk sonuçları kamuoyunun gözünde TTK’yı itibarsızlaştırmak olarak ortaya çıkacaktır, “ocaklarda can sağlığı tehlikede, işçileri koruyoruz biz…” denilerek bir şirin gözükme filmi de gösterime girecektir. Nabızlar yoklanıyor şimdilik…

Sonra kurumun gayrimenkulleri… Taşınır, taşınmaz olanlar… TTK’nın Fener semtindeki evleri başta olmak üzere tüm kente, ilçelere ve beldelere yayılmış olan binaları, arsaları, araç parkı, limandaki deniz araçları, sosyal tesisleri vs. vs. vs.

Her an bir açık artırma(!) bekleyin…

Bunlara gözlerini diken birileri elbette vardır!

Hazine arazilerini de şimdi “bastır parayı al tapusunu” diyerek satışa çıkardılar ya; neden? Para lazım para… Kim bilir hangi sahiller, kıyılar, benzer araziler kimlere gidecek? Milletin malı değil miydi bunlar?

Siz istediğiniz kadar “stratejik maden” ya da “ülke güvenliği” filan deyip durun, adamlar soluduğun havaya ve içtiğin suya bile zerre kadar önem vermiyor, ormanları dereleri çayları ona buna kiralayıp domuzdan kıl koparmaya bakıyor…

Akepe iktidarı bu tür konulara “nostaljik” gözle yaklaşmıyor, hayvancılığı yerle bir edip yiyecek eti bile Güney Amerika’dan ithal eden bu hükümet parasız pulsuz kaldığı ve sermayeyi tükettiği bu zamanlarda TTK’ya ve maden işçisine koltuk çıkmak yerine kömür ithalini eskiden daha kapasiteli olarak kimsenin gözünün yaşına bakmadan sürdürür.

Evet;

Yakında “evlerinizde hep oturun, aylıklar hesaplara yatacak” denilerek ve yanında da “isterseniz başka bir işte de çalışabilirsiniz, ek gelir olur” sosuyla tatlandırılan bir çeşni şekliyle maden işçisine sunulacak olan bu öneriye kim, hangi işçi hayır diyecek? Maksat zaman içerisinde bunları emekli edip TTK yükünden kurtulmak değil mi?

Dediğimiz gibi, nabızlar yoklanıyor, hükümete para gerek, her şey satıldı, elde TTK kaldı…

Senaryo böyle kurgulandı…

Filmin adı da “Pompei’nin son günleri” konacak!