Zonguldak

“Saray kapılarında değil Cumhuriyetin yanındayız”

Eğitim-İş Zonguldak Şube Başkanı Kamuran Çataklı, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın açıklamalarına sert tepki göstererek Cumhuriyet ve Atatürk değerlerini savunmaya devam edeceklerini vurguladı.

Abone Ol

Eğitim-İş Zonguldak Şube Başkanı Kamuran Çataklı, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın açıklamalarına sert tepki gösterdi. Çataklı, söz konusu ifadelerin Cumhuriyet ve aydınlanma değerlerine yönelik bir saldırı olduğunu savundu.

Çataklı yaptığı açıklamada, “Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın ağzından dökülenler, Cumhuriyet’le kavgalı siyasi bir aparatın kendi kendini ele verişidir. “100 yıllık narkoz” iddiası, sadece bir söz değil; Cumhuriyet’e, eğitim emekçisine ve aydınlanma değerlerine karşı açık bir saldırıdır. Bu ifade, gerçeklere gözlerini kapamış, ideolojik saplantılara hapsolmuş bir zihniyetin itirafıdır. Atatürk ve Cumhuriyet devrimlerine yönelen bu hınç, Ali Yalçın ve temsil ettiği zihniyetin bitmeyen hesaplaşma arzusunu ortaya koyuyor” dedi.

Çataklı açıklamasında, “Onlar, cehaletin karanlığından kurtulup fikri hür nesiller yetiştirmeyi “narkoz” sanıyor; biz buna uyanış diyoruz. Onlar, kul olmayı fıtrat, biat etmeyi meziyet sayan bir düzeni özlüyor. Biz ise aklın ve bilimin rehberliğinde ayağa kalkmış bir milletin iradesini savunuyoruz” diyerek şunları söyledi:

“Emekçi hakları gasp edilirken susanlardan, makam ve paye peşinde koşanlardan, saray kapılarında el pençe duranlardan, üyesi yoksulken yöneticileri zenginleşenlerden, sefalet zamlarına alkış tutanlardan sendikacı olmaz; olsa olsa figüran olur.

Biz talimatı saraydan değil, Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk’ten alıyoruz. O nedenle, asla susmayacağız, asla boyun eğmeyeceğiz, Mustafa Kemal Atatürk’ün “en büyük eserim” dediği Cumhuriyet’ten asla vazgeçmeyeceğiz.

Ali Yalçın ve Memur-Sen’in “100 yıllık narkoz” ifadeleri, Cumhuriyet ve Atatürk değerlerine yönelik açık bir saldırıdır. Bu sözler, sendikal mücadele değil, Cumhuriyet düşmanlığının göstergesidir. Onların görevi emekçilerin hakkını savunmak değil, kendilerini var eden iktidara hizmet etmektir.

Eğitim-İş olarak Cumhuriyetten, emekten ve aydınlanmadan yana olan tüm kamu emekçilerine sesleniyoruz:

Emeği satan, saray kapılarında el pençe duran ve Cumhuriyet değerlerine savaş açanlarla aynı safta durmayın. Memur-Sen’den istifa edin ve gerçek sendikacılığın yanına geçin!

Gücünü siyasetten değil, emeğin onurundan alan Eğitim-İş, Cumhuriyet ilkelerinin, demokrasinin, çocuklarımızın eşit ve nitelikli eğitim hakkının savunucusu olmaya devam edecektir”