Güneşin zararlı etkilerine karşı güneş kremi kullanımının önemine dikkat çeken uzmanlar, yaz aylarının gelmesi ve deniz sezonunun açılmasıyla vatandaşların güneş kremine olan yönelimin arttığını belirterek sahte ürünlere karşı uyarılarda bulundu. Medicana Zincirlikuyu Hastanesi'nden Dermatoloji Uzmanı Dr. Melodi Çekiç, güneşe maruziyetin oluşturabileceği problemler hakkında bilgi verirken sahte ürünlere karşı dikkat edilmesi gerekenleri sıraladı. Uzm. Dr. Çekiç, hastaların başvurularına ilişkin de konuştu.
"Hastalar alerjik reaksiyonlarla çok başvuruyor"
'Deri sağlığı açısından ultraviyolenin etkisinin en yüksek olduğu haziran ve eylüle kadarki dönem çok önemli' diyerek sözlerine başlayan Uzm. Dr. Melodi Çekiç, "Güneşten korunmazsak ileri yaşlarda, 50 yaş üstü daha çok gördüğümüz, melanom ve diğer tipteki cilt kanserlerinin riski artıyor. Aynı zamanda kanserin öncülleri de çok fazla görülüyor. Özellikle bu dönemde 6 aydan büyük bebekten itibaren herkesin mutlaka en az 50 faktörlük, ultraviyole A ve B, ibaresi bulunan bir güneş kremi kullanması gerekmekte. Özellikle 10.00 ile 16.00 saatleri arasında 2 saatte bir yenileme öneriyoruz. Online siteler ve internetten alınan çok sayıda sahte güneş kremi olabiliyor. Son kullanma tarihi önemli ve etiketi yanlış basılmış ürünler, logosu düzensiz olan ürünler yine sahte olabiliyor, bunlara dikkat edip daha çok eczane ve ruhsatlı yerlerden alınmasını öneriyoruz. Kremin kokusu değişmiş mi, tortulu bir yapısı var mı, dikkat etmek gerekiyor. Genel kıvamı değişebilir ama içinde katı materyallerini olması, renk değişimlerinin görülmesi, ürünün oksitlendiğini ya da sahte olduğunu gösterebilir. Bu tarz ürünleri kullanmamız gerekiyor" dedi.
"Çok sık hasta başvurumuz var"
Sahte ürünlere ilişkin konuşan Uzm. Dr. Çekiç, "Yeterli koruma sağlamıyor, hastalar güneş hasarına maruz kalıp ilerde cilt kanseri gelişim riskinden korunamamış oluyor. Güneşe bağlı cilt yaşlanması, ciltte leke oluşumu gibi şeyler engellenememiş oluyor. Özellikle hassas kişilerde ciltte yaygın kabarıklık, kızarıklık hatta sulantılı yaralar gibi alerjik reaksiyonlarla hastalar çok başvuruyor. İçeriğinde içindekiler bölümünde yazmayan birçok madde yer aldığı için dikkat edilmesi gerekir. Bu maddelerin kanserojen olanları da ileride lenfoma ve diğer kanserlere de yol açabilir. Güneş kremi sonrası çok sayıda hasta özellikle alerjik reaksiyonlarla geliyor, çok miktarda görmekteyiz. Yüz, boyun, el gibi güneşte kalan bölgelerde ciddi yanık benzeri reaksiyon bile olabilmekte. Genellikle güneş kremini sürdükleri 2 ya da 3'üncü gün, 1 hafta içinde başlayabilir. Egzama tarzı lezyonlar olabiliyor hatta kullanıma devam etme durumunda vücuda bile yayılan reaksiyonlar gözlenebiliyor. Hastalar bazen kendileri fark etmiş oluyor bazen aynı anda birkaç şeye yeni başlamışsa öyküden anlıyoruz. O şekilde çok sık hasta başvurumuz var. Sahte ürün ya da internetten alınan ürünler ya da bitkisel denilen ama içeriği çok belirli olmayan güneş kremleri kullanımı sonrası çok reaksiyon oluşabiliyor. Hastalar ileri yaşta çokça deri sorunuyla başvurabiliyor, gençlik döneminde bunları çok anlayamayabilirler. 50-60 yaş sonrasında da bazı kişilerde 5'ten fazla sayıda bile cilt kanseri ortaya çıkabiliyor, en çok güneş gören bölgelerde oluyor" şeklinde konuştu.
"Çocukluk dönemindeki yanıklar cilt kanseri gelişim riskini 10 kata kadar artırabiliyor"
'Solaryumu hiç önermiyoruz; direkt cilt kanserini artırabilen bir etken' diyen Çekiç, "Çocukluk dönemi yanıkları en büyük risk faktörü olduğu için ilk 6 ay bebeklerde fiziki koruma öneriyoruz. Çocukluk dönemindeki güneş yanıkları cilt kanseri gelişim riskini 10 kata kadar artırabiliyor. Gelen hastaların da derideki güneş hasarları genelde çocukluktan kalan yanık olarak söylüyorlar. Çocukluktan itibaren dikkat etmek gerekiyor. Güneş yanığında en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması, gerekirse damardan sıvı tedavisi bunun yanında cildi soğutan ıslak pansumanlar hem o kızarıklık reaksiyonunu azaltacak hem o antiseptik olan bazı krem uygulamaları yapıyoruz. Çok ciddi yanıklarda kısa süreli kortizonlu ilaçlar bile kullanmamız gerekiyor. Deniz ya da havuzda yüzme sonrası da duş alıp yenilenmesini öneriyoruz" ifadelerini kullandı.
"Güneş kremi sonrası çok ciddi reaksiyon geçiren hasta vardı"
Bir hastasında karşılaştığı duruma ilişkin bilgi veren Çekiç sözlerine şöyle devam etti:
"Bana en son gelen, çevresindeki arkadaşları tarafından ‘Bunun içeriği yüzde yüz bitkisel, çok iyi' diye önerilerek aldığı bir güneş kremi sonrası çok ciddi hatta 2'nci derece yanık benzeri bir reaksiyon geçiren hasta vardı. Serumlarla vs. müdahale etmemiz gerekmişti o yüzden çevremizdekilerin bitkisel, doğal dediği her şeyi almamak gerekiyor. Gerekli testleri yapılmamış olabilir. Vücutlarında değiştiğini, yeni çıktığını, büyüdüğünü gördüğü benleri ya da yeni oluşan lezyonları uzman dermatoloğa göstermeleri gerekmekte. Çok geç safhada başvuran hastalarımız oluyor. Cilt tipine uygun ürün kullanmayıp akne ataklarıyla ya da altta yatan bir roza gibi hastalığın alevlenmesiyle gelen hastalar oluyor. Kanserlerde en sık gördüğümüz bazal hücreli karsinom dediğimiz; daha çok ileri yaşta olmasına rağmen son dönemlerde 30'lu yaşlarda da birçok hastamızda ortaya çıkıyor. En çok baş boyun yerleşimli, en korktuğumuz melanom, direkt de benlerden de gelişebilir. Skumöz hücreli diye bir tipimiz var, o daha ileri yaşta ve yıllarca güneş altında kalan örneğin; çiftçileri denizcilerde çok görebildiğimiz, lenflere de yayılım yapabilecek bir kanser. Bunlar için de en önemli şey güneşten korunma"
Sahte güneş kremlerine dikkat
Hava sıcaklıklarının yükselmesiyle güneş kremine yönelim artarken sahte ürünlere karşı uyaran Dermatoloji Uzmanı Dr. Melodi Çekiç, "Online siteler ve internetten alınan çok sayıda sahte güneş kremi olabiliyor. Etiketi yanlış basılmış, logosu düzensiz ürünler sahte olabiliyor, daha çok eczane ve ruhsatlı yerlerden alınmasını öneriyoruz. Hastalar alerjik reaksiyonlarla çok başvuruyor. İçindekiler bölümünde yazmayan birçok madde yer aldığı için dikkat edilmesi gerekir. Bu maddelerin kanserojen olan
Bunlar da ilginizi çekebilir