MARKETTEKİ KABAKLAR

Abone Ol

Politika iyice seviyesizleşti…

“Hayatta bir başka partiye geçmem” diye namus sözü veren erkekli kadınlı politikacılar şimdi transfer listelerinin göbeğinde yer alıyorlar.

Hadi erkekleri bir anlamda anlıyoruz da, Fırıldak Kubi’den bu yana gerçekleşen dönüşümleri hala hatırlıyoruz da, kadınlara ne oluyor?

Denizlili Topuklu Efe’den sonra, Afyonlu Sokakların Başkanı…

Türkiye politikasına kadınların artan oranlarda katılmalarının gereğine değiniyoruz da şu karşı karşıya kaldığımız manzaraya bak…

Bizim insanımız bir tuhaf walla;

Marketten kabak alırken yarım saat evirir çevirir inceler, kendisini yönetecek kişiyi düşünmeden seçer!

İnsan üzülüyor,

Hem giden ve yanan oyuna, hem de bel bağladığı partisinin düştüğü durumlara…

En güvendiği isimlerin kimisi 180 derece çark ediyor, kimisi belinde peştamalla otel odasında basılıyor, bir kısmı da ince işlerde Kazanova’yı sollamış Donjuanlar!

Gençliğe böyle mi örnek olacaksınız?

Gençlik bazı partililerin dilinden de anlamıyor, içlerinde hala Osmanlıca konuşanlar var;

“Kanıt” yerine “ispat”…

“Önlem” yerine “tedbir”…

“Örneğin” yerine “mesela”…

Yakında “kuzey-güney” bırakırlar, “Şimal-Cenup” başlarlar…

İYİ Partinin Genel Başkanı geçtiğimiz gün bir televizyonun sabah programında öyle bir cümleler kuruyor ki, yaşı 70 olanlar bile bazı kelimeleri anlamıyor, örneğin şöyle diyor: “Sizin inhisarınızda mı bu işler?”… “İnhisar” ne demek mi? “Tekel” demek. 50’li, 60’lı yılların ilkokul kitaplarında bile tekel geçiyor, bizim ki inhisar diyor. Nerden buldun kardeşim?

“Bakış zaviyesi” deniliyor, “bakış açısı” demekmiş…

90 yaşındakiler bile açı diye okumuşlar, bunlar zaviyeyi nereden öğrenmişler? “Sebep-netice”den mi öğrendin?

Ondan sonra da “biz arap değiliz, Türk’üz…”

Kolay gelsin kardeşim, devam et…
Bu kafayla gidersen askere, nah alırsın teskere!..