Zonguldak

Madenci Anıtı'nda Tarihi Gece! Binlerce Kişi Tek Yürek Oldu

15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü kapsamında Zonguldak'ta düzenlenen Demokrasi Yürüyüşü'nde binlerce vatandaş, protokol üyeleriyle birlikte İstasyon Caddesi'nden Madenci Anıtı'na yürüyerek şehitleri andı ve milli birlik mesajı verdi.

Abone Ol

Zonguldak'ta 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü dolayısıyla düzenlenen anma etkinlikleri, İstasyon Caddesi'nden Madenci Anıtı'na gerçekleştirilen Demokrasi Yürüyüşü ile başladı. Mehteran takımı eşliğinde düzenlenen yürüyüşte vatandaşlar ellerinde Türk bayraklarıyla milli iradeye sahip çıkma mesajı verdi.
Yürüyüşe Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, AK Parti Teşkilat Başkan Yardımcısı ve Zonguldak Milletvekili Ahmet Çolakoğlu, Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Kapagan, İl Emniyet Müdürü Sinan Ergen, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Barış Cücen, AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Sezer Köroğlu, MHP İl Başkanı Orhan Korkmaz, MHP Merkez İlçe Başkanı Gündüz Torlak, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Kilimli Belediye Başkanı Kamil Altun, AK Parti Kilimli İlçe Başkanı Mustafa Karakoca, AK Parti Kozlu İlçe Başkanı Ali Duyar, Ülkü Ocakları Zonguldak İl Başkanı Gökmen Karali, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı.
Mehteran takımının seslendirdiği marşlar eşliğinde İstasyon Caddesi'nden başlayan yürüyüş, Madenci Anıtı önünde sona erdi. Yürüyüş boyunca Türk bayrakları taşıyan vatandaşlar, birlik ve beraberlik mesajları verdi.
Programda 15 Temmuz şehitleri rahmet ve minnetle anılırken, gazilere de şükran duyguları ifade edildi. Madenci Anıtı'nda devam eden anma programlarında ise Kur'an-ı Kerim tilaveti, okundu.

Programda günün anlam ve önemi belirten bir konuşma yapan Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu,

Bu anlamlı gecede sizlerle bir arada olmaktan duyduğum memnuniyeti ifade ediyor, hepinizi en kalbi duygularımla saygı ve hürmetle selamlıyorum. Bugün, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün onuncu yıl dönümünde; milletimizin hafızasında derin izler bırakan bir gecenin hatırasını yaşatmak, vatanımız uğruna canlarını feda eden şehitlerimizi rahmet ve minnetle yâd etmek, kahraman gazilerimize şükranlarımızı sunmak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bazı tarihler, yalnızca yaşandıkları günün değil, bir milletin karakterinin de aynası olur. Aradan yıllar geçse de anlamını kaybetmez; aksine zaman, o hadiselerin hangi değerler üzerine yükseldiğini daha belirgin hâle getirir.
15 Temmuz da milletimizin ortak hafızasında işte böyle bir yere sahiptir. O gece, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni ayakta tutan gücün yalnızca kurumlarından ibaret olmadığı bir kez daha görülmüştür. Devlet ile millet arasındaki sarsılmaz bağ, her türlü hesabın ve her türlü tehdidin üzerinde olduğunu bütün açıklığıyla ortaya koymuştur. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı çağrı üzerine meydanları dolduran vatandaşlarımız; demokrasiye, hukuk düzenine ve millî iradeye sahip çıkarak tarihimizin unutulmayacak sayfalarından birini yazmıştır.
Milletimiz, tarih boyunca en ağır sınamalar karşısında ortak vicdanıyla hareket etmeyi başarmış; zor zamanlarda ayrışmayı değil kenetlenmeyi, tereddüdü değil cesareti tercih etmiştir. Devletimizin köklü geleneği de bu müşterek iradeden beslenmiş, her dönemde gücünü milletinden almıştır.
Bu topraklarda devlet, yalnızca idari bir teşkilat değildir. Devlet; milletin hür iradesiyle hayat bulan, adaletle güç kazanan, ortak tarihimizin ve ortak geleceğimizin en büyük emanetidir. Bu emaneti yaşatan ise hangi şart altında olursa olsun ona sahip çıkan millettir.
Bugün geriye dönüp baktığımızda görüyoruz ki, milletimizin iradesiyle şekillenen her dönem, Türkiye Cumhuriyeti’nin yürüyüşüne yeni bir güç katmıştır. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına adım attığımız bu süreçte de en büyük dayanağımız; birlik içinde hareket eden, demokrasiye sahip çıkan ve geleceğini kendi iradesiyle inşa eden aziz milletimizdir.
On yıl önce gösterilen vakur duruş, yalnızca bir gecenin hatırası olarak değil; devletine güvenen, millet iradesine sahip çıkan ve ortak geleceğine omuz veren bir toplum olmanın sorumluluğu olarak yaşamaya devam etmektedir.
Bu sorumluluk, geçmişe duyulan vefanın yanında geleceğe karşı taşıdığımız emanetin de adıdır.
Çocuklarımızın ve gençlerimizin güçlü bir tarih bilinciyle yetişmesi; demokrasiyi, millî birliği ve bağımsızlığı hayatın vazgeçilmez değerleri olarak benimsemesi, yarınlarımızın en sağlam teminatıdır. Çünkü milletleri geleceğe taşıyan yalnızca sahip oldukları imkânlar değil, ortak hafızaları ve milli şuurudur.
Bugün burada, aynı bayrağın gölgesinde, aynı vatan sevgisinde ve aynı ortak değerlerde buluşmanın huzurunu yaşıyoruz.
Bu birlik ve beraberlik ruhu var oldukça, Türkiye Cumhuriyeti dün olduğu gibi bugün de yarın da yoluna güvenle devam edecektir.
Bu duygu ve düşüncelerle; başta 15 Temmuz şehitlerimiz olmak üzere vatanımızın bekası uğruna canlarını feda eden bütün şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyor; kahraman gazilerimize sağlık ve huzur diliyorum.
Rabbim milletimizin birliğini ve beraberliğini daim, devletimizi ilelebet payidar eylesin.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
İrade Bizim, Zafer Bizim.
Konuşmaların ardından Bayrak teslimi yapıldı.

Anma programında 15 Temmuz gecesini anlatan görüntüler dev ekrandan vatandaşlarla buluşturuldu. Ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ulusa sesleniş konuşması canlı yayınla Madenci Anıtı Meydanı'nda takip edildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın birlik, beraberlik ve millî iradeye vurgu yapan mesajları meydanı dolduran vatandaşlar tarafından alkışlarla karşılanırken, sık sık Türk bayrakları dalgalandırıldı.

Gecenin ilerleyen saatlerinde sahne alan Grup Derun, Madenci Korosu ve İlahi Grubu seslendirdikleri eserlerle programa katılanlara duygu dolu anlar yaşattı. Kahramanlık türküleri, marşlar ve ilahiler eşliğinde vatandaşlar ellerindeki Türk bayraklarıyla demokrasi nöbetini sürdürürken, Madenci Anıtı Meydanı 15 Temmuz'un 10. yılında birlik, beraberlik ve millî iradenin simgesi haline geldi.