KÜRESEL GÜÇLERİN SURİYE’DEKİ SATRANÇ TAHTASINDA KARŞILIKLI  OYUN İÇİNDE OYUN STRATEJİSİ

Abone Ol

İlk etapta ABD-Türkiye ilişkilerine bakıldığında; ABD’de Suriye’den çekilme ile ilgili karara itiraz edenler Kürt hayranı değiller. İtirazlar iki kesimden geliyor. Birinci kesim, Orta Doğu’da başta olmak üzere dünyanın her neresinde olursa olsun Amerikan askerinin varlığını dış politikanın ana unsuru olarak görenler. İkinci ve asıl grup ise Trump ne yaparsa yapsın, ona hep karşı olanlar. Türkiye ile görüşmeler devam ederken Kongre’de bekletilen yaptırım paketi etkili oldu. Açıklanan yaptırım paketinin özellikle 62. Maddesinde açıklanacağı beyan edilen yaptırım ve belgeler, Türkiye’yi köşeye sıkıştırmış gibi gözüküyor. İlginç olan, ABD; ambargo kapsamında kendisi İncirlikten çekileceğini söylüyor. Türkiye ile görüşmeler devam ederken Kongre’de bekletilen yaptırım paketi etkili oldu. Açıklanan yaptırım paketinin özellikle 62. Maddesinde açıklanacağı beyan edilen yaptırım ve belgeler, Türkiye’yi köşeye sıkıştırmış gibi gözüküyor. İlginç olan, ABD; ambargo kapsamında kendisi İncirlikten çekileceğini söylüyor. Mevcut durumu ABD açısından incelediğimizde,Trump gidici ve derin bürokrasidekiler Türkiye’nin peşini bırakmak istemiyor. Graham’ın yaptırım tasarısında yer alan, özellikle de Halk Bank iddianamesi ve Erdoğan’ın mal varlığının araştırılmasına yönelik girişimler bundan böyle ABD tarafından her fırsatta gündeme getirilecektir. S-400 yaptırımları ve vize tehdidi devam edeceğe benziyor.

                          *       *         *

Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde askeri harekâta girişme kararlılığı ABD, İngiltere ve Fransa’nın sahadan kaçmasına neden oldu. Bu ülkeler, Suriye iç savaşının başından beri muhalifleri desteklemenin yanında sonunda YPG/PKK kartına sarılmışlardı. Yaptıkları onca yatırım boşa gitti. Sadece ABD, 11 Eylül 2001’den beri Orta Doğu maceralarına 8 trilyon dolar harcadı ve binlerce askerini kaybetti. Türkiye, YPG/PKK meselesini ABD ile çözmek, onun bölgedeki yerini almak isterken, durumu izleyen Esat, ‘kim benle anlaşacak’ diye bekliyor. Esat ve YPG/PKK arasında yapılan ve Rusya’nın aracı olduğu son görüşmelerde, detaylara girilmeden önce Türkiye’nin askeri harekâtının durdurulması konuşuldu. Sonra öyle görünüyor ki siyasi koşulları Esat ve Rusya belirleyecekti.YPG/PKK Komutanı Mazlum Abdi’nin, harekât öncesi telefon görüşmesinde Trump; “Suriye ve Rusya ile görüşmelerine karşı olmadığını” yani “Sizi artık Esat korusun” demiş. PYD’nin Rusya olmadan Esat’tan bir şeyler koparması zor gözüküyor. 2014 yılında sırtını dönüp, ülkenin ABD ile birlikte petrol bölgelerine göz diken ve ülkeyi bölmeye kalkan YPG/PKK’ya karşı belli ki Esat çok sevgi dolu olmamalı.Gerçekte Rusya’nın arabuluculuğunda Şam yönetimi ve PYD arasında sağlanan yeni mutabakat sadece bazı bölgelerin özgürleştirilmesin de askeri işbirliğini öngörüyor. YPG/PKK’nın beklentisi hala özerlik ve Suriye’ye Beşinci Kolordu olmak. Bu yüzden, Fırat’ın batısında İdlib ve Afrin gibi yerleri geri almak için Suriye ordusuna yardım etmek karşılığında statü pazarlığı bekliyor lar.

                          *       *         *

Diğer taraftan da YPG/PKK, Esat’a iyi niyet gösterisi olarak, bazı petrol kuyuları ve hava üslerini teslim etti. Dahası Esat’a teslim olmuş konumdalar. Esat’ın Kürtleri Halep ve İdlib bölgesine yerleştirmeyi düşündüğü konuşuluyor. Esat, Afrin’de onların ne kendi bayrakları ne de ordu kurmasına izin vermeyi reddetmişti. Yeni durumda aynı şartlar geçerli. Esat, Kürtlerin ancak Sivil Toplum Örgütü gibi yapılar kurmasına izin verebilir.Ancak asıl gözden uzak tutulmaması gereken durum ise PKK/PYD ve ABD yönlendirmesiyle Türkiye ve Suriye’nin karşı karşıya getirilerek iki devlet arasında savaş çıkmasına yol açmak yanında diğer ek stratejileri de uygulayarak aradan sıyrılmayı da düşünebilirler.

Nitekim daha önceki gelişmeler sırasında YPG/PKK, Esat’a iyi niyet gösterisi olarak, bazı petrol kuyuları ve hava üslerini teslim etti. Dahası Esat’a teslim olmuş konumdalar. Esat’ın Kürtleri Halep ve İdlib bölgesine yerleştirmeyi düşündüğü konuşuluyor. Esat, Afrin’de onların ne kendi bayrakları ne de ordu kurmasına izin vermeyi reddetmişti. Yeni durumda aynı şartlar geçerli. Esat, Kürtlerin ancak Sivil Toplum Örgütü gibi yapılar kurmasına izin verebilir.

                                       *       *         *

Sonuç olarak,mevcut gelişmeler dışında ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun,” Trump’ın Türkiye’ye askeri müdahalede bulunmak için 'tamamen hazırlıklı' olduğunu ve NATO’yu paramparça edeceğini”söylerken, CNBC'ye verdiği demeçte Pompeo, "Barışı savaşa tercih ediyoruz.“Fakat kinetik eylem veya askeri harekata ihtiyaç duyulması halinde, Başkan Trump'ın bu eylemi gerçekleştir meye tamamen hazır olduğunu bilmelisiniz.” Derken Bu yorumun, Trump’ın ABD askerlerini kuzeydoğu Suriye’den çekmesi konusun daki tartışmalı kararının Türkiye'nin askeri operasyonuna yol açan iki haftadan biraz daha uzun bir süre sonra gelmesi oldukça düşün dürücüdür.Ancak şu kesin bir gerçek; Türkiye’nin NATO ittifakın daki pozisyonunu iyi bir şekilde idrak etmek yerine PKK/PYD gibi kanlı terör örgütünü tercih ederek bir taraftan desteklerken;gerek ABD gerekse NATO ittifakının böylece öyle göründüğü gibi güvenilir müttefiklik ilişkisi içinde olmadığını açıkça ortaya koyması yanında her halükârda alınan çılgın bir kararla ABD Türkiye’ye saldırırsa, NATO’nun tarihi ittifakı için büyük etkileri olacağı da muhakkak bir durum olduğu gibi Dünyadaki küresel dengelerin kökten değişmesine yol açabileceği de şüphe getirmez bir gerçektir.

KAYNAK: SURİYE’DE DÖNÜM NOKTASI; YPG/PKK’YA NE OLACAK? ( Prof. Dr. Sait YILMAZ)