Kışın sıcak, yazın serin tutma özelliğiyle bilinen Kastamonu fanilası, 2020 yılında Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenerek coğrafi işaret aldı. Kurtuluş Savaşı döneminde Kastamonulu kadınlar tarafından ev tezgahlarında dokunarak cephedeki askerlere gönderilen fanila, bugün de aynı özenle üretilmeye devam ediyor.
EMEKLİ OLDU, BABA MESLEĞİNE DÖNDÜ
Kastamonu’da muhasebecilikten emekli olduktan sonra baba mesleğine dönen fanila ustası Mustafa Özeren, kent merkezindeki dükkanında pamuk fanila üretimini sürdürüyor. Ortaokul yıllarında babasının yanında mesleği öğrendiğini anlatan Özeren, emeklilik sonrası tamamen bu işe yöneldiğini söyledi.
TAMAMEN PAMUK, TAMAMEN SAĞLIK
Kastamonu fanilasının en önemli özelliğinin tamamen pamuktan üretilmesi olduğunu vurgulayan Özeren, pamuklu yapısı sayesinde teri emdiğini ve vücudu koruduğunu belirtti. Naylon içerikli ürünlerin aksine pamuk fanilanın öksürük ve bronşit gibi rahatsızlıklara neden olmadığını ifade etti.
DESENİ ÖRGÜDE, DİKİMİ EL İŞÇİLİĞİ
Fanilaların desenlerinin örme aşamasında verildiğini anlatan Özeren, ürünlerin atlet ya da kollu fanila olarak dikiciye gönderildiğini söyledi. Fanilaların tamamen elle dikildiğini belirten Özeren, bunun ürünün dayanıklılığını ve kalitesini artırdığını vurguladı.
“TER EMİYOR, HASTALANDIRMIYOR”
Fanilanın geçmişte askerler için üretildiğini hatırlatan Özeren, pamuklu yapısı sayesinde teri emdiğini ve bu özelliğin hastalıklardan koruduğunu söyledi. Fanilanın vücut ölçülerine göre ayarlanabildiğini belirten Özeren, farklı bedenlerde özel üretim yaptığını ifade etti.
SADECE KIŞIN DEĞİL, YAZIN DA GİYİLİYOR
Kastamonu fanilasının dört mevsim kullanılabileceğini dile getiren Özeren, yaz aylarında da teri emerek rüzgârda hastalanmayı önlediğini söyledi. Uzun ömürlü olan fanilaların en az dört yıl kullanılabildiğini ve yıkandıkça renginin daha da beyazlaştığını belirtti.