Zonguldak

Kamuran Aşkar: "TTK'yı el birliği ile bitirdik"

Memur-Sen Zonguldak İl Temsilcisi Kamuran Aşkar, TTK’da 3 müessesede üretimin geçici olarak durdurulmasıın ardından bir açıklama yaparak "el birlikte TTK'yı bitirdik" dedi.

Abone Ol

Memur-Sen Zonguldak İl Temsilcisi Kamuran Aşkar, 3 müessesede üretimin geçici olarak durdurulmasının ardından açıklamalarda bulunarak sendikalardan siyasetçilere, bürokratlardan yöneticilere kadar herkesin bu süreçte sorumluluğu olduğunu söyledi.

El birliği ile TTK'yı bitirdiklerini ifade eden Aşkar; “Burada sendikasından tutun da bürokratından siyasetine kadar herkesi suçlayabiliriz. Biz sendikacılık noktasında da çok adil ve Adaletli bir sendikacılık yapmadığımızı düşünüyorum. Çünkü biz Memur Sen olarak şunu söylüyoruz. Sendikacılık yapacaksak önce kurumun yaşamasını düşünmek zorundayız. Önce milletin Milli değeri olan değerlerin yaşamasını düşünmek zorundayız ama baktığınızda ben Zonguldak çocuğuyum, Zonguldak'ta büyüdüm. 1991'de ben öğretmen olduğumda ilk defa atandığımda 570 lira maaş alırken TTK işçisi arkadaşlarımız tam üç katımız maaş alıyordu. Hatta bizimle de kafa buluyordular. Öğretmen olacağınıza biraz daha okuyup TTK'ya giremediniz mi? Bak üç katı maaş alırdınız diyordular. Âmâ el birliğiyle TTK'yı bitirdik.

Burada sendikasından yine söylüyorum, sendikasından tutun da siyasetine kadar, bürokratına kadar hepimizin suçu var. Pek çok neden sayabiliriz ama son gelinen noktada özellikle altı ay önce Çalışma Bakanlığı müfettişlerinin TTK'yla ilgili rapor hazırlayıp da o rapordaki eksiklikler giderilmeden giderilmemesi sonucu TTK'da üretim Bugün durma noktasına gelmişse bunun sorumlusu olan Bürokratından siyasetçisine, sendikasına kadar herkesin de hesap vermesi gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda en güzel, en sevdiğim örnek Japonya'da yaşanan bir olaydır. Bir otomobil fabrikasında değerli arkadaşlar fabrika sahibinin oğlu o arada kafasına göre yaşayan rahat birisi. Sendika yönetimindeki arkadaşlar o otomobil fabrikasını sendika yönetimindeki arkadaşlar gidiyorlar ve buna diyorlar ki evet bu fabrika sana babandan kalmış olabilir. Bu fabrika senin olabilir. Ama bir şey atlıyorsun. Bu fabrika önce çalışanların işçiliği ikincisi Japon hükümetinin ekmek kapısı insanlara. Dolayısıyla burası yaşamazsa sadece sen gitmiyorsun, burayı yaşamak zorunda, ya kendine çeki düzen ver, ya da ayrıl yönetime başka birisi gelsin diyor. İşte sendikalizm anlayışı bu olmak zorunda arkadaşlar bizde. Biz de ver de nasıl verirsen ver. Anlayışından kurtulup iş yerlerimizi yaşatmak, çalışmak ve üretmek anlayışına dayalı sendikal anlayışı, kamu çalışanları anlayışını yerleştirmek zorundayız. Dolayısıyla altı ay önceki eksiklikler giderilmemişse de bunun hesabını vermesi gerekenlerin de vermesi gerektiğinin net olarak ifade ediyorum değerli arkadaşlar ben benim yedi düvel sülalem hemen hemen özel sektör kömürcülüğüyle uğraşır. Kömürcünün ne kadar zor olduğunu gayet yakinen bilen birisiyim. Ama kardeşim kimse bunun arkasına saklanarak duygu sömürüsü de yapmasın. Ya Zonguldak'ta madenciliği adam gibi yapmak zorundayız. TTK'yı yaşatmak zorundayız. Ya da bu şehirde çalışarak farklı kanallar üretmek zorundayız. Nedeni artık gençler bu şehirden gidiyor. Kimse bu şehirde kalmıyor. Böyle giderse TTK'da kapanırsa işte sahil kenarında bir kasabaya döneceğimiz gözüküyor”