200 liralık en yüksek banknotumuz kullanıma girdiğinde, Merkez Bankası kuruna göre 2 Ocak 2009'da 132 dolar (tam olarak 131,6) yapıyordu.
Şimdi ise 4 dolar yapıyor. Gidin bir döviz bürosuna, 200 lira verin, 4 dolar alırsınız, üstüne de biraz bozukluk para. 4 adet 1’er doları ise hiçbir yer geri almaz, bankacılıkta usul böyle. İllaki 10 dolarlık, 50 dolarlık veya 100 dolarlık banknot olacak.
Türk parası böylesine değer yitirince ve en büyük banknotumuz 200 liraya ancak 250 gram kıyma ya da yarım kilo kalitesiz peynir satın alınabilinince, 10 bin liralık, 20 bin liralık veya daha yüksek fiyatlı bir malı satın alabilmek için de yanınızda ya torba taşımanın ya da büyükçe bir çanta taşımanın gereği ortaya çıktı. Çünkü böylesine bir miktarı alabilecek cüzdan daha imal edilmedi.
Bu konuda en büyük zorluklardan biri de bankalarda yaşanıyor. Bankalara para yatırmaya giden, ya da para çekmek isteyen vatandaş eğer meblağ yüksekse yanında ya büyükçe bir torba taşıyacak ya da pazar çantası. Bankalardaki parasal işlemler kapsamında yaşanan bu zorluklardan en çok yakınanlar da banka çalışanları.
Müşteri bankadan yüklü miktarda para çektiğinde eğer yanında bavulla gelmemişse çalışanlar bir de onlara bu parayı içine koyabilecekleri bir pazar çantası veya benzeri bir torba bulmak zorunda kalıyorlar.