“Zonguldak ve ülkemize sahip çıkmaya devam edeceğiz”

Zonguldak Maden Mühendisleri Odası Başkanı Çağlar Öztürk yaptığı açıklamada, “Son zamanlarda Zonguldak Taşkömürü Havzası ve Taşkömürü’ nün geleceği hakkında ilgili ilgisiz pek çok kişinin görüş belirttiğini kaygıyla izlemekteyiz” dedi.

“Zonguldak ve ülkemize sahip çıkmaya devam edeceğiz”
02 Kasım 2021 Salı 10:27

Zonguldak Maden Mühendisleri Odası Başkanı Çağlar Öztürk yaptığı açıklamada, “Son zamanlarda Zonguldak Taşkömürü Havzası ve Taşkömürü’ nün geleceği hakkında ilgili ilgisiz pek çok kişinin görüş belirttiğini kaygıyla izlemekteyiz” dedi.

Öztürk yönetim kurulu adına yaptığı açıklamada, “Bu konuda uzman olmayan, madencilik bilgisinden yoksun bu çevrelerin havzanın ve yöre halkının geleceği konusunda iyi niyetli olmadıkları, basına da yansıyan görüşlerinden anlaşılmaktadır. Bu konuda kamuoyunu doğru bilgilendirmek; mühendislik bilimi ve misyonumuzun bize yüklediği sorumluluk bilinci gereği olduğunu düşünüyoruz. Bu anlamda konu ile ilgili gerçekleri tarihin şahitliğinde kamuoyu ile paylaşmayı görev sayıyoruz” diyerek şunları söyledi:

“TTK sadece kömür üretimi ile yetinmeyip, Zonguldak’ ın ve bölgenin lokomotif gücü olmuş; demiryollarının, karayollarının yapımı, liman işletmesi, maden makineleri imalâtı ve alt yapı gibi işleri de yürütmüş; böylece Zonguldak ile çevre illerde azımsanmayacak katma değer üretiminin öncüsü olmuştur. Havza madenciliğinin ülkemizdeki öncüsü TTK; EKİ’ den devraldığı misyonla, tarihindeki başarıların yanı sıra günümüzde de önemli ölçüde katma değer üretme sürecini devam ettirmektedir.

1980 sonrası ülkemizde yürürlüğe konulan neo-liberal ekonomi/politik uygulamalar sonucu havza madenciliğine önemli ölçüde kan kaybettirilmiş; küçülme politikalarının uygulamalarına süreklilik kazandırılarak günümüze gelinmiştir. 1980’den günümüze TTK ve taşkömürü üzerinde oynanan oyunlar sonuç vermiş; Kurum önemli anlamda iş gücü ve üretim kaybına uğratılmıştır. Bununla da kalınmamış; ruhsat sahası rödovans adı altında işletme sermayesinden yoksun özel şirketlerin işletmesine açılmış ve bir süre yasal olmayan bir süreçten sonra, 3213 sayılı maden kanununda değişiklikle birlikte TTK Ana statüsü değiştirilerek, TTK’na kendi ruhsat sahasındaki kömür yataklarını işletme yetkisi yanında özel firmalara işlettirme yetkisi verilmiştir. Renkli propagandalarla yıllık 5 milyon ton TTK ve 5 milyon ton özel sektörün çıkaracağı, havzada istihdamın artırılacağı yönünde beyanlarla toplum oyalanmış, gelinen noktada bu rakamların hayal ötesi olduğu görülmüştür. Son yıllarda ise TTK’ nın ruhsat alanından yeni ruhsatlar çıkarılıp ruhsatın bölünmezliği ihlâl edilmiştir. Artık sona gelinmek istendiği saklanmamakta, yetkililerin beyanlarında alenen işlenmektedir. Bu çevrelerce TTK’ nın kısa ve uzun vadeli ihtiyaçları görmezden gelinmiş, yarattığı katma değer yok sayılarak Kurum’ un işlevsizleştirilmesi ve tasviye edilmesi gündemden düşürülmemiştir. Her nekadar TTK’ nın kapatılmayacağı politikacılar tarafından söylensede, gerçek amacın zarar bahane edilerek taliplilerine Amasra B ve Armutçuk’ ta olduğu gibi devredilmesidir.

Son günlerde Yerel Basın’a yansıyan ve bizlerinde yakından takip ettiği; siyasetçilerin, ilin yetkililerinin TTK ve Taşkömürü ile ilgili olumsuz bakış ve görüşlerini kaygı ile izliyoruz. TTK salt enerji sektörünü beslemek için yaşatıldığını söylemek, ayrıca taşkömürünün sadece enerji elde etmek için üretildiğini belirtip kamuoyunu yanıltmak, ya yanlış bilgilendirilmenin ya da bilinçli manipülasyonun sonucudur.

Madencilik konusunda Uzman Kuruluş olan TMMOB Maden Mühendisleri Odası olarak TTK’ nın Zonguldak ve Bölge ekonomisi için ne kadar önemli ve vazgeçilmez olduğunu bir kez daha Kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz. Ayrıca taşkömürünün salt enerji için üretildiğini söyleyenlere ve sananlara anlatacak çok şey olduğu inancı ile şunu hatırlatmak istiyoruz. Havzada üretilen kömürlerin zenginleştirilmesi sonucu açığa çıkan düşük kalorili ara ürünlerin termik santrallerde yakıt olarak kullanıldığı gerçeği ile; endüstriyel gelişimin ve insan ihtiyaçlarının temelini teşkil eden demir/çelik üretimi için taşkömürünün yerine idame edilecek alternatif bir hammadde henüz kullanıma sunulamamış olmasıdır. Bu nedenle taşkömürünün sadece enerji elde etmek için üretildiğinin söylemesi ve düşünülmesi bilimden uzaklaşmanın geldiği son noktayı anlatması bakımından düşündürücüdür.

Ayrıca önemli birkaç ayrıntıyı da burada söylemek gerekir. Bunlardan birincisi ve en önemlisi; taşkömürünü üretip zenginleştirmeden kırarak/boyut küçülterek tüvenan şeklinde termik santrale yakıt olarak sunulması, ikincisi ise taşkömürünün zenginleştirilmeden yada zenginleştirildikten sonra ısınmak amaçlı yakıt olarak kullanılmasıdır. Bu gibi uygulamalar henüz taşkömürünün öneminin kavranmadığını açıkça göstermektedir.

Bugün tonu uluslararası piyasalarda 280 $ olarak pazarda yerini alan ve önemini daha uzun yıllar yitirmeyeceğini düşündüğümüz taşkömürünün stratejik önemde vazgeçilmez bir hammadde olduğunun altını çiziyor, kamuoyuna ilgililere ve yetkililere yeniden hatırlatmak istiyoruz. Ayrıca biz madenciler üreterek hem ülkeyi kalkındırdık hem de katma değer ürettik, bunları yaparken zamansız ölümler yaşadık. Ölülerimize bile sahip çıkılmadığı bir düzende biz hem kentimiz Zonguldak’a hem de ülkemize sahip çıkmaya devam edeceğimizi kamuoyuna duyurmayı görev sayıyoruz” (Haber Merkezi)

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.